Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kapsamlı anayasa değişikliğimizin içinde zaten partilerin kapatılmasını zorlaştıracak çalışmamız vardı. Süreci hızlandırmış oluyoruz" açıklamasına karşın AKP'nin hazırlattığı Anayasa taslağında AKP'nin kapatılmasını engelleyecek bir düzenlemenin bulunmadığı ortaya çıktı.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, Başbakan Erdoğan'ın Saraybosna'da yaptığı açıklama ile ilgili ANKA'nın sorularını yanıtladı. 1982 Anayasası ile AKP'nin hazırlattığı anayasa taslağı arasındaki parti kapatmaya yönelik düzenlemeleri değerlendiren Prof. Dr. Sancar, AKP'nin Prof. Dr. Ergun Özbudun başkanlığındaki heyete hazırlattığı anayasa taslağında siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin düzenlemenin 38. maddesinde yer aldığını anımsattı. Prof. Dr. Sancar, taslak metinde 1982 Anayasası'na göre siyasi partilerin kapatılması için bazı kısıtlamaların getirildiğini ancak, taslaktaki düzenlemenin AKP hakkında açılan davanın seyrini değiştirecek bir düzenleme olmadığını söyledi. Taslakta partilere kapatılma yerine ihtar verilmesi hükmünün getirildiğine işaret eden Prof. Dr. Sancar, şöyle dedi:
"Eğer bu değişiklik kabul edilirse Anayasa Mahkemesi'nin önce ihtar vermesi gerekir. Açılmış bir davaya bunun uygulanmasının mümkün olup olmadığı da tartışılabilir. Çünkü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının böyle bir talepte bulunması gerekiyor. Oysa Başsavcısı kapatma talebinde bulunmuş. Ona da sonuçta Anayasa Mahkemesi karar verecektir. Anayasa bu şekilde değiştirilse bile bu değişikliğin mevcut davada uygulanıp uygulanmaması konusunda son sözü yine Anayasa Mahkemesi söyleyecektir."
-"DAVA SONRASI YAPILACAK DEĞİŞİKLİK ETİK DEĞİL"-
Prof. Dr. Sancar, hakkında kapatma davası açılmış bir siyasi partinin, dava açıldıktan sonra meclisteki çoğunluğuna dayanarak kapatma şartlarıyla ilgili kendi lehine olacak bir değişiklik yapma niyeti isteği girişiminin normal şartlarda etik olmadığını söyledi.
Yeni Anayasa beklenmeden illa da bir değişiklik yapılacaksa bu değişikliğin siyasi partiler sistemini demokratik esaslara göre belirleyecek bir düzenleme olması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Sancar şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye'nin şartları gereği belli ölçülerde kabul edilebilecek olan bu girişim eğer sadece kendi lehlerine bir düzenleme olarak değil de, şu anda kapatma davasına maruz kalmış veya kapatma davası tehdidi altında bulunan bütün siyasi partileri eşit şekilde gözetecekse meşruiyeti çok daha fazla olur. Bu durumda sadece kendisini kurtarmak amacıyla bir değişiklik hazırlarsa bu ne siyasi ne de hukuki etik açıdan kabul edilebilir. AKP, siyasi partiler düzenini bir bütün olarak ele alan demokratik esaslara ve eşiklik ilkesine mutlaka uygun olan bir değişiklik yaparsa ancak bu şartlarda o etik aykırılık durumu daha kabul edilebilir bir hale gelir." (ANKA)
(İG/ZG)