MHP, geçen hafta türbanla ilgili teklifin gölgesinde kalan ve bu hafta yeniden Meclis'in gündeminde yer alacak olan Vakıflar Kanunu'na sert tepki gösterdi.
MHP Genel Başkanı
Faruk Bal, AKP'yi teslimiyetçilikle suçlarken, Kanunun da Lozan Anlaşması'nın 37 ve 42'nci maddelerini Türkiye'nin aleyhine deldiğini savundu. Bal, yasanın tümüyle Meclis'in gündeminden düşürülmesi gerektiğini söyledi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, Grup Başkanvekili Oktay Vural ve İçişleri Komisyonu üyesi MHP Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul'la birlikte Meclis'te bir basın toplantısı düzenleyerek bu hafta yeniden Meclis gündemine gelecek olan Vakıflar Kanunu'nu eleştirdi. AKP iktidarının devamını dış destekçilerinin insafına terk ettiğini, seçim kampanyası sürecinde AKP'ne verilen dış desteğin bedelinin taksit taksit ödendiğini savunan Bal, Vakıflar Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin 85 yılda elde ettiği kazanımlarının özelleştirme ve demokratikleşme adı altında peşkeş çekildiğini öne sürdü. Bal, "peşkeş sofrasında, ekonomimizin stratejik kuruluşları ve devletin kuruluş belgeleri ile elde edilen kazanımlar bulunmaktadır. Avrupa Birliği ve AKP ikilisi karşılıklı çıkar ilişkisini bitmek bilmeyen yalan rüzgarı ile sürdürmekte, AKP yalanları ve AB dayatmaları işporta pazarında sergilenmektedir. Kıbrıs, Ege, Ermeni, Irak, Kuzey Irak, PKK, Kerkük, Boğazlar meselelerinde milli kimlik, milli duruş ve kararlılıktan uzak teslimiyetçi AKP, AB dayatmalarına boyun eğmiştir. Bunlardan birisi de Vakıflar Kanunu'dur. AKP'nin teslimiyetçiliği Azınlık Vakıflarında da kendini göstermiştir" diye konuştu.
-YENİ AZINLIK YARATILIYOR-
Konuşmasında AB'yi de eleştiren Bal, AB'nin artık gizlemeye gerek görmediği amacı ile Türkiye'de yeni azınlık yaratmaya ve var olan azınlıkları da Lozan anlaşması ile sınırlı olan halinden daha da güçlü hale getirmeye çalışmakla suçladı. Bal, "AB yetkililerinin açıkça ifade ettikleri gibi Türkiye'de azınlıklara dayalı bir siyaset ve azınlıklara göre parçalı bir Türkiye görmek istemektedir. Milli duruşu ve direnci kalmayan AKP ise, Lozan anlaşmasını, anayasamızı, Medeni Kanunumuzu, Tapu Kanunumuzu ve Vakıflar Kanunumuzu yazboz tahtasına döndürecek Türk milletinin sırtından yeni edindiği dostlarını gönüllemektedir" dedi.
Vakıflar Kanunu'nda ilk gediğin 3'ncü uyum paketiyle açıldığını, bunu 4, 6, 7 ve 9'ncu uyum paketlerinin izlediğini kaydeden Faruk Bal, Meclis gündeminde bulunan Vakıflar Kanunu ile "Osmanlı döneminde kurulmuş olan mazbut ve mülhak vakıfların statüleri devam ederken, cemaat vakıflarının istisnai statüden çıkarıldığını ve Medeni kanuna göre kurulan genel vakıf statüsüne getirildiğini" söyledi. Bal, yasayla azınlık vakıflarının yeni mal edinmelerinin sınırsız ve süresiz hale getirildiğini, azınlık vakıfları dahil tüm vakıfların yabancı vakıflar ile ilişkilerinin hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadığını, cemaat vakıflarına amacı güden işletme ve iştirakler kurma serbestisi getirildiği"ni kaydetti.
