"Türkiye Barışını Arıyor": Barış Baraja Takılıyor
Yazar Yaşar Kemal'ın Açılışını Yaptığı "Türkiye Barışını Arıyor" Başlıklı Konferansın "Barış Üzerine Siyasi Görüşler" Başlıklı Oturumunda Yüzde 10'luk Seçim Barajının Barışın Önündeki En Önemli Engellerden Biri Olduğu Vurgulandı.
Siyasiler, Türkiye'de Kürt sorununun çözümü için
Yüzde 10 barajının mutlaka kaldırılması gerektiği görüşünü savunurken, CHP eski Genel Başkanı, gazeteci Altan Öymen baraj sorunun halledilmesinin ardından diğer sorunların daha rahat konuşulabileceğini kaydetti. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Türkiye'nin ABD'nin ortaya attığı koordinatörlük mekanizmasına bel bağlamak yerine ateşkes sürecini değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Ankara'da İçkale Otel'de gerçekleştirilen ve açılışı yazar Yaşar Kemal tarafından yapılan "Türkiye Barışını Arıyor" başlıklı konferansın ikinci gününde siyasi değerlendirmeler yapıldı. Öğleden sonraki "Barış Üzerine Siyasi Görüşler" başlıktı oturumda konuşan CHP eski Genel Başkanı ve gazeteci Atlan Öymen, barışı aramanın geçmişe "biraz çizgi çekmek" meselesi olduğunu belirterek, yaşanan iç savaşın tekrar tekrar söylenerek bu aşamada yol alınamayacağını kaydetti. Barışın Türkiye içi ve Türkiye sınırları olarak iki boyutu olduğunu vurgulayan Öymen, Türkiye içi sorunun artık silahla değil diyalogla çözümünün gerekliği olduğunu söyledi. Özellikle Susurluk döneminde sert eleştirilerde bulunduğu Mehmet Ağar'ın "Dağda silah kullanacaklarına ovada siyaset yapsınlar" sözünün gündemde tutulması gerektiğini belirten Öymen, seçim barajının sorunun önündeki en önemli problem olduğunu vurguladı. "Seçim barajı kalkarsa bugün dışarıda konuşulan meseleler Meclis'te konuşulur. Öbür taraf diye bakılanlar ne istiyor bunu söyleyecek kimse yok şu anda" diyen Öymen, şöyle dedi:
En öncelikli olgu ve kolay çözümün elde edilebileceği konu yüzde 10 barajıdır. Bu halledilirse platformun üzerinde diğer meseleleri dehe rahat konuşulabilir. Değişiklik seçimi de yetiştirilebilir.
Değişiklik seçimi de yetiştirilebilir."
ARINÇ'A ELEŞTİRİ
Öymen, DTP'nin randevu talebine olumlu yanıt vermeyen TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı da eleştirdi. 'DTP yasa dışı parti değil" diyen Öymen, "O konuya önem veren partiler elbette devleti idare edenlerle muhatap olmalılar, elbette Meclis'in içinde düşündüklerini söyleyebilmeliler" şeklinde konuştu.
ABD YÖNLENDİRMEK İSTİYOR
Öymen, ABD Dışişleri Bakanı Rice'nin, ABD'nin Irak'tan çekilmesi durumunda "Kürtlerin kendi devletini kuracağı, Türkiye'nin Kuzey Irak'a gireceği" yönündeki değerlendirmelerinin ise bir yönlendirme olduğunu belirterek, yapılması gerekenin oradaki otorite ile diyalog kurulması olduğunu söyledi. Öymen, "Dışarıda da diyalog içeride de diyalog. Aksi takdirde sağırların birbirini seyretmesinden öte gitmez" dedi.
KÜRT MUHALEFETİ TEK İREDEYE SAHİP OLMALI
ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu konuşmasında, geçmişte yaşananların bugünkü konuların konuşulması açısından gerekli bir süreç olduğunu belirtirken, Türkiye'deki Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yaşama iradesi taşıdığını düşündüğünü söyledi. Kozanoğlu, soruna yaklaşımda "eşitlik ve özgürlüğe vurgu yapan, konunun sosyal yanlarını göz ardı etmeyen, sol referansı unutmayan" bir bakış açısına sahip olunması gerektiğini söyledi. Kozanoğlu, sorunun çözüme ulaşması için karakteri seslendiren, herkesin dinlediği, herkesin arkasında durduğu, toplumun batısında yer alanların da mesajlarını net bir şekilde algıladığı bir dile, örgüte ihtiyaç olduğunu belirterek "Bu büyük ölçüde Kürt muhalefetinin kendi karar vereceği bir konudur ama bizim açımızdan herkesin kolay anlayacağı, dinleyeceği, sonuç çıkaracağı bir politik iradeye tek bir sese ihtiyaç var" dedi.
