Orgeneral Başbuğ: "Kıbrıs Sorunu Ulusal Sorundur"
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kıbrıs Sorununun Türkiye'nin ve KKTC'nin Güvenliklerini de İlgilendiren Ulusal Bir Sorun Olduğunu Söyledi ve "Kıbrıs Sorununa, BM Çerçevesinde Bütünlüklü Müzakereler Yoluyla, Kapsamlı, Adil ve Kalıcı Bir Çözüm Bulunması Elbette İstenilen Bir Husustur.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kıbrıs sorununun Türkiye'nin ve KKTC'nin güvenliklerini de ilgilendiren ulusal bir sorun olduğunu söyledi. Orgeneral Başbuğ, Irak'ın toprak ve siyasi bütünlüğünün korunması gerektiğini belirtti ve "Toprak ve siyasi bütünlüğünü koruyamamış Irak'tan en çok zarar görecek ülke Türkiye'dir" dedi.
Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tan devralan Orgeneral Başbuğ, devir-teslim töreninde yaptığı konuşmada dış politikaya da değindi. Kıbrıs sorununun Türkiye'nin ve KKTC'nin güvenliklerini ilgilendiren ulusal bir sorun olduğunu belirten Orgeneral İlker Başbuğ, şunları söyledi:
"Kıbrıs sorununa, BM çerçevesinde bütünlüklü müzakereler yoluyla, kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması elbette istenilen bir husustur. Gerçekte Kıbrıs sorununa kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözümün bulunması isteniyorsa herkes tarafından; ilk önce Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin 1959/60 anlaşmalarına dayalı "1960 Kıbrıs Cumhuriyeti' olmadığının, KKTC'nin bir gerçek olduğunu, eşit ve egemen şekilde Kıbrıs Türk halkının ve garantör devlet olarak Türkiye'nin kabul edebileceği bir çözüm ortaya konulmadan, sorunun çözülemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir."
-IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ-
Konuşmasında bölge sorunları çerçevesinde Irak'a değinen Orgeneral Başbuğ, Türkiye için Irak'a ilişkin öncelikli, önemli siyasi hedefin, Irak'ın toprak ve siyasi bütünlüğünün korunması olduğunu bildirdi. Orgeneral Başbuğ şöyle dedi:
"Irak'ta bugüne kadar oluşan ve gelecekte oluşabilecek gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini önemli boyutlarda etkilemeye devam edecektir. Bu nedenle Irak'la ilgili sorunların her zaman yönetilebilecek seviyede tutulması çok önemlidir. Bunun için de, devletin ilgili kurum ve kuruluşları arasında görüş birliğinin ve koordinasyonun sağlanması zorunludur.
Türkiye için Irak'a ilişkin öncelikli, önemli siyasi hedef; Irak'ın toprak ve siyasi bütünlüğünün korunmasıdır.
Toprak ve siyasi bütünlüğünü koruyamamış Irak'tan en çok zarar görecek ülke Türkiye olabilir. Irak'taki mücadelenin esasını, politik gücün ve Irak'ın gelir kaynaklarının paylaşımını oluşturmaktadır. Bulanabilecek bir denge ile bu sorun aşılabilir.
Irak'ın kuzeyindeki oluşum ise diğer bir gerçektir. Bu oluşum Irak'ın toprak ve siyasi bütünlüğünün aleyhine gelişmemelidir. Bu nedenle, başlangıçtan itibaren savunduğumuz gibi Kerkük'e özel bir statü verilmesi çok önemlidir. Aksi durumlar herkes için Irak'taki durumu daha da içinden çıkılmaz bir duruma getirebilir.
Böyle bir durumda Irak'taki soydaşlarımız olan Türkmenlerin çatışan taraflardan biri haline gelmesi Türkiye için bir endişe kaynağıdır.
Bölücü terör örgütünün Irak'ın kuzeyinde barınması ve bu bölgeden beslenmesi Irak'a ilişkin bir diğer önemli sorunu oluşturmaktadır. Irak Merkezi Yönetiminin ve şu anda Irak'ın kuzeyinde bulunan Bölgesel Yönetimin bu bölgedeki terör unsurlarına karşı etkin yaptırımlarda bulunmasını beklemekteyiz. Bölgenin güvenliği ve huzuru bu beklentinin karşılanmasını zorunlu kılmaktadır."
TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİ-
Orgeneral Başbuğ Türk-Amerikan ilişkilerinin iki ülkenin ortak değerleri üzerine inşa edildiğini belirtti ve "Bugün bu ilişkiler iki ülke için her zaman olduğundan çok daha önemlidir. Türkiye'nin ABD ile olan ilişkileri belirli bir konuya bağlanmayacak kadar geniş ve kapsamlıdır" dedi.
-GÜVENLİK STRATEJİSİNİN DÖRT TEMEL DAYANAĞI-
Orgeneral Başbuğ, Türkiye cumhuriyetinin sahip olacağı güvenlik stratejisinin dört temel dayanağı olması gerektiğini söyledi. Başbuğ bu dört temel dayanağı şöyle açıkladı:
"-Ülkenin toprak bütünlüğüne, ulusal birliğine ve cumhuriyetin temel niteliklerinin devamlılığına yönelik risk ve tehditlere karşı gerekli tedbirlerin alınması,
-Çevremizde olabilecek simetrik risk ve tehditlere karşı ve yaşadığımız coğrafyada Lozan Antlaşması ile kurulan mevcut dengeleri ve ulusal menfaatleri korumak için caydırıcı bir gücün varlığı,
-Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin sağlanması ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki ulusal menfaatlerinin ve güvenliğinin temel noktalarını oluşturan hak ve menfaatlerin korunması,
-Uluslararası terörün Türkiye'deki faaliyetlerinin ve ülke dışındaki menfaatlere zarar vermesinin önlenmesi ve BM ya da NATO şemsiyesi altında alınabilecek barışı koruma önlemlerine hazır olunmasıdır." (ANKA)
(ÜNS/ZG)










