KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, dün akşam Güney Kıbrıs'ın önde gelen işadamlarından turizmci Konstantinos Lordos'un, Larnaka Lordos Beach Otel'de onuruna verdiği akşam yemeğine katıldı.
Sosyal içerikli olduğu açıklanan akşam yemeğine, DİSİ Partisi lideri Nikos Anastasiades'in yanı sıra, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi eski başkanlarından Yorgo Vasiliu, eski dışişleri bakanlarından Nikos Rolandis, eski hükümet sözcüsü Michael Papapetru, DİSİ yetkililerinden Keti Klerides başta olmak üzere, önde gelen bir çok Rum siyasetçi, KKTC iş çevrelerinde faaliyet yürüten sivil toplum örgütü yetkilileri ve Güney Kıbrıs'tan işadamları ile sivil toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan bir heyet katıldı.
Yemekte Başbakan'a CTP-BG Milletvekili Teberrüken Uluçay ile Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ahmet Muratoğlu eşlik etti.
İki toplum arasındaki ilişkileri geliştirmek ve yeni ilişkilerin oluşmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen yemekten önce sohbet eşliğinde gerçekleşen kokteylin ardından yemeğe geçilirken, yemekte sırasıyla Konstantinos Lordos ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer konuşma yaptı.
Başbakan Soyer yaptığı konuşmada, Lordos'a davetinden dolayı teşekkür ederek, yıllar önce Lordos ile İngiltere'de ilk tanışmasına ilişkin bir anısını anlattı.
O güne kadar çözümü ve barışı sadece solcuların savunduğunu zannettiğini belirten Başbakan, ancak o gün muhafazakar görüşlere sahip bir işadamının barış ve çözümü desteklediğini gördüğünü söyledi.
Kıbrıs'ta barış ve çözümün insanlar hangi siyasi görüşten olursa olsun, ortak değerler olması gerektiğini vurgulayan Başbakan, ana dili ister Türkçe, isterse Yunanca olsun, insanların Kıbrıs'ta çözümü savunma ve gelecek için yürümesi gerektiğini kaydetti.
Başbakan Soyer, Güney Kıbrıs seçimlerinden sonra yeni umut kapılarının açıldığını ifade ederek, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın 21 Mart'ta vardıkları anlaşmanın kendilerine büyük ümit getirdiğini, çalışma grupları ve teknik komitelerin çalışmalarının başarıya ulaşacağından ümitli olduğunu dile getirdi.
Haziran'da iki liderin görüşmelere başlamasının en büyük arzusu olduğunu kaydeden Soyer, bir an önce iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federal bir Kıbrıs'a ulaşılmasını diledi.
BM parametrelerinin temel alınması gerektiğini vurgulayan Soyer, "Enerjimizi bir birimize karşı harcamamalıyız. Enerjimizi birleştirerek adayı çekim merkezi yapmalıyız" dedi. İki tarafın bir birine karşı kavramlar yoluyla suçlamalarının bitirilmesi gerektiği konusunda Lordos'a katıldığını ifade eden Soyer, yeni unsurların tartışılması gerektiğini belirtti.
Soyer, ortak çalışma yapılabilecek alanlardan örnekler vererek Kıbrıs'ın "ortak vatan" olduğunu vurgulayarak, "Neden daha yaşanır bir hale getirmeyelim?" dedi.
Adadaki barışın sadece Kıbrıslı Türk ve Rumlar arasında olmaması gerektiğini, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilerin de geliştirilmesi için bir yol olması gerektiğini vurgulayan Soyer, çözüm ve barış yoluyla, Birleşik Kıbrıs çerçevesinde Avrupa'ya bir güzelliğin armağan edilebileceğini söyledi ve bu tür buluşmaların devamını diledi.
Lordos ise "Hepinizi içtenlikle selamlıyorum" diyerek başladığı konuşmasında, yemeğin Kıbrıslı Türk arkadaşlarını onurlandırmak, onlara saygılarını ve dostluklarını göstermek için verildiğini kaydetti.