TÜRK: ERDOĞAN KÜRT SORUNUNDA DEĞİŞİMCİ FİKİR DÜNYASINA SAHİP
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ise, demokrasiyi hedefleyen bir toplumun çatışmadan uzak olması gerektiğini söyledi. Kürt sorununun hem Ortadoğu'nun siyasal düzenini hem de Türkiye'nin dış politikasını etkilediğini vurgulayan Türk, sorunun yaşanmasında temel nedenin Türkiye'nin çözüme ulaşmak istememesi olduğunu kaydetti.
Türk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kürt sorununa yaklaşımını da değişimci olduğunu kaydederken, "Sayın Başbakan bu meselede çok değişimci bir fikir dünyasına sahip. Kimi zaman 'Kürt sorunu vardır çözümü demokrasidir' diyor kimi zaman 'ailece yaşadığı mutluluktan' yola çıkarak herkesi mutlu zannediyor ve bu mutluluğu Kürt sorunu ve Kürtlerin kabulleriyle karıştırıyor. Diyalog uzlaşmadan yana bir niyet ortaya koymuyor" diye konuştu.
ABD KOORDİNATÖRLÜĞÜNE BEL BAĞLANDI
Başbakan Erdoğan'ın, "Devletin durup dururken operasyon yapmayacağı" yönündeki sözlerinin de "havada" kaldığını belirtirken Türk, DTP olarak PKK'ya ve Türkiye'ye yaptıkları ateşkes sürecinin Kürt sorununda yararlanılabilecek önemli fırsatlar içermesine karşın yararlanılamadığını kaydetti. Bunun yerine ABD'nin ortaya koyduğu koordinatörlük mekanizmasına bel bağlandığını ifade eden Türk, "Oysa çözüm içerdedir. Sizdedir, bizdedir. Bu salonda bulunan Türkiye'nin aydınları, bilim insanları, sanatçıları ve politikacıları. Yalnız halkın vicdanını temsil edenler gerçek koordinatörlerdir" diye konuştu.
Ahmet Türk, Irak'ta Kürtlerle Arap sunilerin birlikte yaşama kültürüne sahip olmadığını işaret ederken, "Ancak Türkiye'de kardeşçe yaşama şansımız var. Türkiye'de Kürtler ve Türklerin bir arada yaşadığını görüyoruz" dedi.
Türk, Demokratik Toplum Partisi'nin milliyetçi bir parti olmadığını da belirtirken, bu yöndeki değerlendirmeleri eleştirdi.
MAYIS AYI ATEŞKESİN BOZULDUĞU TARİH OLMAKTAN ÇIKARTILABİLİR
Türk ayrıca, 2007 yılı mayıs ayının ateşkesin bozulacağı bir tarih gibi gösterilmeye çalışıldığını ancak bunun doğru olmadığını vurgularken, "Gerçekten sivil demokratik bir projeyi ortaya koyabilirsek, sorunu barışçıl ve demokratik yollardan çözümünü hedefleyebilirsek inanıyorum ki mayıs ayı ateşkesin bozulduğu bir tarih olmaktan çıkarılacaktır" diye konuştu.
Gaziantep eski Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan ise konferansın taşıdığı "Türkiye Barışını Arıyor" başlığının doğru kabul etmediğini belirtirken, "Biraz hafif kalıyor. Sanki Türkiye'ye barışını kaybetmiş de arıyor. 'Barışını inşa ediyor' olmalıydı" dedi. Türkiye'nin 80 yıl boyunca çeşitli kereler sıkıyönetimle yönetildiğini, 20 yıldır bir iç savaş yaşadığını, 1 milyon insanının açlık, 20 milyon insanının ise yoksulluk sınırının altında yaşadığına dikkat çeken Doğan, "Bunu şunun için söylüyorum. Türkiye'yi, 20 yıla yakın bir süredir yaşanan Kürt sorununa endeksleyip, sadece bununla anıp, tarif etmeye kalkışırsak bence Türkiye'nin ana meselelerini görmemezlikten geliriz. Türkiye'de sadece Kürt meselesi sorunu yoktur çok daha başka ciddi sorunları olan bir ülkedir" diye konuştu.
Doğan, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta kırmızı çizgilerini değiştirmesi gerektiğini de işaret ederek, değişikliğin Türkiye'nin ileride yaşaması ihtimal olan ciddi sorunları yaşamamasını sağlayacağına söyledi.
Doğan, sorunun çözümü ve barışın inşası için sivil bir anayasanın yapılması, yeni bir seçim ve siyasi partiler yasasının oluşturulması, dökülen kanın taraflarının bir araya getirilmesi, şehit anneleri ile gerilla annelerinin yan yana gelmesinin önemine vurguladı.(ANKA)














