Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin binlerce yıllık geleneğinden biri olan tandır ekmeğinin yapılışını konu edinen ve galası Bitlis'in Adilcevaz ilçesi İpekçayır köyünde yapılan "Ağzı Açık Alamet" adlı belgesel filmin, İngiltere'den sonra Macaristan'da gösterime gireceği öğrenildi.
2007 yılının Ağustos ayında İngiltere'deki gösteriminde Avrupalı izleyicilerden büyük ilgi gördüğü bildirilen filmin, önümüzdeki mayıs ayında Macaristan'da düzenlenecek olan Mediawave Film Festivali'ndeki gösteriminde de, Avrupalı izleyicilerin, Doğu ülkelerinin geleneksel değerlerine olan merakları nedeniyle bir kez daha büyük ilgiyle karşılanmasının beklendiği dile getirildi.
Filmin yönetmeni Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Cereci, kültürel değerlerini, gelişen yüksek teknolojiye karşı büyük bir çabayla korumaya çalışan Doğu Anadolu'daki pek çok köy evinde halen kullanılan tandırın yakılışından, içinde ekmek pişirilişine, çevresinde gelişen olaylara kadar tandırın işlevini ve köy yaşamından görüntüleri içeren filmin adının, bir halk tekerlemesinden yola çıkılarak konulduğunu belirtti. Filmin İngilizce Fiery Mysterious Hole adıyla Avrupa'da gösterime girdiğini açıkladı. Türkiye'nin geleneksel değerlerinin yurt dışında, özellikle Batı ülkelerinde her zaman büyük ilgi gördüğünü söyleyen filmin yönetmeni Prof. Cereci, "Anadolu'nun değerleri bizim dışımızdaki herkes tarafından saygıyla, övgüyle karşılanıyor. Türk toplumu sınırsız bir tarihi ve kültürel değerler varlığı içinde yoksul olarak yaşıyor. Benim yıllar önce filmle belgelediğim konuların bazıları tümüyle yeryüzünden silindi bile. Bilim adamları, sanatçılar, yöneticiler daha nelerin yok olup gitmesini bekliyorlar" diyerek Türkiye'nin tarihsel ve kültürel değerlerini vurgularken, ilgili ilgisiz tüm toplumun dikkatini, sahip olduğu değerlere çekmeyi amaçladığını dile getirdi.
Tandır kültürünün de hızla yok olmakta olduğuna dikkat çeken Prof. Cereci, yaklaşık iki yıl üzerinde çalıştıkları film için uzun bir süre içinde tandır bulunan bir ev aradıklarını dile getirirken, 8 kişilik bir ekiple filmi tamamladıklarını, köy halkının da kendilerine katkıda bulunduğunu söyledi.
İletişim konulu makale ve kitap çalışmaları ve belgesel filmleriyle bilim alanına katkıda bulunan Prof. Dr. Sedat Cereci'nin, daha önce çektiği İstanbul'un su kaynakları ve su tesisleri, inci kefalı, Van Gölü, Van'daki yeraltı su kanalları olan kehrizler, geleneksel Van evleri, Urartu su kanalı Şamram ve Vanda'ki Hıdırellez geleneğini konu edinen filmleri de değişik gösterimlerde halka sunulmuştu.
(MET-Y) 12.03.2008 15:49 TSİ