4 yıllık bir yabancılaşma ve konfrontasyon döneminden sonra sorunlara çözüm bulmak için yeni bir çabanın başında bulunulduğunu belirten Lordos, "alametlerin" iyi olduğunu, iki lider ve liderliklerin dostluk havasında bulunduğunu ve insanların çözüme olan ihtiyacının anlaşıldığını, buna ulaşmak için taahhütte bulunulduğunu kaydedereki "Şimdi net bir çoğunluğun çözümü desteklemesiyle işler daha da kolay" dedi.
Lordos, Cumhurbaşkanı Talat'ın, "Hristofyas şanslı çünkü yanında Anastasiades gibi bir muhalefet lideri var" dediğini kaydederek, Talat'ın da Soyer'den dolayı en az Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas kadar şanslı olduğunu ifade etti.
Bir sorunu çözmek için 2 metot bulunduğunu, bunların "konfrontasyon ve ,işbirliği" olduğunu belirten Lordos, "Olayımızda 2 zorunluluk var, biri sorunu çözmek, diğeri kalıcı bir ortaklık kurmak, ikisine de ulaşmanın yolu işbirliğidir" dedi.
Lordos, liderlere de bu umut vaat eden yeni çabada yardımcı olmanın "ortak düşünceler" olarak nitelendirdiği yollarını da şöyle sıraladı, "Temasta olalım, iki tarafta da sürekli görüşelim, içten konuşalım, endişelerimizi ortaya koyalım, görüş alışverişinde bulunalım ve yapıcı olalım. Olayları takip edelim, görüş sahibi olalım ve özgürce ifade edelim. Liderlere yakın olalım, halkın endişelerini daha iyi anlamalarına yardım edelim, bizi kısır döngüden çıkaracak cesur, riskli kararlar almaları için cesaretlendirelim." "KIBRIS-TÜRKİYE-YUNANİSTAN BÖLGEDE AVRUPA'NIN KALESİ OLABİLİR" Lordos, söz konusu "ortak" düşüncelerin yanı sıra kendi şahsi görüşlerini de özetle şöyle sıraladı, "Halkı olası çözüm için eğitmek acil bir durum haline geldi. Herkes 'ver-al' konusuna olan gerekliliği anlamalı. Herkes fedakarlıklar yapılası gerektiğini ve bunun daha güvenli ve müreffeh bir geleceğe ulaşmak için yatırım olduğunu kabul etmeli. Birbirimize karşı kibar, anlayışlı ve cömert olmalıyız. Karanlıktan tek çıkış yolu bu. Kurumlarda ve etkinliklerde birbirimize karşı tacizleri durdurmalıyız.
Yunanistan ve Türkiye'ye saldırmaktan vazgeçmeliyiz. Sorunun parçası onlar, ama çözümün bir parçası da onlar. İkisi de bize yakın büyük bölgesel güçler ve ileride dostluk ve ittifak içinde olmayı dilediğimiz güçler. Şimdi de gelecekte de bize karşı güven içinde hissetmelerini sağlamalıyız. Kıbrıs-Türkiye-Yunanistan, 3'ü birlikte bu hassas bölgede Avrupa'nın kalesi olabilirler. 3'ünü bir nsurların tartışılmas araya getir'artışılması gerektimek çıkarımızadır." Konuşmaların ardından Lordos, kadehini Türkçe olarak "Şerefe" diyerek kaldırdı.
Yemeğin mönüsünü ise tütsülenmiş salmon ve beyaz şarap, hardal ve taragon soslu sığır filetosu, haşlanmış sebze, patates kroket, kırmızı şarap, tatlı olarak lemon bavaroise ve filtre kahve oluşturdu.
Bu arada yemek sırasında masaların üzerinde mönülerin yanına ve yemek salonuna girişte bir panoya, üzerinde "E.T. Evine Gidiyor, Bırakın Konuyu Şimdi Çözelim" ifadesi ve E.T. filminin afişinde kullanılan fotoğrafın bulunduğu kağıtlar konulduğu gözlemlendi.
(MG-NO-NO-BA-Y)