Yüce Divan,
TBMM Soruşturma Komisyonu'nun Halkbankası'nı zarara uğrattıkları suçlaması yaparak yargılama istediği eski Bakanlar Hüsamettin Özkan ve
Recep Önal ile ilgili yaptığı suçlamaların subjektif olduğunu ima etti. Bakanlar hakkında verilen beraat kararının gerekçesinde, "Soruşturma Komisyonu, Halk Bankası ile ilgili mevzuattan doğan zorunlu iç ve dış denetimleri sırasında gelişen olaylardan bir kısmını suç konusu sanık eylemlerine dayandırdığı, bir kısmını ise sadece tespit etmekle yetinip, tespitlerin oluşum nedenlerini ise suça konu sanık Bakan eylemleriyle yorum yoluyla ilişkilendirdiği saptanmıştır" dedi.
Yüce Divan'ın Özkan ve Önal hakkında daha önce verdiği beraat kararının gerekçesi yayınlandı. Gerekçede şöyle denildi:
NEDENSELLİK İLİŞKİSİ KURULMADAN SUÇLANDI
"Soruşturma Komisyonu, Halk Bankası ile ilgili mevzuattan doğan zorunlu iç ve dış denetimleri sırasında gelişen olaylardan bir kısmını suç konusu sanık eylemlerine dayandırdığı, bir kısmını ise sadece tespit etmekle yetinip, tespitlerin oluşum nedenlerini ise suça konu sanık Bakan eylemleriyle yorum yoluyla ilişkilendirdiği saptanmıştır. Sanık Bakan'ın (Özkan) işlemlerine yön veren Başbakanlık onayları sonrasındaki eylemlerde, nedensellik ilişkisi dikkatlerden uzak tutulup, fiilin yarattığı sonuca getirilen yorum ile varılan değerlendirme, ceza hukuku prensipleri dışında, oluşa değil sonuca bakılarak suç nitelemesi yapılmış ve sanık bu şekilde sorumlu tutulmuştur.Sanık Bakan'ın (Özkan), Bankalar Kanunu'na aykırılığı açıkça belirtilmemiş raporların objektif değerlendirilmesi, varsa usulsüzlüklerin düzelttirilmesini içeren 4 Mayıs 1998 günlü Hazine Müsteşarlığı ilgili daire başkanlığına gönderdiği yazı ile basına yansıyan konular karşısında bankacılık kurallarındaki hassasiyetini ve görevdeki özenini gösterdiği görülmektedir."
GECİKME İÇİN EMİR VERMEDİ
Yüce Divan'a sunulan kanıtlarda Özkan'ın Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun hazırladığı raporun gereğinin yerine getirilmesinin geciktirilmesi için emir, tavsiye, telkin, yönlendirme veya baskıda bulunmadığının "sabit" olduğu belirtildi. Gerekçede, Özkan'ın Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu raporuyla ilgili işlemlerinin "görev sınırları içinde kaldığı, takdir yetkisini aştığını göstermediği gerekçeleriyle görevdeki yetkisinin kötüye kullanılması olarak algılanması mümkün değildir" denildi.
Recep Önal'ın ise "Halk Bankası yöneticilerini korumak ve sorumluların yargılanmalarını önlemek" suçlamasından yapılan suçlamanın suçun yasal unsurları oluşmadığından oy birliğiyle beraatine karar verildiği, Başbakanlık'tan onay alınmaması suçlamasından ise oy çokluğuyla beraat ettiği vurgulandı. (ANKA)