TBMM'nin Yeni Yasama Yılı Açılışı
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Daha Anayasa'nın Öngördüğü Yeter Sayıda İmza Taşıyan Teklif TBMM Başkanlığı'na Verilmemişken Sadece Anayasa'nın İsminin Bile Bu Konuda Katkı Sağlayabilecek Tüm Tarafları Harekete Geçirmeye Yettiğini Belirterek, Bu Tartışmaların Olağan Sayılması Gerektiğini Söyledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, daha Anayasa'nın öngördüğü yeter sayıda imza taşıyan teklif TBMM Başkanlığı'na verilmemişken sadece Anayasa'nın isminin bile bu konuda katkı sağlayabilecek tüm tarafları harekete geçirmeye yettiğini belirterek, bu tartışmaların olağan sayılması gerektiğini söyledi.
Geçmişten beri Türkiye'de devam eden tartışmaların çok geniş bir kesiminin ortaya koyduğu gerçeğin, artık yapıldığı günün şartlarını ve izini taşıyan mevcut Anayasa'nın çağın değişen koşullarına yeterince cevap veremediği olduğunu dile getiren Toptan, yeni bir Anayasa'nın yapılması gerekliliğinin toplumun geniş kesimleri tarafından büyük bir mutabakatla dile getirildiğini ifade etti. Toptan, "Kuşkusuz toplumsal sözleşme niteliğindeki böylesine önemli bir belgenin yöntem ve içeriğinin nasıl olacağının
kararlaştırılacağı yer TBMM'dir" dedi. TBMM'nin 23. dönem 2. yasama yılı, TBMM Genel Kurulu'ndaki özel oturumla başladı. Yeni yasama yılı açılışına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DTP Grup Başkanı Ahmet Türk katılırken, kabine üyeleri açılışta tam kadro hazır bulundu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve kuvvet komutanlarının bulunmadığı yeni yasama yılı açılışına Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim
Kılıç, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Yargıtay Başkanı Osman Arslan ve yabancı misyon şefleri de katıldı. TBMM'nin yeni yasama yılı, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın sunuş konuşmasıyla başladı. Yeni yasama yılının ilk birleşimini yöneten TBMM Başkanı Toptan, yaptığı konuşmada Şırnak'ta teröristler tarafından şehit edilen vatandaşlara rahmet dileklerini ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Toptan, "Birey olarak, kurum olarak herkesin ve her kesimin bu nefret uyandıran olay karşısında ortak bir
cephede tavır alması ve ülkemizde oynanmak istenen oyunlara gelmemesi gerektiğini, altını çizerek ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Atatürk'ün 'en büyük eserim' dediği Kurtuluş Savaşı'nı yöneten bu Meclis'in, kuruluşundan bu yana Türkiye'nin kaderini tayin eden kararlar aldığına dikkat çekti. Bağımsızlık ve özgürlüğün sembolü olan TBMM'nin önderliğindeki Türkiye'nin geride bırakılan 87 yılda büyük mesafeler aldığını ve büyük kararlara imza attığını vurgulayan Toptan, Türkiye'nin yokluklar içinde varolma
mücadelesi veren bir ülkeden dünyanın lider ülkelerinden biri haline geldiğini kaydetti. Türkiye'nin bu noktaya gelmesinde Meclis'in payının büyük olduğunu kaydeden Toptan, şimdi önlerinde Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine ulaşma yolunda Cumhuriyet'in 100. yıl vizyonu bulunduğunu söyledi. Toptan, TBMM'nin, yeni dönemde yürüteceği çalışmalarla bu vizyona yakışır önemli hizmetler yapacağını, demokrasinin daha da kökleşmesinde sarsılmaz bir güç kaynağı olacağını ifade etti. 22 Temmuz seçimleri
sonrasında oluşan ve temsil oranı yüzde 80'lere ulaşan yeni Meclis'in yapısının, Türkiye'nin yıllardır kangren olmuş sorunlarının çözümü için milletin verdiği çok önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Toptan, "Seçimlerde milletimiz istikrarı sağlamış, temsilde adaleti de dikkatten kaçırmamıştır. Bu dönem Meclis'te 4'ü grubunu kurmuş 7 ayrı partimiz temsil edilmektedir. Bu durum Parlamentomuzda görev yapan her bir arkadaşımıza ayrı bir sorumluluk yüklemektedir. Artık hiçbir mazeretimiz yoktur. Aziz
milletimiz büyük bir demokratik olgunlukla görevini yapmış, bizlere vekaleti vermiştir. Şimdi görev sırası yüce Meclisimizdedir. Bu kadar yüksek temsil oranı ile TBMM'nin çözemeyeceği sorun yoktur diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. TBMM'nin, Türkiye'nin temel sorunlarını çözme, demokrasiyle taçlanmış Cumhuriyet'in bütün niteliklerini koruyup ilelebet yaşatma konusunda gayretle çalıştığını dile getiren Toptan şunları söyledi: "Bu dönem yapacağımız çalışmalarda milletimizin bizlere verdiği mesajı iyi
okuyarak farklılıklarımızı zenginlik kaynağı olarak görmeli ve çözüm için güçbirliği yapmalıyız."
