|
ABD'nin eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns'un da katıldığı 4. Sakıp Sabancı Konferansı, Washington'da düzenlendi.
Washington'daki Brookings Institute'de dördüncüsü gerçekleştirilen Sakıp Sabancı konferansına konuşmacı olarak katılan ABD'nin eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns, Türkiye'nin geçmişini ve geleceğini değerlendirdi. Burns, "25 yıl önce Moritanya'da daha sonra da Kahire ve Kudüs'te genç bir diplomattım. 1980'lerde Türkiye'nin Arap ülkeleriyle birlikte İsrail ile iyi ilişkileri olduğunu gördüm. 1991'de ulusal güvenlik konseyinde Türkiye'den sorumluydum. Türkiye'nin, Kuveyt konusunda, eski Bush hükümeti hakkındaki olumlu görüşlerini gördüm. Türkiye'nin net olan tavrının hiçbir zaman yeterli takdiri almadığını düşünüyorum. Türkiye ile ABD arasında küresel çapta ve Ortadoğu konusunda bir stratejik ilişkinin temellerini atmıştı. Birçok diplomatın, ki bazıları burada aramızda olabilir; Türkiye'nin soğuk savaş bittiği için artık öneminin azaldığını söylediğini hatırlıyorum. Soğuk savaş döneminde Türkiye demokrasinin bir kalesiydi. Bu öngörünün olağanüstü şekilde yanlış olduğu ortaya çıktı. Türkiye ABD ve AB için günümüzde eskiden olduğundan daha önemli. Türkiye 2008'in en önemli konusu olan enerjide önemli bir rolü üstleniyor. Türkiye ve Amerika enerji konusunda Rusya'nın tekeline karşı çıkıyor. Türkiye Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattıyla Kafkaslardan Avrupa'ya doğalgaz ve petrol ikmalinin yoludur. Son olarak Türkiye normatif bir sebepten dolaylı önemlidir; Türkiye en başarılı Müslüman ülkedir. Bu gözardı edilemez. Mustafa Kemal Atatürk'ün olağanüstü vizyonu ile gelişen Türkiye, tarihi ve emsalsizdir.
Diğer Müslüman ülkeler arasında Avrupa'dan önce kadınlara oy hakkı vermiştir. Ekonomik rönesansı gerçekleştirdi ki; Sabancı grubu bunun bir parçasıdır. Atatürk demokratik ve laik bir cumhuriyet kurdu. Şimdi ise ABDullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yeni bir Türk liderler kuşağı, demokratik, laik ve piyasa yanlısı bir ülkenin küresel olarak 21. yüzyılda da başarılı olabileceğini gösteriyor. Bu bağlamda başkan Bush ve başkan Clinton'un Türkiye'nin AB'ye üye olması gerektiği konusunda AB yetkilileriyle tartışmaları konusunda en ufak bir şüphem, aklımda uyanan bir kuşkum yoktur. 2009'da gerçekleşecek yeni bir ABD hükümeti açısından en öncelikli konunun Türkiye ile ittifakımızın onarılması olduğunu düşünüyorum. Bu son aylar boyunca gördüğümüz ilerlemenin devamı için, kim seçilirse seçilsin, Türkiye'nin PKK ile mücadelesini desteklemelidir" şeklinde konuştu.
(TB-KK-KK-D)
(İhlas Haber Ajansı) 09.05.2008 00:44 [1344305]
|