Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi (OETK) Başkanı Erkut Özerman, otomotiv üretimi konusunda Orta Avrupa'ya önemli tutarlarda bir doğrudan yatırım olduğunu, Türkiye'nin ise bunu fırsatı kaçırdığını belirterek, "Önümüzdeki 10 yıl içinde hafif ticari araçlar Türkiye'den gidecek. Bunun sinyallerini görüyoruz. Türkiye'de B ve C segmenti otomotiv üretimi artacaktır" dedi.
OETK'nın düzenlediği basın toplantısında konuşan Erkut Özerman, sektörün 50. yılının son 10 yılını parlak başarılar yaşayarak geçirdiğini, tasarımdaki yetkinliğinin arttığını, firmaların yeni ürünler için yarışır hale geldiğini ve Ar-ge çalışmalarına ağırlık vermeye başladığını söyledi. Otomotiv sektörünün büyüdüğünü, büyük başarılara imza attığını vurgulayan Özerman, endüstri hakkında "katma değer yaratmıyor" şeklindeeleştiriler de bulunduğunu ifade etti. Özerman, sektörün ithal ara malların monte edildiği yönünde haksız eleştirilerle karşı karşıya kaldığına savunarak, dile getirilen bu söylemleri "yanlış bilinenler" olarak nitelendirdi.
Özerman, 2006'da 600 milyon dolar dış ticaret fazlasıyla kapatan sektörün, 2007'de 3.5 milyar dolarlık fazlaya imza attığını, bu yılın Ocak-Nisan arasında da 2.6 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla yılı yaklaşık 7 milyar dolar fazlayla kapatacağını vurgularken, sektörün "cari açığın ilaçlarından biri" olma yolunda ilerlediğini söyledi.
A, B segmentinde binek otomobil üretimi yerine Türkiye'de hafif ticari araç üretiminin daha yüksek olmasının nedeninin sorulması üzerine Özerman, yatırımlarda Orta Avrupa'ya doğru ciddi bir yönelimin bulunduğunu, Türkiye'nin bunu kaçırdığını kaydetti. Özerman, "Önümüzdeki 10 yıl içinde hafif ticari araçlar Türkiye'den gidecek. A segmenti biraz zor ala B ve C segmentinde otomobil üretimi ortaya çıkacak. Türkiye'de, bunun sinyallerini görüyoruz" diye konuştu. Özerman, binek araç üretiminin, hem ihracatta hem de üretimde katma değerinin yüksek olduğunu vurgularken, 10 yıl sonra hafif ticari araç üreticilerinin daha ucuz üretim yapabilecekleri ülkelere kayacağını öngörüsünü ifade etti.
Türkiye'de sektörün Ar-Ge yatırımlarına yönelmeye başladığını, bunun da hem üretimi, hem ihracatı garanti altına alan unsurlar olduğunu kaydeden Özerman, "Sektör tam kapasiteyle çalışıyor. Ürettiği ürünün yüzde 70-75'ini ihraç ediyor. Bu yılı, 1.3 milyar adetlik araç, 1milyona yaklaşan araç ihracatı ve 25 milyar dolarlık gelirle kapatmayı planlıyoruz" diye konuştu.
Özerman, Hyundai, Toyota ve Renault'nun binek otomobil alanında üretim çalışmaları bulunduğunu, ancak ortada somut bir yatırım planının bulunmadığına dikkat çekti.
Vergilere ilişkin soru üzerine Özerman, sektörün tamamen kayıt altında olduğunu, vergisini tamamen ödeyen bir sektör yapısına sahip olduklarını anlattı.
Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi Cengiz Kabatepe de otomotiv endüstrisinin katma değerinin oldukça yüksek olduğunu, yüzde 10 katma değerle çalıştığı söylenen sektörün, yarattığı net katma değerin yüzde 40'ın altında olmadığını savundu.
Katma değer yaratmadığı söylenen sektörün 250 bin nitelikli insan gücünü istihdam ettiğini vurgulayan Kabatepe, devletin sektöre Ar-Ge desteği vermesinin önemine dikkat çekerken, enerji maliyetlerinin yüksek olmasının hala üretici için önemli bir sorun olduğunu dile getirdi.
Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği Başkan Vekili Ferit Süneli ise sektörün katma değer yaratmadığına ilişkin tartışmaların cari açığın yükseldiği dönemlerde dile getirildiğini belirterek, sektörün "cari açığa derman" nadir sektörlerden biri olduğunu kaydetti. Sektörün hedefinin, tasarım ve pazarlama faaliyetlerinde kendisini geliştirecek, katma değeri yüksek ürünler üretmesi gerektiğini belirten Süneli, "Bu oyunu doğru dürüst oynarsak, tasarım ve dizaynda Türkiye'nin üst olması için hiçbir engel olmaz" dedi. (ANKA)
(EYL/NB/ZG)