Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Alifeyyaz Paksüt, ''Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçildikten sonra Orgeneral Başbuğ ile 2 veya 3 kez görüştüm. Birinci görüşme Başbuğ'un Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na seçildiğinde tebrik ziyareti niteliğinde, ikinci görüşmeyi hatırlamıyorum. Üçüncü görüşme ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak'ın kuzeyine yönelik başlattığı harekatın bitirilmesinden birkaç gün sonra gerçekleştirildi'' dedi.
Paksüt, bir gazetede yer alan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ile görüştüğü yönündeki haber üzerine bazı gazetecilere Kavaklıdere Tenis Kulübünde eşi Ferda Paksüt ile açıklama yaptı.
NATO'daki görevi sırasında bir çok siyasetçi ve askeri makamlarla birlikte çalıştığını, çok yakın dostluklar kurduğunu anlatan Paksüt, 1993-1997 yılları arasında eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün de aralarında bulunduğu bir çok general rütbesindeki askerle dostluklar kurduğunu, ilişki içerisinde olduğunu söyledi.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'un NATO'da Tümgeneral rütbesiyle Türk Askeri Temsil Heyeti Başkanlığı görevini yürütürken 1995-1997 yılları arasında birlikte çalıştıklarını saygı, sevgi çerçevesinde dostluk kurduklarını dile getiren Paksüt, 2002-2004 yılları arasında Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği görevini yürüttüğü sırada uğradığı bombalı saldırının ardından kendilerine ilk geçmiş olsun dileklerini ileten kişiler arasında Orgeneral Başbuğ ve eşi Sevil Başbuğ'un da bulunduğunu anımsattı.
Osman Paksüt, ''Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçildikten sonra da 2 veya 3 kez Orgeneral Başbuğ ile görüştüm. Birinci görüşme Başbuğ'un Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na seçildiğinde tebrik ziyareti niteliğinde, ikinci görüşmeyi hatırlamıyorum. Üçüncü görüşme ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'ın kuzeyine yönelik başlattığı harekatın bitirilmesinden birkaç gün sonra gerçekleştirildi'' diye konuştu.
Başbuğ'a son ziyaretini harekatın başarısından dolayı tebrik ve 27 askerin şehit olmasından dolayı başsağlığı ziyareti kapsamında gerçekleştirdiğini ifade eden Paksüt, şunları kaydetti:
''Öğleden sonra gittiğimi hatırlıyorum ama tam zamanını hatırlayamıyorum. Ziyaretimin girişini, çıkışını ve ziyarete ilişkin bütün ayrıntıları, 3 ay sonra gazetede yayınlayan, yayınlatan kişiler hareketlerimi izletiyor. Bu durum izlenme olayının bir kuruntu olmadığını gösteriyor. Görüşmenin yapıldığı zaman kapatma davasının bulunmadığının altını çiziyorum. Başörtüsü davası yeni açılmış olabilir. Konumuz bu değildi. Konunun bu olması kadar da yanlış bir şey olamaz.''
Haberin yer aldığı gazetede ''Orgeneral Başbuğ ile görüşme yaptığı katın boşaltıldığı'', ''güvenlik kameralarının karartıldığı'' yönündeki haberlerin de ''asılsız'' olduğunu söyleyen Paksüt, ''Görüşmeye esrarengizlik katmak için bu ayrıntıların uydurulduğunu'' belirtti.
''Türk Silahlı Kuvvetleri ve Anayasa Mahkemesi'nin ilişkilendirilmeye çalışıldığını'' ifade eden Paksüt, şöyle konuştu:
''Mahkeme ve TSK'nın 'mahkemenin gündemindeki davalarla ilgili iletişim içerisinde olduğu' ve 'TSK'dan mahkemeye baskı geldiği' yönündeki iddialar ilk değildir. Daha önce de öne sürülmüştür. Bu haberlerdeki maksadı seziyorum. Yüce Türk milletimizin de eşsiz zekasıyla bunu sezdiğine inanıyorum. Maksatlı bir ima yapıldığı kesindir. Bu gibi çirkin imalarla devletimizin kurumlarının ve kurumlarda görev yapan kişilerin yıpratılmasının hangi amaçlara hizmet edeceğinin takdiri yüce milletimize aittir.''
Paksüt, Orgeneral İlker Başbuğ ile görüşmesinin ''imalı bir şekilde'' bir gazetede yayınlanmasının millet tarafından gerektiği şekilde değerlendirileceğinden kuşku duymadığını dile getirdi.
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, ''dinlenildiği'' yönündeki iddialar üzerine suç duyurusunda bulunmadığını da belirterek, olayın ardından ilgili bakanların ve emniyet yetkililerinin yaptıkları açıklamalara ve verdikleri güvencelere ''devlete olan saygısından'' inandığını söyledi.