Bu yıl 60. yaşını kutlayan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) için
Nebil Özgentürk tarafından hazırlanan "Basının Kısa Tarihi" isimli belgesel filmin galası yapıldı.
Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapılan geceye İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Emniyet Müdürü Celaleddin Cerrah, TGC Başkanı Orhan Erinç, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, TÜRK-İŞ Başkanı Salih Kılıç, TGC eski başkanlarından Nail Güreli, TGC Sosyal Dayanışma Vakfı Başkanı Vasfiye Özkoçak, Milliyet Gazetesi yazarlarından Çetin Altan, Yazar Hıfzı Topuz, Umur Talu, Necmi Tanyolaç, Halit Kıvanç gibi basın, edebiyat ve siyaset dünyasının önemli isimleri katıldı.
Geceye katılan İstanbul Valisi Muammer Güler 60. yılın önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "60. yıl önemli bir dönüm noktası Türk gazeteciliğinin geldiği, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin çalışmalarını yansıtması açısından iyi bir fırsat. Bir de bir belgesel hazırlanmış olmasını da çok önemsiyorum. Çünkü bizim meslek kuruluşları olarak pek arşivimiz yok. Arşiv toplumun hafızasıdır bir anlamda, geleceğe uzanan bir yol anlamına da gelir. Çok iyi bir çalışma yapmışlar kendilerini kutluyorum" dedi. Vali Güler ayrıca hazırlanan belgeselin kitaplaştırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Haliç Kıvanç, mesleğe yeni başladığında TGC'nin de kendisi gibi genç olduğunu dile getirerek, "Bıyıkları yeni terlemiş bir delikanlı olarak Babıali yokuşunu çıktım, çıkarken de orada bir ede bina vardı. O da benim gibi bıyıkları yeni terlemiş genç bir kuruluştu Gazeteciler Cemiyeti. Kısa süre sonra kendimi onun içinde buldum, yönetiminde görev aldım. Beraber büyüdüğüm bir arkadaşım oldu" şeklinde konuştu.
Kendilerini şanslı hissettiklerini belirten TGC Başkanı Orhan Erinç, önemli bir yıldönümünün yönetim kurullarının görev sürecine denk geldiği için mutlu olduklarını söyledi. Erinç, "Türkiye Gazeteciler Cemiyetini 60. yılına biz ulaştırmadık. Biz ustalarımızdan, onların oluşturdukları geleneklerden, göreneklerden yola çıkarak cemiyetin sorumluluğunu yerine getirmesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Mutlu bir yıldönümü bizim için" diye konuştu.
"BİLİYORUM Kİ EKSİK YAPTIK BU YÜZDEN ADINI KISA TARİH KOYTUK EKSİK OLANLAR İÇİN"
Belgeselin Genel Yönetmeni olan Nebil Özgentürk ise, 215 yakın belgese imza attıklarını ancak en zorunun bu olduğunu çünkü kendi tarihlerini anlattıklarını söyledi. Özgentürk belgesel için daha anlatılacak çok şayin olduğunu ancak herşeyi anlatamadıklarını belirterek, "Biliyorum ki eksik yaptık zaten bu yüzden adını kısa tarih koytuk eksik olanlar için. Yoksa bu basın tarihi değil. Şunu söylemek istiyorum. Bu 60 yıllık araştırmayı yapınca şunu gördük ve şu kesin ki basın 60 yıl boyunca hükümetin hep baskısı altındaydı. Hep sansür baskısı altında kalmış. Bu hikayeyi anlatıyoruz biz bugüne kadar" dedi.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE 301. MADDE
Saygı duruşu ile başlayan galada belgeselin gösterimi öncesi kürsüde konuşan Orhan Erinç, TGC'nin 3 bin 331 üyesi bulunduğunu, ama en son üyenin sicil numarasının 3 bin 963 olduğunu belirterek yaklaşık 600 üyenin kimisinin eceliyle, kimisinin ise hain kurşunlarla hayatını kaybettiğini söyledi.
"Aradan geçen bu süre içinde ne değişti" sorusuna yanıt bulmanın zor olduğunu dile getiren Erinç, o dönem matbuat özgürlüğü, bugün de basın özgürlüğünün konuşulduğunu ve içeriğinde büyük bir değişiklik olduğunu söylemenin de mümkün olmadığını ifade etti.
Orhan Erinç, "60 yıllık basın yaşamı, çok partili demokrasiye geçtiğimiz yıllardan beri siyasetçilerin, siyasal iktidarın basına baskılarıyla, matbuat hürriyeti adına yasaların iyileştirilmesi düşünülürken yeni yeni suçların oluşturulmasıyla geçen bir dönem oldu" dedi. Basına baskıdan siyasetçilerin ve iktidarların "ne yazık ki kurtulamadıklarını" ifade eden Erinç, bunda son örneği, Kanaltürk televizyonu ve burada çalışanların vergi denetimi ve varlık soruşturmasına tabi tutulmasında gördüklerini söyledi. Bunun basına baskının geçmişte yaşanmış örneklerinden biri olduğunu belirten Erinç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün aramızda bulunan pek çok ustamız bu baskılara karşı kimlik ve kişiliklerini korumak için savaşımdan kaçınmamışlardır ve ödün vermemişlerdir. Onları izleyen kuşakların da onları örnek alarak aynı duyguları taşıdığını buradan siyasetçilere bir kez daha anımsatmak istiyorum. Şu anda ifade özgürlüğü kapsamında en çok tartışılan konu TCK'nın 301. maddesidir. Biz, başlangıçta TCK'nın 26 maddesine karşı çıkmıştık. Çeşitli kereler yapılan görüşmeler sonunda bunların 13'ü değiştirildi. Ama, 301'in de aralarında bulunduğu 13 madde, ifade özgürlüğünün önünde engel olmayı sürdürüyor. Çeşitli zamanlarda yurt dışına çıkan bakanlarımız, yöneticilerimiz oralarda 301. maddenin değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Ama yurt içine döndüklerinde bu isteklerini dillendirmekten nedense kaçınıyorlar. 23 Kasım'dan bugüne 301 ile ilgili tartışmaları izliyoruz. Ama aradan geçen sürede bir arpa boyu yol alınmadığını da biliyoruz. O nedenle TGC'nin ana sorunlarından birini oluşturan ifade özgürlüğünün gerçek anlamda sağlanması yolunda bizden önceki kuşakların, ustalarımızın yaptığı mücadeleyi, çalışmaları biz de sürdürmek zorundayız."
"BASININ KISA TARİHİ"
Mazlum Çimen'in yaptığı, Rüştü Asyalı'nın seslendirdiği ve Musa Kart'ın çizgi filmle katkı yaptığı 155 dakikalık belgeselin 50 dakikasının gösterimi gerçekleştirildi.
Belgeselde, Çetin Altan, Mehmet Barlas, Cengiz Çandar, Uğur Dündar, Emin Çölaşan, Orhan Erinç, Ara Güler, Halit Kıvanç, Fikret Otyam, Ertuğrul Özkök, İlhan Selçuk, Hıfzı Topuz ve Gökşin Sipahioğlu'nun da aralarında bulunduğu 35 gazetecinin anıları ve tanıklıklarına yer veriliyor.
Galada, Cemiyetin Kurucu Başkanı Sedat Simavi ve suikaste uğradığında Cemiyetin Başkan Vekili olan Abdi İpekçi'nin mesleğe dair sözleri de özel bir sistemle konuklara dinletildi.