Ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Suna Pekuysal'ın vefatı sanat çevresinde en çok çalışma arkadaşlarını üzdü.
İstanbul Şehir Tiyatroları'nda 1984 yılında sahnelenen ve 14 yıl aralıksız olarak oynanan "Lüküs Hayat"ın sahnelendiği dönemde, tiyatronun Genel Sanat Yönetmenliği görevini yürüten Gencay Gürün, "Lüküs Hayat"ın sahne rekorunda Suna Pekuysal'ın çok büyük bir payı olduğunu söyledi.
Gürün ANKA'ya yaptığı açıklamada, "Lüküs Hayat" ve başoyuncularından Suna Pekuysal'ı şöyle anlattı:
"Biz o zaman İstanbul Şehir Tiyatroları olarak ortalığı ayağa kaldıracak bir şey yapmak istiyorduk. Bu düşünceyle "Lüküs Hayat'ı sahneye koyma fikri ortaya attık. İşte o zaman Suna Pekuysal'ı özellikle kadroya dahil etmek istedik ve kendisi davetimle Şehir Tiyatroları'nda görev yapmaya başladı. Suna, "Lüküs Hayat"ta olağan üstü bir performans sergiledi, oyunu adeta uçurdu. Lüküs Hayat"ın sahne rekorunda Suna'nın çok bir payı vardır. O zamanlarda "Lüküs Hayat"ı izlemek için önemli bir Fransız rejisör gelmişti, oturmaya yer bile yoktu, "kendisi için problem olmayacağını" söyleyerek, yerde oturur şeklide izlemişti oyunu. O rejisör, Suna'dan nasıl etkilemişti. Suna için "Bulunmaz bir kadın, Avrupa'da bile böylesi çok az bulunur' demişti."
-"GÖZÜNÜZÜ ONDAN AYIRAMAZDINIZ"-
Gencay Gürün, Pekuysal'ın sahnede adeta bir yıldız olduğunu belirterek, "Gözünüzü ondan ayırmanıza izin vermezdi. Suna çok az bulunan bir "sahne kişiliği'ydi, sahneye çıktığı gibi sizi alır götürürdü. Müthiş bir oyuncuydu, bulunmaz bir aktristi. Çok üzgünüm. Türkiye için onu kaybetmek büyük bahtsızlık, ama böyle bir sanatçıya da sahip olduğumuz için de çok şanslıyız" diye konuştu.
-Keloğlan'IN ANASI-
Suna Pekuysal, 1970'li yıllarda Türk folklorunun önemli figürü "Keloğlan"ın film serisinde "ana" rolüyle de üstün bir başarı göstermişti.
Devlet Tiyatroları Başrejisörü ve filmdeki "Keloğlan" Rüştü Asyalı da, çalışma arkadaşını yitirmiş olmaktan büyük üzüntü duyduğunu dile getirdi. Asyalı, şöyle konuştu:
"Gerçekten çok üzgünüm, halka mal olmuş büyük bir sanatçıyı yitirdik. Bizim onunla 1971 yılından beri bir iş arkadaşlığımız vardı. O tarihten itibaren Keloğlan serisini çekmeye başladık. Keloğlan'ın anası rolünü oynadı uzun yıllar. O Keloğlanın bir anlamda benim "Canım anam, dertli anam"dı. O zamanlar genç bir sanatçı iken, belini büker, eline bastonunu alır yaşlı bir kadını oynardı. Onun üstesinden gelemeyeceği rol yoktu, o ışıklı bir oyuncuydu. Keloğlan'ın annesi olarak Türk foklor tarihinde adı kalacaktır." (ANKA)
(GO/ZG)