Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi, çeşitli il ve ilçe kongrelerinde yaşanan olayların hizmet yarışı anlayışından kaynaklandığını, hizmet yarışı dolayısıyla bazı tartışma ve sürtüşmelerin yaşandığını, bundan endişe etmemek gerektiğini söyledi. Selvi, "Bu olaylar CHP'yi yok etmeye, yıpratmaya çalışanları sevindirmemelidir" dedi.
Bazı ziyaret ve temaslarda bulunmak için Balıkesir'e gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Cevdet Selvi, beraberindeki CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan ile birlikte partisinin il teşkilatını ziyaret etti. İl Başkanı İrfan Barış ve yeni seçilen Merkez İlçe Başkanı Ekrem Dinkçi ile görüşen Cevdet Selvi, Tes-İş Sendikası'nı da ziyaret ederek, yeniden seçilen şube başkanı Feridun Yükselir'i tebrik etti.
Tes-İş Sendikası'nı ziyaretinde İHA'nın sorularını cevaplayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi, son günlerde partisinin ilçe ve il kongrelerinde yaşanan gerginlik ve çıkan olaylar ile Haluk Koç'un genel başkan adaylığı ve kurultay süreci hakkındaki düşüncelerini anlattı. CHP kongrelerindeki olayların temel dayanağında genel bir bunalım, bunun içinde de bir hizmet yarışı anlayışının bulunduğunu kaydeden Selvi, "Türkiye, ekonomik, sosyal, siyasal açıdan ve uluslararası dış politika ve ilişkiler konusunda
ciddi bir bunalım yaşamaktadır. 5 yıldır umutla bekleyen yurttaşlarımız, söylenen sözlerin yerine gelmediğini, verilen vaatlerin gerçek olmadığını yaşayarak gördü. Elbet bu bunalımlı toplumla tüm kurumlar, demokrasiden yana, laik demokratik sosyal devletten yana olan tüm kişi ve kuruluşlar ciddi bir sıkıntı içinde. Sorumluluğu olan partiler de elbet bu sorunlardan bir an önce kurtulma gayretini demokratik yoldan göstermekte. Bu ortamda CHP de bir kurultay kararı almıştır, imkanı olmasına rağmen
ertelememiştir. Bu kurultay takvimi başlamış, tüm ilçelerimizde ve illerimizde yeni bir seçim söz konusudur. Tabii bunalımlı, sıkıntılı toplumda bir an önce bu olumsuzluklardan kurtulmak anlayışı, psikolojisi, bu hizmet yarışını da hızlandırmış, biraz da keskinleştirmiştir. Demokratik seçimlerin olduğu yerde hizmet yarışı olur. Bu hizmet yarışı da zaman zaman önlemeyen bazı sıkıntı ve sürtüşmeleri de getirir. Bunlardan endişe etmemek lazımdır. Herkes bu tartışmaları genel bunalımın etkisiyle yapabilir.
Ama, demokratik sonuçlarla CHP kurultayını en kısa zamanda yapacaktır ve bu sorunları aşma konusunda bütün Türkiye'de tüm demokrat, yurtsever, solcular, sosyal demokratlarla Türkiye'nin bu makus talihini ve tehlikeli gidişini önleyecektir. Bu, kararlılığın yansımasıdır, demokrasinin, demokratik yarışın sonucudur. Bunlar ilçe, il ve kurultay seçimleri sonucunda bir bütün olarak partinin bir araya geleceğini gösteren olaylardır. Bu ufak tartışmalar, hatta sürtüşmeler her partide zaman zaman olmuştur. Bu
olaylar CHP'yi yok etmeye, yıpratmaya çalışanları sevindirmemelidir. CHP'yi, yurt severleri, Türkiye'yi gönülden sevenleri de üzüntüye ve mutsuzluğa sevk etmemelidir. Sonuçta sorumluluğunu ve görevini CHP ilk kurultayından sonra programıyla, çalışmalarıyla, ülke sathındaki etkin mücadelesiyle, Meclis'te ve komisyonlarda yaptığı mücadeleyle tüm Türkiye'de gerçekleştirecektir. Hazırlığı bu doğrultudadır, endişeye gerek yoktur" dedi.
Selvi, Haluk Koç'un genel başkan adaylığının da demokratik bir tercih olduğunu söyledi. Koç'un adaylığını bir hizmet yarışına talip olma şeklinde değerlendiren Cevdet Selvi, siyasi partinin genel başkan sıfatıyla ülkeyi yönetmeye talip olanların daha deneyimli ve kararlılık gösterecek lider niteliğinde kişiler olması gerektiğini belirtti. Kendileri için gelen ve gidenlerin değil, verilen mücadelenin önemli olduğunu ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir demokratik partide sendikalar dahil, sivil toplum örgütleri, dernekler, meslek odaları, tüzükleri çerçevesinde elbet aday olur ve bir hizmet yarışına talip olabilir. Bunda bir sakınca da yoktur. Sadece, Türkiye gibi sorunlar yumağı haline gelmiş bu ülkenin biraz daha deneyimli, biraz daha birikimli, biraz daha kararlı yöneticilere ihtiyacı vardır. Onu da tabii ki aday olanlar takdir edecektir. Bu, ülkeyi yönetmeye talip olanların hepsinin çok düşünmesi gereken bir olay. Verdiğim mesajlar parti içi
muhalefeti de, parti içi iktidarı da ilgilendirir. Önemli olan Türkiye'nin geleceğidir, önemli olan CHP'nin ilkeleri, programı doğrultusunda Anayasa'da açık belirtilen laik, demokratik, sosyal hukuk devleti doğrultusunda düşünenlerin, ülkenin bu konumunu ve bu durumunu bilerek daha sorumlu davranması talebidir. Herkes katkıda bulunmak ister. Biz parti olarak, kim gelirse gelsin, kim giderse gitsin bu ülkenin aydınlık geleceği için ölünceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bölünmesini önlemek için, milletin
birbirine düşürülmesini önlemek için, bu ülkede yaşayan insanların kardeş gibi özgürlük içinde, güvenlik içinde, üreterek, uluslararası alanda başını öne eğmeyecek, bu ülkenin yurttaşı olmanın gururunu duyacak bir toplum oluşması için her yerde her aşamada mücadelemizi sürdüreceğiz. CHP'nin misyonu da, görevi de budur. Türkiye için kardeşliği, birliği, bütünlüğü sağlamak zorunluluğu vardır. Onu ayıranlara karşı da en sert tedbirlerimizi, halkı bölmeye kalkanlara karşı en sert mücadelemizi vermeye hazırız."
(YU-MŞ-CC-Y)