İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Kadir Topbaş, Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültür Mirası heyetinin İstanbul'daki incelemelerine ilişkin, ''Bu bir süreç, devam ediyor. Bir rapor hazırlayacaklar. Rapor sonra karara dönüşecek. Buradan olumsuz bir sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Şu anda benim gördüğüm rapor olumlu çıkacak. Kendilerinin de ifadesi o'' dedi.
Kadir Topbaş, bir mimar olan UNESCO Dünya Kültür Mirası Başkanı Francesco Bandarin ile bakış açılarında farklılık olmadığını, yaklaşık 2 saat süren görüşmesinde kendisine 2 yıl öncesine göre çok daha farklı bir noktaya gelindiğini ve mesafe katedildiğini ifade ettiğini söyledi.
Topbaş, UNESCO heyetinin, 3 imparatorluğun yönetim merkezi olan tarihi yarımada, Galata-Pera bölgesi ve Haliç havzasında incelemelerde bulunduğunu ve özellikle Süleymaniye çevresi ile tarihi yarımadanın siluetine yönelik hassasiyetlerini dile getirdiklerini belirterek, bu çalışmalarda aynı duyguları paylaştıklarının ortaya çıktığını anlattı.
Bilgilendirmeler sonucunda çalışmalarının takdir ve beğeni topladığını ifade eden Topbaş, şöyle konuştu:
''Bu bilgiler doğrultusunda rapor hazırlayacaklar. Bu raporun bazı kimseler tarafından beklenen ve felaket bir sonuç yaratacak şekilde olmayacağını da görmüş olduk.''
Kadir Topbaş, UNESCO Heyeti Başkanı Bandarin'in basın toplantısında Four Seasons ile ilgili ''ortada bir vahamet görmediğini'' ifade ettiğini hatırlatarak, ''Bir gazetemizde bu pehlivan tefrikasına dönmüş idi. Kıyamet kopartıldı. Öyle bir vahamet görmediler'' dedi.
Galaport projesinde de bir önceki UNESCO heyetine projeyi sorduğunda, bilmediklerini, sadece bahsedildiğini ifade ettiklerini anlatan Topbaş, orada da mevcut yapıların sadece cephelerinin giydirileceğini, farklı bir yapı yapılmayacağını, ancak kamuoyunun farklı oluşturulduğunu söyledi.
Topbaş, Sulukule olarak bilinen ve yenileme alanı olarak ilan edilen Hatice ve Neslişah Sultan mahallelerinde yapılacak çalışmaları bilmeden eleştiri yapılmasını da doğru bulmadığını söyledi.
Orada yaşayan 1016 ailenin, bir odada iki aile, tuvaleti, banyosu, hatta mutfağı olmayan çok kötü şartlarda yaşadıklarını, bölgenin bir sur bandı olduğunu dile getirek, şunları kaydetti:
''Heyet bu çalışmayı doğru buldu. Bu bir sosyal proje. Başka yöntem yok ki. Öneri ne. Bunu tenkit edenler neyi öneriyorlar. Desinler ki şöyle bir yöntem... Orada yaşayan insanlar kendi kültürünü devam ettirecek. Yine darbukasını çalacaksa çalsın. Kemanını çalacaksa çalsın. Kim kemanını darbukasını bıraksın diyor ki.''