Yayınevi Davasında Dosyadaki 16 Klasörün Çakarılması İstendi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Malatya'daki Yayınevinde 1'i Alman, 3 Kişinin Öldürülmesiyle İlgili Davanın Üçüncü Duruşmasında Söz Alan Müdahil Avukatlar, 31 Klasörden Oluşan Dava Dosyasındaki 16 Klasörün Yayınevinin Bilgisayar Kayıtlarıyla İlgili Olduğunu, Suçla İlgisi Olmadığı İçin Dosyadan Çıkarılmasını Talep Etti.

Malatya'daki yayınevinde 1'i Alman, 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın üçüncü duruşmasında söz alan müdahil avukatlar, 31 klasörden oluşan dava dosyasındaki 16 klasörün yayınevinin bilgisayar kayıtlarıyla ilgili olduğunu, suçla ilgisi olmadığı için dosyadan çıkarılmasını talep etti.

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Hamit Çeker, Cuma Özdemir ve tutuksuz sanıklar Mehmet Gökçe ile Kürşat Kocadağ hazır bulundu.

Mahkeme heyeti, Cuma Özdemir dışındaki sanıkların dışarı çıkarılmasını istedi. Sanıklar henüz dışarıya çıkarılmadan müdahil avukatlarından Özkan Yücel Soylu, söz aldı.

Cinayetin tutuklu beş sanığının bir sabah uyandıklarında kendilerini katil olarak bulduklarını savunan Soylu, ''Bu sanıklar oluşan hoşgörüsüzlük ikliminin sonucudur. Bu sanıkları suça yönlendiren çete, dışarıda hala faaliyetlerine devam ediyor. Bu çocukların adaletli yargılanması için mahkemenize görev düşüyor. Mahkeme ve savcılık yanlış yönlendirilmeye çalışılıyor. Savcılığa yalan yanlış yönlendirme mektuplar geliyor, bir kişi gazete gazete dolaşıp kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalışıyor. Yani bu çete faaliyetlerine devam ediyor'' dedi.

Dava dosyasının 31 klasörden oluştuğunu belirten Soylu, şöyle devam etti:

''31 klasörün 16'sı Zirve Yayınevi'nin bilgisayar kayıtlarından oluşuyor. Bu dosyalarda Hristiyan olduğu söylenen insanların isimlerinin olduğu söyleniyor. Bu insanlar da risk altında olabilir. Bu 16 klasörün suçla ilgisinin olmadığını düşünüyoruz. Onun için bu 16 klasör dosyadan çıkarılsın. Başka mağdurlar da oluşturulmasın.''

Soylu, konunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne intikal etmesi istenmiyorsa, mahkeme heyetinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından bu taleplerinin değerlendirilmesini istediklerini, bunun için 14 Şubat 2008'de Adalet Bakanlığı'na da dilekçe ile başvurduklarını söyledi.

Müdahil avukatları, duruşmanın teknik aletlerle sesli ve görüntülü olarak izlenmesi taleplerinin reddedilmesi üzerine reddi hakim istedi. Mahkeme heyeti, bu talebin değerlendirilmesi için 7 gün içerisinde yazılacak dilekçenin Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Kaynak: AA