DTP Iğdır Milletvekili
Pervin Buldan'ın kayınbiraderi Nihat Buldan 90 kilogram eroinle ilgili hakim karşısına çıktığı ilk duruşmada, hakkındaki suçlamamaları reddederek tahliyesini talep etti.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Buldan'ın da aralarında bulunduğu 8 sanık katıldı. Kimlik tespiti sırasında mesleği sorulan Nihat Buldan, cezaevinden yeni çıktığı için boşta olduğunu ifade edince, Buldan'ın mesleği tutanağa ''boşta gezer'' olarak geçti. Duruşmada söz alan Buldan, İngiltere'de cezaevindeyken tanıdığı Yılmaz Kaya ile Ali Erson dışında sanıklardan kimseyi tanımadığını söyledi. 2001 yılında uyuşturucu suçundan yakalandığını ve 4 yıl İngiltere'de yattıktan sonra Türkiye'ye getirildiğini, yakalanmadan 4 ay öncede tahliye edildiğini anlatan Buldan, mahkeme başkanının "Neden buradasın'' şeklindeki sorusuna, ''Ben de onu soruyorum'' diye yanıt verdi.
Buldan, memleketinden tanıdığı hakkında yakalama emri bulunan Ali Balin'in kendisi gibi hepatit B hastalığına yakalandığı için yanına geldiğini de belirtti. Uzaktan akrabası olan Balin'i Ataköy'den alıp evime götürdüğünü söyleyen Buldan, "Daha sonra Esenkent'e arkadaşının yanına gittik. Onun kimle görüştüğünü bilmiyorum. O gece bizde yattık. Benim haberim yokken erkenden çıkıp gitmiş. Polisler geldiğinde Ali Balin'i sordu. 'Odada yatıyor' dedim. Kapıyı açtığımızda odada olmadığını gördük" şeklinde konuştu. Buldan ayrıca, Yılmaz Kaya ve Ali Balin ile yaptığı telefon görüşmelerini kabul ettiğini ve bunların suç teşkil etmediğini, günlük yaşantısıyla ilgili olduğunu ifade ederek, Balin'in kendisi cezaevindeyken ailesiyle ilgilendiğini de sözlerine ekledi.
Uyuşturucunun taşımacılığını yaptığını anlatan Yavuz Çakır ise Yüksekova'da mazot sattığını, müşterisi olan Nebi Aybalık'ın kendisine uyuşturucuyu götürmesi için yaptığı 10 milyar liralık teklifi maddi durumu iyi olmadığı için kabul ettiğini, bu kişinin Isuzu marka kamyonet alarak, işlemlerini kendisinin üzerine yaptığını kaydetti. Kurban Bayramı'na 3 gün kala şahsın kendisini arayarak uyuşturucunun hazır olduğunu söylediğini belirten Çakır, "Zula yerlerini gösterdi. Ben de ehliyetim yetersiz olduğu için Muzaffer Özpazar'a trafik olduğunda arabayı kullanması için teklifte bulundum. Onunla birlikte İstanbul'a geldik. O şüphelenmesin diye önce Levent'ten kömür alıp Çerkezköy'e gittik. Bana verilen numarayı arayarak geldiğimi söyledim. Selahattin Taş bizi alarak Çerkezköy'de bir köye getirdi. O gece orada kaldık. Sabaha karşı araçtan Selahattin Taş ile birlikte uyuşturucuyu zula yerlerinden çıkartarak boşalttık. Kömürü de oraya bıraktım. Sonra Muzaffer ile birlikte İstanbul yoluna girdiğimizde polisler yakaladı" dedi ve çok pişman olduğunu söyledi.
Çayır'ın, İstanbul'dan duvar boncuklarından almaya gideceğini söyleyerek, arabayı kullanması için kendisine yaptığı 600 milyon lira teklifi kabul ettiğini ifade eden Muzaffer Özpazar da, trafik olduğunda arabayı kullandığını, ancak uyuşturucudan haberi olamadığını öne sürdü. Diğer sanıklar da duruşmadaki ifadelerinde suçlamaları reddederek tahliyelerini istedi.
Mahkeme heyeti, dava dosyasında yer alan 06 BK 2274 plakalı arabanın DTP Milletvekili Pervin Buldan'ın adına kayıtlı olduğunu tutanağa geçirirken, suç tarihinde bu arabayı kullandığı ileri sürülen Nihat Buldan da, aracın yengesi olan Pervin Buldan'a ait olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamın karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
(YM-ED-Y)