TBMM Başkanı Toptan, şimdi önlerinde, son günlerin çok tartışılan konularından biri olan yeni bir Anayasa yapma hedefi olduğuna işaret etti. Henüz Meclis'e ulaşmış bir teklif bulunmamasına rağmen bu konunun, Türkiye gündeminde yoğun bir şekilde yer aldığını ifade eden Toptan, Anayasa gibi Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek temel referans metniyle ilgili tartışmaların, belli konulara indirgenerek de olsa devam ettiğini gördüklerini söyledi. Toptan, bu tartışmaların, Türkiye'nin yeni Anayasa konusundaki
güçlü isteğinin dinamik bir göstergesi olduğunu düşündüğünü belirtti. TBMM Başkanı Toptan şu değerlendirmeyi yaptı: "Daha Anayasa'nın öngördüğü yeter sayıda imza taşıyan teklif TBMM Başkanlığı'na verilmemişken sadece Anayasa'nın ismi bile bu konuda katkı sağlayabilecek tüm tarafları harekete geçirmeye yetmiştir. Bu tartışmaları olağan saymak gerekir." Yürürlükteki Anayasa'nın 4. maddesinin açık bir şekilde ilk 3 maddedeki hükümlerin değiştirilemeyeceğini ortaya koyduğunu vurgulayan Toptan, "Hiçkimse kuşku
duymasın ki Türkiye Cumhuriyeti, onu kuran temel nitelikleriyle, şanla şerefle sonsuza kadar varolacaktır" dedi. Geçmişten beri Türkiye'de devam eden tartışmaların çok geniş bir kesiminin ortaya koyduğu gerçeğin, artık yapıldığı günün şartlarını ve izini taşıyan mevcut Anayasa'nın çağın değişen koşullarına yeterince cevap veremediği olduğunu dile getiren Toptan, yeni bir Anayasa'nın yapılması gerekliliğinin toplumun geniş kesimleri tarafından büyük bir mutabakatla dile getirildiğini ifade etti. Toptan şöyle
konuştu: "Kuşkusuz toplumsal sözleşme niteliğindeki böylesine önemli bir belgenin yöntem ve içeriğinin nasıl olacağının kararlaştırılacağı yer TBMM'dir. Bilinmesini isterim ki durumdan vazife çıkarmak gibi bir siyaset anlayışının hiçbir zaman yandaşı ve savunucusu olmadık. Böyleleri ile de sürekli mücadele ettik. Ancak yüklenen görevi de sonuçlandırmak için üzerimize ne düşerse onu yapmaya gayret ettik. Anayasa yapımı için de bizden beklenenlerin bu çerçeve içinde değerlendirileceğinden kimsenin kuşkusu
olmamalıdır. Kimsenin Anayasa'nın yapımına katkı sağlama konusunda endişe etmesine gerek yoktur. Yeter ki samimi ve yapıcı bir anlayış içinde olalım. Yeni Anayasa ile ilgili söyleyecek sözü olan herkes görüş ve önerilerini zamanı geldiğinde Meclisimize rahatlıkla ulaştırabilecektir. Yeni Anayasa konusunda Meclisimize yansıyan her düşüncenin bizim için çok kıymetli olduğunu ve çalışmalara katkı sağlayacağını özellikle ifade etmek isterim. Çünkü toplumsal katılım ne kadar geniş olursa o kadar güçlü
sorunlarımıza cevap veren ve ülkemizi geleceğe taşıyacak olan bir Anayasa yapılması mümkün olabilecektir. Geniş katılım ve uyumla hazırlanacak böyle bir Anayasa, ülkemizin kalkınmasına, demokrasi ve özgürlüklerimizin güçlenerek kökleşmesine ciddi katkı yapacaktır. Bu dönem iktidarıyla muhalefetiyle Meclisimizin, toplumumuzun tüm kesimlerinin üzerinde uzlaştığı yeni Anayasası yoğun bir çalışmanın ardından Türkiye'ye kazandıracağına inanıyorum. Milletimizin iradesinin temsil edildiği en yüce kurum olan
Meclisimizin, çalışmalarında toplumun tüm kesimlerinin uzlaşma adresi haline gelmesi ortak dileğimizdir".
Meclisimiz'in çıkaracağı bütün kanunlara her kesimin katılımını en yüksek düzeyde sağlayabilmek amacıyla yeni bir düzenleme hazırlığı içinde olduklarını kaydeden Toptan, Meclis'in çalışmalarına sivil insiyatifin katkısını kurumsal hale getirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Toptan bu mekanizmayla TBMM'nin sadece kendi milletvekilleri ile değil toplumun bütün kesimleriyle ortak bir ürün çıkarma yolunda gayret göstereceğini vurguladı. Yeni dönemde en hassas olacakları konulardan birinin de Meclisin itibarı
olduğunu kaydeden Toptan, "Meclis'e gösterilen saygı ve onun itibarının gösterilmesi için yapılan katkılar aynı zamanda siyaset kurumunun ve demokrasinin güçlendirilmesi anlamına gelir. Bu nedenle TBMM'nin saygın ve itibarlı olması, demokrasinin varlığını daha da güçlü kılacaktır. Özgür olmasına çok büyük özen gösterdiğimiz kürsüde, zaman zaman hoşumuza gitmeyecek sözlerin söylendiğine de tanık olacağız. Demokrasi kabul edersiniz ki hoşgörü, tahammül ve dinleme rejimidir. Birbirimizin söylediklerine
inanmasak bile başkalarının, bizim hoşumuza gitmeyen düşünceleri dile getirme özgürlüğünün olduğunu kabul etmeliyiz. Bizi sınırlayan tek çezgi, tarih ve millet önünde bu kürsüden yaptığımız Cumhuriyetin temel niteliklerine sahip çıkma yönündeki yeminimizdir. İktidarıyla, muhalefetiyle özgürlüklerimizi daha genişleterek Türkiye'yi, insanlarının yüzü gülen kalkınmış bir demokrasi adası haline getirmeliyiz. Türkiye'de demokrasiyi geliştirdiğimiz sürece bugün yaşanan pek çok sorunun da gerilerde kaldığını hep
beraber göreceğiz" şeklinde konuştu.
(ZÇ-MAY-ÖK-Y)















