Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gdtm Karadeniz Bölgesine Hizmet Veriyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bünyesinde Hıv/aıds Önleme ve Destek Programı Kapsamında Açılan Gdtm 'Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi'ne İlgi Giderek Artıyor.

Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde HIV/AIDS Önleme ve Destek Programı kapsamında açılan GDTM 'Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi'ne ilgi giderek artıyor. Trabzon, programın uygulandığı İstanbul, Ankara ve İzmir gibi 4 pilot ilden biri oldu. Merkezde Başhekim Yardımcılığı görevini yürüten Dr. Celal Hoş ve Hemşire Saliha Kıran, sadece Trabzon'a değil tüm Karadeniz Bölgesi'ne hizmet verdiklerini belirtti.

Dr. Celal Hoş, GDT Merkezi'ne gelenlere danışmanını seçme imkanı da verildiğini belirterek "Merkeze danışanlar görüşmeden sonra stresleri kaybolmuş ve rahatlamış olarak merkezden ayrılıyor" dedi.

Parmak ucundan alınan bir damla kan ile HIV test sonucunu belirlediklerini anlatan Dr. Hoş, şöyle konuştu: "Merkez, mesai saatleri içinde 0462 230 23 01 /1059 olan telefon numarası üzerinden veya 0212 444/4 nolu telefondan danışmanlık hizmeti de vermektedir. Merkezde danışmanlık verilen kişilere gerektiğinde hızlı HIV testi uygulanmaktadır. Bu test parmaktan alınan bir damla kan ile yapılabilmektedir. Testten 20 dakika gibi kısa bir sürede sonuç alınabilmektedir." Dr. Hoş, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen çok sayıda turistin Trabzon'u tercih ettiklerine dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: "Trabzon ilinin karayolu, deniz ve hava limanı ulaşımı yönüyle bölgenin önemli bir ticaret ve turizm bölgesi olması, yurt dışında çok sayıda çalışanı olması ve ülkenin diğer büyük kentleri ile yoğun bir nüfus hareketliliğinin olması ilin önemini artırmaktadır. GDT Merkezi Danışmanları, zaman zaman yabancı turistlerin kaldıkları veya çalıştıkları otel, kafe, lokanta, bar gibi mekanlara giderek hem GDT Merkezini tanıtmakta hem de turistlerle birlikte yöre esnafına da HIV/AIDS konusunda ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bilgilendirme yapmakta, ayrıca afiş ve broşür dağıtılmaktadır." Yetkililerin verdiği bilgilere göre artık "Riskli kişiler" kavramı yerine, "Riskli davranış" kavramı oluştuğunu belirten Dr. Hoş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nüfusun her kesiminden insan; öğrenci, öğretmen avukat, mimar, mühendis, doktor, profesör, iş adamı, imam, ev kadını, üst düzey yönetici, berber, aşçı, rahip gibi HIV pozitif olabilir. HIV; din, dil, ırk, cinsiyet, yaş, meslek ve sosyal menşe ayırmıyor. Herkese bulaşabiliyor. Önemli olan, HIV'in tanınması ve buna yakalanıldığında ne yapılması gerektiğinin bilinmesidir. Daha da önemlisi diğer bütün hastalıklarda olduğu gibi HIV/AIDS'ın bulaşma yollarının öğrenilmesi ve ona göre kendimizi korumamızdır. HIV (insan bağışık yetmezliği virüsü)'in vücuda girmesi sonucunda oluşan ve bağışıklık sistemini etkileyen hastalıkların bütününe AIDS denir." HIV'in güvenli olmayan her türlü cinsel ilişki ile bulaştığını belirten Dr. Hoş, şöyle konuştu: "HIV, güvenli olmayan her türlü cinsel ilişki ile bulaşır. T. Bunun olamadığı durumda tek partner (arkadaş), ama korunmalı cinsel ilişki olmalıdır. Korunmada erkek için kullanımı daha kolay olabilen kondom (prezervatif ) kullanılması daha uygundur. Prezervatifin kullanım süresi dolmamışsa, kişiyi hem HIV/ADIS'den hem de diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklardan yüzde 99 oranında korur. Cinsel ilişkide kondom kullanmak aynı zamanda aile planlanması yöntemlerinden de birisidir. Virüsü taşıyan kişilerden alınan kan ve kan ürünleri. Virüs kişiye bulaştıktan sonra oluşturduğu antikorlar (bağışıklık cisimcikleri) en erken 3 ay sonra test sonucu tespit edilebildiğinden bu esnada verilen kanlar testte negatif çıksa bile bulaştırıcı olabilir. HIV kişiye kan yoluyla bulaşabilir." Bu nedenle dikkat edilmesi gereken en önemli hususun, kan vericilerin (donörlerin) titizlikle seçilmesi olduğunu anlatan Hoş, sözlerine şöyle devam etti: "Sağlık çalışanları kendilerini HIV enfeksiyonundan koruyabilmeleri için, kanla ilgili yaptıkları tüm girişimlerde her vakayı HIV pozitifmiş gibi düşünerek ona göre gerekli hijyen ve korunma önlemlerini almalıdır. Anneden bebeğe, gebelik, doğum ve emzirme ile bulaşır. Enjektörlerin ortak kullanımı ile bulaşır. Bu nedenle de her türlü uyuşturucu madde kullanımından uzak durulmalıdır. HIV/AIDS sosyal ilişki ile bulaşmaz. HIV dayanıksız bir virüstür. Dış ortamda 30 dakikada ölür. Bu yüzden HIV'in sosyal ilişki ile bulaşma tehlikesi yoktur. HIV/ADIS'lilerden korkmayın, uzaklaşmayın ve onları dışlamayın. HIV, öksürük, aksırık, gözyaşı, ter, tükürük salgıları ile sarılarak, öpüşerek, dokunarak ve tokalaşarak, tuvaleti, banyoyu, yüzme havuzunu, yıkanma yerini ortak kullanarak,, aynı çamaşırı giyerek, aynı saç fırçasını kullanarak, aynı telefonla konuşarak, aynı tabağı, bardağı, çatalı, kaşığı, bıçağı kullanarak, birlikte işe ve okula giderek, böcek, sinek, arı sokmasıyla bulaşmaz. HIV, bulaştığı insanın vücudunda yıllarca bulgu vermeden kalabilir." Kişi, virüsü cinsel yolla almışsa ortalama 8- 10 yıl, kan yoluyla almışsa 5 ay ya da 2 yıl şikayeti olmayabileceğini anlatan Hoş, şunları söyledi: "Ancak kişi, virüsü aldığı andan itibaren başkalarına bulaştırabilmektedir. Sonuçta, birden fazla hastalık ve kanserin ortaya çıkması ile AIDS oluşur. Bu nedenle zamanında harekete geçip test yaptırmalı. Erken tanı ve kesintisiz tedaviyle HIV/AIDS kontrol altına alınabilir ve kişinin kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezlerinde isim almadan ve ücretsiz olarak HIV/AIDS, cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklar ve güvenli cinsellik ile ilgili kişiye özel bilgi ve danışmanlık verilir, HIV testi yapılır." (BK-HO-HO-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı