Zeytinburnu Mağdurlarından Suç Duyurusu
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Zeytinburnu Çırpıcı Mahallesi 3. Taşocağı Sokak 42 Numaralı Binada Meydana Gelen Çökmenin Sorumluları Hakkında Suçduyurusunda Bulunmaya Hazırlanıyor.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Zeytinburnu Çırpıcı Mahallesi 3. Taşocağı Sokak 42 numaralı binada meydana gelen çökmenin sorumluları hakkında suçduyurusunda bulunmaya hazırlanıyor. Enkazın önüne gelerek göçükten önce binada ikamet edenlerle birlikte açıklama yapan İnsan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nagehan Bayram, "Büyük depremlerden sonra bunların sorumluları zaman aşımından yararlanarak kurtulmaktadır. İlgililer hakkında suçduyurusunda bulunacağız zira anakent belediyesi ayrı Zeytinburnu belediyesi ayrı konuşuyor" dedi. Bayram, ayrıca barınma hakkının bir insan hakkı olduğunu hatırlatarak, "Bir yaşam hakkının ihlaline yol açmasında ihmali bulunan yetkililer hakkında derhal adli soruşturma yapılarak sorumluluğu bulunanları yargı önüne çıkarılmalı ve yeni çökmelerin olmaması için müdahaleler acil olarak alınmalıdır" şeklinde konuştu.
"O GÜN MAÇ OLSAYDI 200 KİŞİ ÖLECEKTİ"
Çökme sırasında apartmanın 3. katındaki dairesinde bulunan ve kahvehane sahibinin uyarıları ile dışarı çıkan Mahmut Yıldırım, kahvehanenin maç olduğu günler çok kalabalık olduğunu belirterek, "Çıtırtıları duymazdık. Burada 200 kişi ölebilirdi" diye konuştu. Yetkililere seslenen Yıldırım, "İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?" diye sordu.
"BİR HAFTADIR ÖĞRETMENEVİNDEYİZ, BİR YETKİLİ BİLE GELMEDİ"
Yine 3. katta ikamet eden Mesut Yıldırım ise psikolojik olarak olayın şokunu halen üstünden atamadığını kaydetti. Yıldırım, "Daha bugün yeni dışarı çıktım ve çıkar çıkmak ilk olarak buraya geliyorum. Bir haftadır öğretmenevinde kalıyoruz, yetkililerden hiçkimse gelmedi. Tek gelen Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın'dı. O da 'Bizim suçumuz yok' dedi. Sizin suçunuz yoksa, belediyenin suçu yoksa benim mi suçum var?" diye konuştu. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Neymiş binaya kontrole gelmişler, binaya bakmışlar, yakışıklı diye sağlam raporu vermişler. Böyle bir mantık var mı? Hangi çağda yaşıyoruz? İstanbul'un göbeğinde hem de. Halkalı'da konut varmış. Taksitleri siz ödeyeceksiniz diyorlar. Ben bir eşofmanla çıkmışım. Taksiti neyle ödeyeyim."