-"YUNANİSTAN BATI TRAKYA'DAKİ VAKIFLARI BÖLÜP, PARÇALAYIP YUTACAK"-
Basın toplantısında Yunan Parlamentosu'nda 7 Şubat 2008'de kabul edilen ve Batı Trakya'da bulunan Türk ve Müslüman cemaat vakıflarıyla ilgili kanunu da gündeme getiren Bal, iki ülkenin kabul ettiği Vakıflar Kanunu arasındaki farkları sıraladı. Bal şunları söyledi:
"Yunan yasa tasarısı mal ve gelirleri vakıf olarak tanımlamakta ve kar amacı gütmeme şartını aramakta iken, Türk yasa tasarısında cemaat vakıflarına da kar amacı güden işletme ve iştirakler kurma serbestisini getirmektedir. Yunan Parlamentosunda kabul edilen yasanın tüm maddelerinde 'müftü'den söz edilirken bugünkü mevcut konumda 'tanınmış olan müftü'ye atıfta bulunulmakta ve atanmış müftüler kanuni bir statüye getirilmektedir. Türk azınlığın yıllardan beri yunan makamları nezdinde seçilmiş müftülerin göreve getirilmesi mücadelesi sona erdirilmektedir. Yunan makamlarının Lozan ve Atina anlaşmalarına aykırı olarak atadığı müftüler Türk ve Müslüman azınlığa bu kanun ile kabul ettirilmektedir. Batı Trakya'da bulunan vakıflar ve yönetimleri bölünüp, parçalanıp yutulacaktır."
-"YASA TÜMÜYLE GÜNDEMDEN DÜŞÜRÜLMELİ"-
Yunan Parlamentosu'nda vakıf kanununun gizli saklı geçmediğini ifade eden Bal, "Türkiye'nin Dışişleri Bakanı Yunanistan Lozan'ı delerken neredeydi, AKP hükümeti neredeydi? MHP'nin uyarıları bunları uyandırmadı mı? AB neredeydi?" diye sordu. Meclis'ten çıkarılan Vakıflar Kanunu'nun AB'nin dayatması ve AKP'nin teslimiyeti olduğunu kaydeden Bal, şunları söyledi:
"Yunanistan demokrasisi AB müktesebatına uygun, Yunan milli hedeflerini Lozan'a rağmen gerçekleştirdi. AKP'nin teslimiyetçi parmak demokrasisi, evladı fatihanın vakıf senedindeki bedduanın muhatabı. AKP hayali AB trenine teslimiyet bileti almış, bir de Yunan başbakanı tarafından AB'ne giriş için pasaport diplomasisine mahkum edilmiştir. Türk milletinin milli değerleri üzerinden dost gönülleyen AKP, Türk dış politikasının kimyasını bozmuş, geçen yüzyılda Kurtuluş Savaşı ile çözülmüş, Lozan anlaşması ile uluslararası mutabakata kavuşmuş azınlık vakıfları meselesi tek taraflı olarak Türk milletinin sırtına yüklemiştir. Bu kanunun düzeltilebilecek hiçbir tarafı yoktur, külliyen Meclis'in gündeminden düşürülmelidir. MHP gerekli eleştirileri ve uyarıları yapmıştır. Vicdani ve siyasi sorumluluk AKP ve AKP'li milletvekillerinin boynundadır."
-GAZETECİLERE SORU YASAĞI-
Basın toplantısının bitiminde MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural gazetecilere, Vakıflar Kanunu dışında soru sormamalarını söyledi. Gazetecilerin Vakıflar Kanunu'na özel önem vermesini isteyen Vural, ''Basın olarak 'Ey TBMM, Yunan Meclisi, Lozan Anlaşması çerçevesinde oradaki azınlık vakıfları ile kontrolü, denetimi ve anlaşma hükümlerini kendi lehlerine çeviren kanunu geçirirken, siz buradan geçirdiğiniz bu kanunla nasıl bunların önünü açıp Lozan Anlaşmasını deldiriyorsunuz' sorusunu sorun" dedi. Soru sorma yasağına itiraz eden gazeteciler ise "bundan sonraki anayasa değişikliği görüşmelerinde Vakıfları gündeme getirecek misiniz" diye sordu. Vural ise "pazarlıkla siyaset yürütmüyoruz" karşılığını verdi.
Bir başka gazeteci ise "Vakıflar Kanunu, YÖK Kanununun ek 17. maddesinden önce mi olacak yoksa sonra mı?" sorusunu yöneltti. Vural ''Vakıflar Kanunu gündemde şu anda, görüşülüyor. Diğeri teklif olarak daha komisyonda. Bu konuda basını, milli duruşu sergilemeye davet ediyoruz'' dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Bal ise Vakıflar Kanunu'nun sadece MHP'nin sorunu olmadığını belirterek ''İlginizi çekmesi açısından söylüyorum. Bu konu milli bir konudur. İşi sulandırmanın anlamı yoktur. Bunun, ciddiyetle ele alınması gerekir'' dedi. (ANKA)
(EG/ZG)