"Yüzüncü Yılında İkinci Meşrutiyet"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"Yüzüncü Yılında İkinci Meşrutiyet" Kongresinde Konuşan Devlet Bakanı Mehmet Aydın, 2. Meşrutiyet Dönemini Anlamanın Bugüne Işık Tutacağını Belirterek, Aksi Halde Ciddi Zorluklarla Karşı Karşıya Gelinebileceğini Kaydetti.

"Yüzüncü Yılında İkinci Meşrutiyet" kongresinde konuşan Devlet Bakanı Mehmet Aydın, 2. Meşrutiyet dönemini anlamanın bugüne ışık tutacağını belirterek, aksi halde ciddi zorluklarla karşı karşıya gelinebileceğini kaydetti.

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin (IRCICA) düzenlediği "Yüzüncü Yılında İkinci Meşrutiyet" kongresi Grand Cevahir Otel'de başladı. Devlet Bakanı Mehmet Aydın, açılış konuşmasında 2. Meşrutiyet döneminin, günümüze kadar sürüp gelen, çağdaş tarihi en derinden etkilemiş olan dönem olduğunu belirterek, dönemi anlamak için en azından 2. Mahmut iktidarının Sened-i İttifak'ına, oradan Tanzimat'a, Islahat Fermanı'na ve 1. Meşrutiyet'e inmek gerektiğini söyledi.

Modern Türkiye'nin etkin tarihi denilince kendisinin büyük ölçüde son 2 asrı anladığını aktaran Bakan Aydın, 2. Meşrutiyet'in, 2 asırlık tarihi akışta zirve noktalarından biri olduğuna dikkat çekti. Bu dönemi Cumhuriyet'in kuruluşu ve daha sonra çok partili demokratik sisteme geçişin takip ettiğini hatırlatan Aydın, "2. Meşrutiyet döneminde olup bitenleri ilmi açıdan iyice anlamadan 1920'lerden bugüne olup gelen inişli çıkışlı tarihi hayatımızda neleri, nasıl ve niçin yaptığımızı, ama aynı zamanda neleri, niçin yapamadığımızı anlamakta ciddi zorluklarla karşı karşıya geliriz. Bugün ülkemizde en hararetle tartışılan konuların başında 2. Meşrutiyet döneminde oldukça sistemli bir tefekkür çerçevesi içinde tartışılan 'Türkleşmek', 'İslamlaşmak' ve 'Muasırlaşma' gelmektedir. Bunlar Osmanlı'da bir kimlik meselesi, hem de bariz bir siyasi hedef oldu" diye konuştu.

Konuşmasında Ziya Gökalp'in 1918'de yayımladığı aynı adlı eserin ''muasırlaşmak'' sözüne ve onun eş anlamlılarına modern Türk düşünce tarihinde emin bir yer hazırladığını kaydeden Bakan Aydın, bu üçlü yapının bu kelimelerin -leşmek, -laşmak şeklinde bir süreç diliyle ifade edilmesini de son derece önemli bulduğunu söyledi. Devlet Bakanı Mehmet Aydın ayrıca, bu unsurlardan her birinin bir organik bağ içinde bir büyük oluşum süreci boyutlarını meydana getirdiğini de sözlerine ekledi.

Bakan Aydın, Meşrutiyet aydınlarının bu büyük projeyi hayata geçirebilecek zaman ve imkanlarının bulunmadığını ifade ederek, bilimsel açıdan daha fazla incelenmesi gereken yüzlerce sebepten dolayı o aydınların büyük bir kısmının söz konusu üçlü sistemi sürdürmede çok başarılı olamadıklarını anlattı. Aydın, saydığı unsurlardan kimi zaman birinin, bazen de diğerinin ön plana çıktığını kaydederek, İslam'ın yüksek tefekkür sahasına dahil edilmesi konusunun ise Meşrutiyet döneminin canlı fikri hayatından sonra çok mütevazı ölçüler dahilinde de olsa ancak 20. yüzyılın 2. yarısında mümkün olduğunu belirtti.

Aydın, "Türkiye bugün hala 'dinin içtimai hayatta yeri ne olmalıdır. 21. asrın milliyetçiliği ne anlama geliyor?' ve son olarak 'modernleşmenin öteki 2 unsur muvacehesinde durumu nedir?' sorularını varoluşsal bir çerçevede sormaya devam ediyorsa ki ediyor, 2. Meşrutiyet'in birçok bakımdan niçin hala içimizde olduğuna dair soruyu anlamakta fazla zorlanmayacağımızı tahmin ediyorum. 2. Meşrutiyet, bu toprakların, ama aynı zamanda Balkanlar'ın, Mısır'ın ve benzeri yerlerin tarihini anlamakta da son derece önemli. Önümüzdeki 10 yıllardaki en büyük hedefimiz, bu ortak tarihi, bütün başarıları, üzüntüleri, bütün olumlulukları ve olumsuzluklarıyla birlikte bir ortak dünyanın var kılınmasında çerçeve olarak hatırlamaktır. O ortak başarılar hepimizin başarıları olduğu ve bu ortak hayat hepimizi daha ilerilere, daha iyi günlere götürmek için anlaşılsın ve yeniden inşa edilsin" ifadelerini kullandı.

(İST-ED-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı