MHP Grup Başkanvekili Şandır Yargıtay'ın Kararını Değerlendirdi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Yargıtay'ın Jandarmanın Takip Yetkisini Bozan Kararının Türkiye'de Çok Yaygın ve Uzun Süreli İzleme Yapıldığını Resmen Ortaya Çıkardığını Belirterek, "Adeta Türkiye Gözaltında Tutulmaktadır.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Yargıtay'ın jandarmanın takip yetkisini bozan kararının Türkiye'de çok yaygın ve uzun süreli izleme yapıldığını resmen ortaya çıkardığını belirterek, "Adeta Türkiye gözaltında tutulmaktadır. Tüm insanların özel yaşamları ve haberleşme hürriyetleri ihlal edilmektedir. MHP'ye göre bu yüz kızartıcı bir haldir" dedi. Şandır, YÖK Kanunu'nun ek 17. maddesiyle ilgili mutabakatın AK Parti tarafından ihlal edildiğini de belirterek, "Türban yalnızca siyasetin değil Türkiye'nin sorunudur. Sürecin nasıl işleyeceğini bilemiyoruz" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Şandır, TBMM'de bir grup MHP milletvekiliyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Türk tarımının çok zor durumda olduğunu belirten Şandır, buğday üreticilerinin hükümetten bugünlerde bir açıklama beklediğini söyledi. MHP olarak buğday taban fiyatının 65 YKr olarak hemen açıklanmasını ve TMO'nun devreye girmesini beklediklerini ifade eden Şandır, gübre ve mazot desteklerinin de doğrudan yapılmasını istediklerini söyledi. Şandır, çiftçinin içinde bulunduğu durumun düzeltilmesi için bir an önce gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

MHP Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin ise, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çiftçinin susuzluk sorununa ilişkin seferberliği sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi için değil diğer bölgeler için de başlatması ve ülkenin tümünü kapsayan bir 'Sulama Tesisleri Acil Eylem Planı' açıklaması gerektiğini ifade etti. Buğday fiyatlarının hükümetin fiyat açıklamaması ve TMO'nun piyasaya müdahale etmemesi sonucu 50 YKr seviyesine kadar düştüğüne işaret eden Çirkin, çiftçinin, spekülatörlerin insafına bırakıldığını söyledi. Çirkin, "Eğer hükümet stratejik bir ürün olan buğdayda çiftçi maliyetini de göz önüne alarak tüketicilerin gıda güvenliğini korumak istiyorsa dünya piyasalarını iyi analiz etmeli ve açıklayacağı fiyat 65 YKr'den az olmamalıdır" diye konuştu.

Basın toplantısının sonunda Şandır, gazetecilerin sorularını cevapladı. Türkiye-Suriye sınırındaki arazilerin mayından temizlenmek üzere İsrail ve Amerikalılara verileceği iddiasının hatırlatılması üzerine Şandır, mayınlı arazilerin, mayınların temizlenerek üretime kazandırılmasını çok önemsediklerini, bu işin hızla bitirilmesi ve bu toprakların organik tarıma tahsis edilerek ülke ekonomisine katkı vermesini, bölge halkının kalkınmasına destek vermesini talep ettiklerini söyledi. Kanunun henüz çıkmadığına işaret eden Şandır, kanunun çıkmasının ardından şeffaflık içinde bir sürecin takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Şandır, "Bir takım ülkelere yap-işlet-devret modeliyle tahsis edilerek verileceği dedikodularını biz de duyuyoruz. Bunun kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. Bu topraklar Türkiye'nin ve Türk toplumunun ortak malıdır ve hudutlarımızdır. Özel bir muameleye tabi tutulması gerekir" şeklinde konuştu.

Şandır, Rusya'nın Türkiye'den yaş sebze ve meyve ithalatını durduracağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine ise bu dedikoduların her sene konuşulduğunu ve bunun çiftçiye zarar verdiğini belirtti. Böyle bir şeyin yaşanmayacağını ümit ettiklerini kaydeden Şandır, hükümetin bu konuda alınması gereken tedbirleri alması gerektiğini bildirdi. Bu tür dedikoduların, yaş sebze ve meyve üreticilerinin ürünlerinin ellerinde kalması ve değer fiyatının altında satılmasına neden olduğuna işaret eden Şandır, bu nedenle dedikodulara fazla itibar etmemek gerektiğini bildirdi.

Yargıtay'ın jandarmanın teknik takip yetkisine onay veren mahkeme kararını bozmasının ardından Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in kararın hem MİT'i, hem emniyeti kapsaması gerektiği yönünde açıklamada bulunduğunun hatırlatılması üzerine Şandır, bu konuda hükümetin acz içinde olduğunu söyledi. Hükümetin yaşadığı bu acziyetin Türkiye'ye yüz kızartıcı bir olay yaşattığını öne süren Şandır, güvenlik güçlerinin talebiyle çok yaygın ve uzun süreli izleme yapıldığının resmen ortaya çıktığını belirtti. Şandır, şunları söyledi:

"Türk Telekom'dan tüm elektronik postaların, mesajların 3 ay süreyle izlendiği, kayıt altına alındığı resmen açıklanmıştır. Bu konudaki yaşanan hukuki işlemde bugün yeni bir aşamaya gelinmiştir. Yargıtay bu noktadaki kararı iptal etmiştir. Bu da göstermektedir ki Türkiye'de hukuk için ve hukuk dışı çok yaygın bir izleme, dinleme, dosya tutma, takip etme hadisesi yaşanmaktadır. Adeta Türkiye gözaltında tutulmaktadır. Tüm insanların özel yaşamları ve haberleşme hürriyetleri ihlal edilmektedir. MHP'ye göre bu, yüz kızartıcı bir haldir, Türkiye'ye yakışmamaktadır. Bunun sorumlusu da siyasi iktidardır. Suçluları bir an önce ortaya çıkartarak yargıya teslim etmesi, bu noktada ihmali olması halinde de suçu üstüne alması gerekmektedir. Türkiye'ye bunu yaşatan siyasi iktidarın siyasi sorumluluğu üstlenerek gereken tedbirleri alması gerektiğini düşünüyoruz." Şandır, Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ilgili Anayasa değişikliğini görüştüğünün hatırlatılması ve karardan sonra YÖK Kanunu'nun ek 17. maddesiyle ilgili nasıl bir yol izleneceğinin sorulması üzerine gelişmeleri takip ettiklerini söyledi. Şandır, bu konuda varılan mutabakatın AK Parti tarafından ihlal edildiğini kaydetti. Anayasa Mahkemesi'nde devam eden bir yargı sürecine ilişkin bir yorum yapmanın doğru olmadığını söyleyen Şandır, "Ama türban Türkiye'nin sorunudur. Yalnız siyasetin, yalnız yönetimin değil Türkiye'nin sorunudur. Çözümü noktasında herkes üzerine düşeni sağduyuyla yapmak durumundadır. MHP olarak samimiyetle ve dürüstçe bu sorunun çözümüne katkı vermeye çalıştık. Bu noktada AK Parti ile oluşturulan mutabakat, AK Parti'nin endişeleri sonucunda akim kalmıştır. Sürecin nasıl işleyeceğini şu anda bilemiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

(ZÇ-CC-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı