Türk -İş, Disk ve Kesk: "1 Mayıs'ta Taksim Meydanında Olacağız" (2 -Son)
Disk Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Disk'in Şişli'den, Kesk'in Şişhane'den, Türk -İş'in de Dolmabahçe'den Taksim'de Buluşmak Üzere Yürümesini Öngören Programda Her Hangi Bir Değişiklik Yapılmadığını, Yarın Üç Koldan Saat 11.00'den İtibaren Yürüyüşün Başlayacağını, 13.00'te 1 Mayıs 1977'de Öldürülenlerin Anısına Kazancı Yokuşu'na Kırmızı Karanfil Bırakılacağını, Ardından da Taksim Meydanı'na Çel...
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, DİSK'in Şişli'den, KESK'in Şişhane'den, Türk-İş'in de Dolmabahçe'den Taksim'de buluşmak üzere yürümesini öngören programda her hangi bir değişiklik yapılmadığını, yarın üç koldan saat 11.00'den itibaren yürüyüşün başlayacağını, 13.00'te 1 Mayıs 1977'de öldürülenlerin anısına Kazancı Yokuşu'na kırmızı karanfil bırakılacağını, ardından da Taksim Meydanı'na çelek bırakılacağını bildirdi
Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Tükel, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün ve KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir'den oluşan 1 Mayıs Tertip Komitesi DİSK Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
-"ÜÇ KOLDAN YÜRÜYECEĞİZ"-
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, DİSK'in Şişli'den, KESK'in Şişhane'den, Türk-İş'in de Dolmabahçe'den Taksim'de buluşmak üzere yürümesini öngören programda her hangi bir değişiklik yapılmadığını, konfederasyonların, meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin üç koldan Taksim'e yürüyeceğini söyledi. Görgün, "Hükümet 3 kortejin trafik açısından sıkıntı yapacağını söylemişti, konfederasyon başkanları da sorun bu ise tek korteji indirebileceklerini söylemişlerdi. Sorunun bu olmadığı anlaşıldı. Hükümet yeni bir açılım getirirse, 3 konfederasyon başkanının teklifi hala geçerlidir ancak şu anda planlarımızda bir değişiklik yok" dedi.
Görgün, yarın üç koldan saat 11.00'den itibaren yürüyüşün başlayacağını, 13.00'te 1 Mayıs 1977'de öldürülenlerin anısına Kazancı Yokuşu'na kırmızı karanfil bırakılacağını, ardından da Taksim Meydanı'na çelek bırakılacağını bildirdi.
-PROVOKASYON İDDİASI KABADAYILANMA-
İstanbul Valisi'nin provokasyonlara aldıkları istihbarata ilişkin somut bir şeyin kendilerine iletilmediğini ifade eden Görgün, provokasyonlara ilişkin iddiaların yıllardan beri olduğunu söyledi. Görgün, "Bu esasında işçilere verilen bir gözdağıdır. "siz bizim iznimize tabisiniz, biz ne dersek onu yapmak zorundasınız' demeye getiren bir kabadayılanmadır" dedi.
-DAĞILIN UYARISINA KARŞI "BİZ TAKSİME YÜRÜYECEĞİZ"-
Bir gazetecinin, "Yarın yürüyüşe başladığınız da polis size "dağılın' uyarısında bulunacak, siz ne yapacaksınız, tavrınız ne olacak" sorusunu yanıtlayan Tayfun Görgün, "Biz bunun olmamasını diliyoruz, olmayacağı yönünde umutlarımızı koruyoruz. Orada bizim etkinlik esnasında yasa ihlali varsa mahkeme yolları açıktır, bu süreç işletilir. Biz ısrarlı biçimde kol kola gireceğiz, türkülerimizle Taksim'e yürüyeceğiz. Bizim birliğimizden, sivilliğimizden, taleplerimizden başka silahımız yok. Biz Taksim'e yürüyeceğiz" diye konuştu.
