'Türkiye Çözüm İçin Beni İkna Etmedi'

'Türkiye Çözüm İçin Beni İkna Etmedi'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas, Türkiye'nin Kıbrıs Sorununun Çözümü Konusunda Kendisini İkna Etmediğini İfade Ederek, "Kıbrıs Sorununun Çözümü İçin Aklımda Bir Tarih Yok" Dedi.

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda kendisini ikna etmediğini ifade ederek, "Kıbrıs sorununun çözümü için aklımda bir tarih yok" dedi.

Hristofyas, KKTC'de yayımlanan Kıbrıs gazetesine verdiği demeçte, Rum  yönetimi liderliğine seçilmesinden sonra KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali  Talat ile iyi bir başlangıç yaptıklarını, ama teknik komite ve çalışma  gruplarının çalışmalarında ciddi sorunların yaşandığını kaydetti.

Toplantılara katılan teknik elemanların aynı dili konuşmadığını ve  "anlaşamıyoruz" gibi bir sonuca sürüklenildiğinden endişe ettiğini ifade  eden Hristofyas, "Ayın 23'ünde Sayın Talat ile bir araya geleceğiz ve  bunu konuşacağız" dedi.

Grupların çalışmalarında ilerleme görmediğini söyleyen Hristofyas,  "Talat'ın çıkıp 'ilerleme var haziranda müzakerelere başlayalım'  demesiyle, Hristofyas'ın da 'ilerleme yok' demesiyle hiçbir yere  varamıyoruz" dedi.

Hristofyas, görüşmelerin uzatılması talebinin olmadığını, ancak çalışma  gruplarının faaliyetlerinin uzamasını ihtimal dışı görmediğini  belirterek, temmuz sonu bir değerlendirme yapacaklarını kaydetti.

        

"HEPSİNİN KALMASINI KABUL ETMEM"

        

Hristofyas, "yerleşik" olarak nitelediği, Türkiye'den gelen KKTC  vatandaşlarıyla ilgili "hepsi kalacak" söylemini asla kabul etmeyeceğini  belirterek, çözüm olması halinde 50 bin kişinin kalmasını kabul  edeceğini kaydetti. Hristofyas, "Samimi olarak şuna da inanıyorum ki,  Kıbrıs sorununun çözümünü isteyen Kıbrıslı Türkler 'yerleşiklerin' tümünün kalmasını istemiyorlar" iddiasında bulundu.

Olası bir çözümde Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türk yönetiminde dahi olsa  evlerine dönme hakkı bulunması gerektiğini savunan Hristofyas, bunun  için, Rum mülkünü kullanan Kıbrıslı Türklere ayrı evler yapılabileceğini  iddia etti. Hristofyas, "Kimse benden (ne aldıysanız helal olsun) dememi  beklemesin" ifadesini kullandı.

"Geçmiş yıllarda iki toplumun liderlerinin ajandalarının büyük  farklılıklar içerdiğini, bunun çeşitli sebepleri olduğunu" söyleyen  Hristofyas, şöyle konuştu: "Bugün iki toplumun liderliğinde aynı dili konuşmaları gereken iki insan  bulunuyor. Kıbrıslı Rumlar ve Türklerin 'ortak vatan' için ortak  mücadeleleri dilini konuşmaları gereken iki insan bulunuyor. Aynı  zamanda iki bölgeli, iki toplumlu, iki kesimli federasyon çözümüne sadık  olmaları gereken iki insan bulunuyor. Her zaman gerek partiler gerekse  liderler olarak konfederasyonu reddediyorduk. Bu nedenle benim çabam  tutarlı bir biçimde iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çizgisini  savunmak ve desteklemektir. Ben hiçbir zaman konfederasyon çözümünü  kabul edemem. Ne de iki ayrı devletin tanınmasını."

"Yabancıların 'Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iç işlerine  karışmaması ve aşamalı olarak askerlerden arındırılma konusunda ısrarlı  olacağını" ifade eden Hristofyas, "yabancılar"  dediğinin aynı zamanda garantörler olduğu hatırlatılınca da "Bu  memleketin gerçek efendileri olarak biz Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı  Türklerin bağımsızlığına bu güçlerin de saygı göstermeleri gerekiyor"  dedi.

Hristofyas, "Çözüm için aklınızda bir takvim var mı?" sorusuna karşılık  şunları söyledi: "Benim aklımda böylesi bir tarih yok, böyle bir takvim yok. Benim  aklımda dostum Talat ile birlikte aynı dili konuşabilmek var. Benim  aklımda bu var. Ve diğer yandan böylesi bir takvimi koyabilecek şekilde  Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda beni ikna etmediğini  görüyorum. Yani Kıbrıs'taki iki toplumun Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk  toplumlarının çıkarları lehine bir çözümü Türkiye'nin kabul ettiği  yönünde ben ikna olabilmiş değilim. Ben birbirimizi aldatmak ve  birbirimizi kandırmak derdinde değilim. Samimi ve gerçekçi olmak  istiyorum. Ayaklarımızın yere basmasını istiyorum.

Gönül isterdi ki 2008 yılı içerisinde hatta mümkünse bugün referandumu  yapalım. Ancak bunun yapılabilmesi için bizim ortak bir şeye kavuşmamız  gerekir. Gönlüm ister ve bundan büyük memnuniyet duyarım, keşke 2008  içerisinde çözüme ulaşabilsek."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı