Meclis Milli Eğitim Komisyonu'nda, Ağrı Dağı Üniversitesi'nin adının Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi olarak değiştirilmesini öngören tasarının görüşmeleri sırasında iktidar ile milletvekilleri arasında ilginç diyaloglar yaşandı. CHP Yalova Milletvekili
Muharrem İnce, üniversitelere işadamlarının isimlerinin verilmesini "bas parayı değiştir tabelayı" anlayışının bir ürünü olarak değerlendirirken "Kemal Horzum'a da zamanında Kızılay üstün hizmet madalyası vermişti" dedi. CHP Sinop Milletvekili
Engin Altay ise İbrahim Çeçen'in isminin Ağrı Dağı Üniversitesi'ne öldükten sonra verilmesini önerdi. Komisyon toplantısında 9. Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel ve İzzet Baysal'ın isimlerinin üniversitelere verilmesi de gündeme gelirken Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, "bu isimlere günün birinde ya yanlış yaparsa diye bakarsak bu hukukun temel mantığına da aykırı olur" dedi. Bakan Çelik isminin köy okuluna verilmesine bile müsaade etmediğini dile getirdi.
Ağrı Dağı Üniversitesi'nin adının Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi olarak değiştirilmesine ilişkin yasa tasarısı Meclis Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda görüşülerek kabul edildi. AKP Ağrı milletvekillerinin de katılarak destek verdiği komisyon toplantısında, görüşmeler sırasında iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında ilginç diyaloglar da yaşandı. Tasarı hakkında konuşan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ilk ve orta öğretimdeki kampanyaları yüksek öğrenime de yaygınlaştırmak istediklerini söyledi. İşadamı İbrahim Çeçen'le Ağrı'da bir üniversite kurulması halinde bunun maliyetini karşılayacağı yönünde bir protokol imzaladıklarını belirten Bakan Çelik, Çeçen'in üniversite için 100 milyon dolara kadar harcama yapacağı taahhüdünde bulunduğunu söyledi.
"BU NASIL HAYIRSEVERLİK"
Komisyonda tasarının tümü üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, Ağrı Dağı üniversitesinin Ağrı İbrahim Çeçen üniversitesi olarak değiştirilmesini eleştirdi. Hayırseverliğin, yaptığının karşılığını beklememek olduğunu belirten Serter, "Siz adımı verin ben parayı vereceğim" anlayışının olmayacağını belirtirken, Şahenk ailesinin Niğde Üniversitesi'ne büyük yatırımlar yaptığını ancak isminin üniversiteye verilmesini talep etmediğini söyledi. Serter, "Üniversitelere şahısların isimlerini verirseniz, oralardan
mezun olacak öğrenciler o okuldan alacakları diplomalarla uluslararası alana gittiklerinde zor durumda kalacak'' dedi. ABD ve Avrupa'da, vakıf üniversiteleri dışında şahıs isminde üniversite bulunmadığını belirten Serter, Türkiye'de, sadece Abant İzzet Baysal Üniversitesinin bulunduğunu bunun da tek örnek olarak kalması gerektiğini söyledi. Serter, üniversiteye isim verilirken paranın tek değer olmaması gerektiğini de kaydetti.
"BAS PARAYI DEĞİŞTİR TABELAYI"
Komisyonda CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ise 'bas parayı değiştir tabelayı' anlayışının tüccar siyaset anlayışının ürünü olduğunu belirterek üniversite isimlerinde bu yolun açılmaması gerektiğini söyledi. İnce, "kendisine devlet üstün madalyası verebiliriz, Meclis'in en üst beratını verebiliriz ama üniversiteye adını vermeyelim. Kemal Horzum'a zamanında Kızılay üstün hizmet madalyası vermişti. İbrahim Çeçen de öyle demiyorum ama bunun yolu açılmamalı" diye konuştu.
"ÖLDÜKTEN SONRA İSMİNİ VERELİM"
Komisyonda CHP Sinop Milletvekili Engin Altay da, İbrahim Çeçen'in isminin öldükten sonra üniversiteye verilmesini önerdi. Altal, "Yapar diye söylemiyorum ama insanlık hali yanlış bir durum içinde olabilir. Toplumun genel ahlakında kabul görmeyecek bir hal gelebilir başına. O zaman ne yapılacak? Üniversitenin ismi mi değiştirilecek. En doğrusu öldükten sonra isminin verilmesi" dedi.
"BU DEVLETİN ÜNİVERSİTESİ, AHMET'İN MEHMET'İN DEĞİL"
MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, hayırsever işadamlarının devlet üniversitelerine yaptıkları katkıları olumlu bulduklarını ancak isimlerinin üniversitelere verilmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Bulut, "o insanı siz onore etmek isteyebilirsiniz ama bir başka parti gelir o da istediği kişinin ismini üniversiteye verir, bunun yolunu açmamak lazım. Bu üniversiteler devletin Ahmet'in Mehmet'in değil" diye konuştu.
DEMİREL VE BAYSAL DA GÜNDEME GELDİ
Komisyonda tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin ardından yeniden söz alan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ise ya günün birinde yanlış yaparsa diye düşünülmesinin hukukun mantığına aykırı olduğunu söyledi. Yandaş kavramıyla hareket ederek okullara hiçbir zaman isim vermediklerini belirten Çelik, başbakan, bakan, milletvekili, vali ya da kaymakam isimlerinin okullara verilmemesi doğrultusunda bir genelge yayınladığını belirterek "isminin köy okullarına bile verilmesine izin vermedim" dedi. Komisyonda İzzet Baysal ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in isimlerinin üniversitelere verilmesi de tartışma konusu olurken Bakan Çelik, "Sayın Demirel'in ismi üniversiteye verildi. Birgün yanlış yapar mı diye düşünülebilir mi?" dedi. CHP'li İnce ise "85 yaşına geldi artık yapamaz" karşılığını verdi.
"HEVESLENMESELER"
Komisyonda MHP'li Bulut'un AKP döneminde nüfus planlamasının özellikle gevşetildiğine ilişkin sözlerine ise Bakan Çelik ilginç bir karşılık verdi. Çelik "2003 yılında hükümeti kurduk eğer o zaman bir genelge yayınlasak ve 'yapabildiğiniz kadar çocuk yapın' desek insanlar da bunu bir emir olarak telakki edip bu işe heveslenseler, 9 aylık hamilelik süresini de hesaba katarsanız, bugün çocuklar 4 yaşında olurdu. Daha okul çağları bile gelmemiş olurdu" dedi. (ANKA)
(EG/ZG)