BBP Genel Başkanı
Muhsin Yazıcıoğlu, Türk milletinin uyanık olmak ve birlik beraberlik içinde bütünleşmek zorunda olduğunu belirterek, "Savaşta bile demokrasisini koruma iradesini ortaya koyan bu Meclis her zaman üzerine düşen demokrasi görevini ve egemenliğin kayıtsız şartsız millet eliyle kendisinde olduğu iradesini gösterecektir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nun 23 Nisan özel oturumunda bir konuşma yapan BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, işgal devletlerinin dün topla, tüfekle, süngüyle ülkeyi paylaşmak için geldiğini, bugün de ekonomiyle, siyasetle, hayali vaatlerle Türkiye'yi işgal ve parçalamaya çalıştığını söyledi. İşgal planlarının hiçbir zaman noktalanmadığını belirten Yazıcıoğlu, tarihi sürecin değişik senaryolarla ve farklı araçlarla devam edeceğini kaydetti. Sevr'i Türkiye'ye dayatan ve başaramayanların asimetrik savaşla bu sonuca ulaşmak istediğini dile getiren Yazıcıoğlu, işgal devletlerinin bölücü terörü bir araç olarak kullandığını söyledi. "PKK, asimetrik savaşta koçbaşı olarak kullanılan bir terör örgütüdür" diyen Yazıcıoğlu, uluslararası devletlerin terör örgütünü himaye ettiğini ifade etti. BBP lideri, "Biz Kürdüyle-Türkmeniyle doğulusu-batılısıyla biriz ve beraberiz. Ortak sorunlarımız var ve onu demokrasi içinde çözeriz" diye konuştu.
Yazıcıoğlu, Meclis'in gündeminde işçinin, köylünün, emeklinin, memurun, engelli vatandaşların ekonomik ve sosyal problemlerinin olması gerektiğini ifade ederek, Meclis gündeminde içerde yeni azınlıklar türetmeye, küresel sermayenin siyasal müdahaleler yapabilecek kanalların açılmasına yarayacak düzenlemeler yerine milletin ihtiyaç duyduğu, hak ettiği demokratik açılımlar ve hukuki düzenlemeler olması gerektiğini söyledi. "Vatanı, bayrağı, devleti bir olan, kıblesi, secdesi, kitabı, peygamberi, Allah'ı bir olanlar başka türlü davranabilirler miydi?" diyen BBP lideri, Türk milletinin uyanık olmak, birlik, beraberlik içinde bütünleşmek zorunda olduğunu vurguladı. Yazıcıoğlu, "Savaşta bile demokrasisini koruma iradesini ortaya koyan bu Meclis, her zaman üzerine düşen demokrasi görevini ve egemenliğin kayıtsız şartsız millet eliyle kendisinde olduğu iradesini gösterecektir" şeklinde konuştu.
ÖDP GENEL BAŞKANI URAS'IN KONUŞMASI ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ise, laiklik konusunda hala ortak normlarda buluşulamadığına işaret ederek, devlet işleri ile inanç uygulamaları arasında olması gereken mesafenin iktidardan iktidara değiştiğini kaydetti. Üniversitelerde kılık kıyafet özgürlüğünün karakola düştüğünü söyleyen Uras, gönül rahatlığı ile 'Devlet memurları, kamu kurumu yöneticileri dinsel simge kullanamaz, ilk ve orta öğretimde dinsel simge sayılan kıyafetler giyilemez. Buna karşılık üniversitelerde kimse kılık kıyafetinden ötürü eğitim hakkından mahrum bırakılamaz' çözümüne gelinmemesinden yakındı. Uras, "Türkiye'de şartların değiştirildiği ve fikir mücadelelerinin kör dövüşüne dönüştürüldüğü demokrasi dışı darbe dönemlerinden tüm toplum çok çekmiştir. Meclis iradesi bu tür dönemlere yol vermeyecek kararlılığı ve yaratıcılığı bugün mutlaka göstermelidir" dedi.
Uras, Kürt ve Alevi vatandaşların kültürel haklarının da yeniden düzenlenmesini talep ederek, bu tür demokratik düzenlemelerin Türkiye Cumhuriyeti'ni zayıflatmayacağını tam tersine bağımsızlığın, cumhuriyetin, egemenliğin ve demokrasinin güçlenmesine yol açtığını söyledi. Uras, demokrasisiz cumhuriyet ve laikliğin olamayacağını sözlerine ekledi.
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer adına konuşan Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı da, ulusun egemenlik yetkisini kullanmasının doğrudan ya da pragmatik nedenlerle daha çok temsilcileri aracılığıyla gerçekleştiğini belirterek, "Ulusal egemenliğin anlamını ve ona dayanarak kullanılan yetkilerin niteliklerini ve sınırlarını iyi anlar ve uygularsak toplumumuzda meydana gelen kutuplaşmaları daha kolay önleyeceğimize inanıyoruz" diye konuştu.
(DA-CC-CC-Y)