-AKP'Yİ DÜNYAYA ŞİKAYET EDECEKLER-
Görgün, AKP'nin kapatılma davasıyla ilgili Avrupa'yı kapı kapı dolaştığını kaydederek, 1 Mayıs'tan sonra kendilerinin de dünyadaki tüm sendikal örgütleri dolaşacaklarını, AKP'nin tutumunu anlatacaklarını kaydetti. Bu sürecin bitmediğini aktaran Görgün, geçen yıl yaşanan olaylar nedeniyle İstanbul Valisi ve yetkililer hakkında açılan davaların sürdüğünü, iç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından bu davayı AİHM'ne taşıyacaklarını bildirdi.
-TÜRK-İŞ'E BAĞLI BAZI SENDİKALAR KATILMAYACAK-
Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Tükel, 1 Mayıs 2008'in dostluk ve kardeşlik günü olarak kutlanacağını belirterek, 1 Mayıs'ı tabuların yıkılması, demokrasinin önündeki engellerden biri olarak duran 1977'deki talihsiz kara şalın Türkiye'nin üzerinden atılması, Türkiye insanının demokratik hak ve özgürlükleri kullanırken artık korku tüneli yerine açık yollarda yürünmesinin sağlanması açısından önemsediklerini söyledi.
Tükel, Taksim'in "tabulaştırılmadığını", Taksim'in işçiler ve emekçiler için önemi olduğuna dikkat çekerek, "Herkese açık olan Taksim Meydanı'nın yalnızca işçilere ve emekçilere kapatılmasını içimize sindiremiyoruz. Biz diyoruz ki; önümüzdeki 24 saat var. 16-17 saat sonra Taksim Meydanı'nda olmak için Taksim'e çıkacak olan emekçilerimiz, barış, kardeşlik için yola çıkacak. Ülkemizin önüne ve ayaklarımıza vurulmak istenen keti oradan kaldırmak için orada olacağız. Herkesin anlayışla karşılanmasını istiyoruz." dedi.
Tükel, gazetecilerin "Türk-İş'te çatlak olduğu söyleniliyor" yönündeki soruları üzerine, Türk-İş'e bağlı bazı sendikaların yarın yapılacak kutlamalara katılmama kararı aldığını açıkladı. Tükel, şunları söyledi:
"Türk-İş görüşlerinde her hangi bir değişiklik olmamıştır. Bir kısım sendikalar 1 Mayıs'ta olamayacaklarını söylediler, gerek ekonomik, gerek fiziki nedenlerden dolayı Katılmayacaklardır ama katılıp katılmayacaklarını yarın göreceğiz. 1 Mayıs Tertip Komitesi'nde yer almama ilişkin Türk-İş'in bana verdiği yetkiyi kaldıracak bir karar yoktur. Türk_İş Dolmabahçe'de olacaktır, Dolmabahçe'den de Taksim'e gelecektir. Bununla ilgili tartışmanın yapılmasını doğru bulmuyorum.1 Mayıs'ta Taksim Meydanı "bayram yeri olarak' ilan edilseydi inanın 1 milyonun üstündeki insanla, kardeşlik türküleri söyleyerek kutlanacaktı."
Tükel, hükümetin ve İstanbul Valisi Muammer Güler'in yaptığı açıklamalara da değinerek, kamuoyunda "korku atmosferi" oluşturulduğunu, bunun da insanları olumsuz etkilediğini söyledi. Bazı sendikaların katılmama kararının Türk-İŞ kitlesinin düşük kalmasına neden olup olmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Tükel, "Elbette sayımızı olumsuz etkileyecektir. Bununla ilgili yönetim kurulu çağrı yapabilir. Bu konuda sendikaları serbest bıraktık. Türk_İş olarak Taksim Meydanı'nda toplanmak üzere Dolmabahçe'de olacağız" dedi.
Tükel, 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamalarının her hangi bir suç unsuru içermediğini, bunu iddia eden kesimleri, hukuki süreç başlatarak ispata davet etti. Tükel, Anayasal olarak suç işledikleri iddialarının tartışmalı bir konu olduğunu, yargının kimin suç işlediğini ortaya koyacağını ifade etti.
-İSTANBUL VALİSİ GÜLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU-
KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir de, provokatör olmadıklarını, provokasyonlara zemin hazırlayacak bir yaklaşıma sahip olmadıklarını belirterek, "Bizim bütün barışçıl girişimlerimize, demokratik bir hakkı kullanmamıza, meşru hakkı kullanıyoruz. Üç konfederasyon ve beraberindeki kitleler, toplumun büyük kesimini kucaklayan bir iradenin temsilcileridir. Bir Vali'nin ağzından çıkan şiddet içerikli ifadelerle bu kesimler karşılanamaz. Vali suç işlemiştir. Demokratik çağdaş ülkelerin hangisinde bir Vali kitle örgütlerine "Orantılı şiddet kullanacağını' ifade edecek. Suçtur bu. Üç konfederasyon olarak Vali'nin suç içeren bu konuşmasına ilişkin suç duyurusunda bulunduk" diye konuştu.
Daşdemir, Türkiye'de hayatı yaratanlar olarak "1 Mayıs ayıbının" toplumun güncesinden çıkarılmasını istediklerini belirterek, toplumun tüm kesimlerine "Bizden doğru hiçbir şey incinmeyecek. Karşı karşıya kaldığımız zorlama ve tazyik ne olursa olsun bu iddiamızdan ve ısrarımızdan, barışçıl ve demokratik ısrardan vazgeçmeyeceğiz" dedi.
-ALAN FETİŞİZMİMİZ YOK-
"Taksim'de neden ısrar ediyorsunuz?" sorusu üzerine Daşdemir, alan fetişizmi ile bir refleks göstermediklerini belirterek, "Biz hükümetin ve Sayın valinin alan fetişizmi içerisinde olduğunu, alan kutsanmasının onlar tarafından yapıldığını düşünüyorum. Biz tarihsel sürecine sahiplenen noktada, 31 yıl önce bize göre malum güçler tarafından katledilen 36 arkadaşımızı anmak istiyoruz. Onların düştüğü noktada onları anmak istiyoruz" görüşünü aktardı.
Daşdemir, dünyanın hiçbir yerinde alan yasaklama zihniyetinin olmadığına dikkat çekerek, yarın karşı karşıya kalacakları tahriklere rağmen kesinlikle her hangi bir provokatif sürece fırsat vermeyeceklerini iddia etti."Vali'nin havayı geren açıklamalardan sonra gelişebilecek bütün olaylardan Vali ve hükümet sorumludur" diyen Daşdemir, şunları söyledi:
"Bizden dolmayı gerilim ve şiddet eğilimi gelişmeyecektir. Bir önce 1 Mayıs'ta bütün gaz stoklarını tüketen emniyet güçleridir. Yani barışçıl bir şekilde alana çıkmak isteyen kesimlerin üzerine şiddetle gidildi. Vali "silah bile kullanılacağını' ifade etmişti. İstihbarat refleksinin Türkiye'de geliştiğini biliyoruz, teknolojinin de geliştiğini biliyoruz. Devlete düşen görev, barışçıl ve demokratik etkinliği yapmayı planlayanların güvenliğini sağlamaksa eğer, silah kullanacağını iddia ettiği kesimleri daha önceden engelleyebilir. Daha önce 1 Mayıs'tan evvel gözaltına alıp, daha sonra bırakıyorlardı, aynı şeyi yine yapabilirler. Bu tehditler ve gölgelemelerle barışçıl bir talebin önüne geçilemez."
Daşdemir, emniyetin, yerel yöneticilerin duyarlı yaklaşımının 1 Mayıs'ın barışçıl çerçevede kutlanılmasının önüne açacağını kaydetti. (ANKA)
(EYL/ZG)
















