Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) Başkanı
Ali Doğan, doğanın bütün güzelliklerini bir arada sunan Mersin'in, turizm açısından Türkiye'nin ikinci kenti olmaya hazırlanırken ve buna başta Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan ve Kültür Bakanı
Ertuğrul Günay da destek verirken, Mersin'in doğal güzelliğini görmeyenlerin balık çiftlikleri ile bölgenin geleceğini kararttıklarını söyledi.
Mersin'in Akkuyu beldesinde kurulmak istenen balık çiftliklerine karşı Mersin kamuoyunun tepkisi sürüyor. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Meclis Salonu'nda düzenlenen toplantıda, balık çiftliklerinin kent turizmi üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler konuşuldu. Toplantıya; MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, CHP Mersin milletvekilleri İsa Gök ve Ali Rıza Öztürk, MTSO Başkanı Kadri Şaman, Mersin Deniz Ticaret Odası Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Şerafettin Aşut, MESİAD Başkanı Ali Doğan, MESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Güler başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Toplantıda ilk olarak söz alan MESİAD Başkanı Ali Doğan, RİS Mersin Projesi ile Mersin'de ağırlıklı olarak 3 sektörün öne çıktığını ve bunlardan birisinin de turizm olduğunu ifade ederek, bu vizyonun hayata geçmesi için hep birlikte maddi ve manevi fedakarlıklarda bulunduklarını ancak, ne yazık ki arzu edilen neticeyi alamadıklarını ve çok büyük güçlüklerle karşılaştıklarını söyledi. Bugünlerde yine telafisi mümkün olmayan bir sorunla karşı karşıya kalındığını anlatan Doğan, "Doğanın bütün güzelliklerini bir arada sunan Mersin, turizm açısından Türkiye'nin ikinci kenti olmaya hazırlanırken, Mersin halkı buna tam destek verirken, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Türk Turizm Platformu'nda yatırımların Antalya yerine daha bakir bir bölge olan Mersin'e kaydırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu duyumu alan yatırımcılar da, Mersin'de özellikle otel olmak üzere çeşitli turizm yatırımları yapmak için bölgeyi gezmeye başlamışlardır. Hal böyleyken, Mersin'in doğal güzelliğini görmeyenler, bölgemizin geleceğini karartıyorlar" dedi.
"Buna hep birlikte karşı olduğumuzu göstermemiz gerektiğine inanıyoruz" diyen Ali Doğan, geleceğini turizmi odaklamış olan Mersin'in balık çiftliklerine heba edilmemesi gerektiğini, hep beraber güçlü bir Mersin yaratmak için ortak hareket etmeye ihtiyaç olduğunu kaydetti.
MTSO Başkanı Kadri Şaman ise, yıllardır Mersin'in sanayi, turizm, tarım ve liman şehri mi yoksa bir ticaret merkezi mi diye tartışılarak zaman harcandığına dikkat çekerek, "Ancak, Mersin'de AB'den fonlanan bir kaynakla yürüttüğümüz RİS Projesi ile Mersin'deki hangi sektörlerin önümüzdeki global rekabet ortamında rekabet edebileceği tespit edildi. Bu proje neticesinde 3 sektör ön plana çıktı ve bunlardan birisi de turizm oldu. Geldiğimiz noktada görüyoruz ki; maalesef Mersin'in sahipsiz olan konumundan istifade etmek istiyorlar. O nedenle de ülkemizin bir bölgesinde üretim yapan balık çiftliklerinin Mersin'e taşınması söz konusu oluyor. Burada anlaşılmayan şey şu. Madem o bölgede bu çiftlikler deniz kirliliği yaratıyor da, neden oradan kaldırılıp başka bir denize konuluyor? Bu mantığı anlamak mümkün değil. Eğer gerçekten bu üretim çevreye zararlı, deniz kirliliğine yol açan bir sektörse neden bir yerde ıslah edilmiyor veya çevreye etkileri bertaraf edilmek için tedbirler alınmıyor. Bu olayın çözümü olarak sadece oradan başka bir yere nakil ile gerçekleşeceği düşünülüyor. Bu mantığı anlamamız mümkün değil" diye konuştu.
Kadri Şaman, nükleer enerjiyi de ulusal ve lokal bazda değerlendirmek gerektiğini ifade ederek, ulusal bazda Türkiye'nin enerji politikaları ve enerji gereksiniminin hangi alternatif enerji kaynaklarından üretileceğinin bu platformda tartışılmasının yanlış olduğunu vurguladı. "Eğer böyle bir santral kurulacaksa da, bunun Mersin'de kurulmasının bir fayda getireceğini düşünmüyorum" diyen Şaman, "Ayrıntılı olarak, psikolojik de olsa nükleer santralin bizim turizm hareketine çok ciddi zararları olacağı kanaatindeyim. Bizim bundan sonra yapacağımız çalışmaların bir yol haritasını çizmemiz gerekiyor. Bu konularla ilgili olarak, milletvekillerimizin Ankara'da Mersin'in sesi, kulağı olmalarını ve bizlerin de onlara destek olarak, bu meselelere çözüm bulma konusunda kendilerinden destek bekliyoruz. Bu birliktelikle bu problemlerin de çözüleceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.
MESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Güler de, Mersin'in önem ve önceliğinin neresi olduğu konusunda biz saptama yaptıklarını ve Mersin'in yol haritasını çıkardıklarını anımsattı. Bu yol haritasını bozmak isteyenlere izin vermeyeceklerini dile getiren Güler, "Mersin 1/100000 ölçekli planını yeni yaptı ve tartışmalarla da olsa kabul edildi. Bu çevre düzeni planı üzerinde, Ege'deki ve batı Akdeniz'deki balık çiftlikleri, turizme ve çevreye verdikleri zararlar nedeniyle kovulmakta. Balık çiftlikleri buralardan sopa ile kovulurken, Tarım Bakanlığı bunları Mersin'e getirmek istiyor. Burada 8 noktada 240 bin dönüm alan balık çiftlikleri için çevrilmiş ve balık çiftliklerine tahsis edilmek üzere hazırlıkları tamamlanmıştır. Öylesine hızlı bir biçimde işler yürütülmüş ki, ÇED raporu bile alınmıştır. Turizm sezonu yaklaşırken, Ege'deki balık çiftliklerinin ıslah edilmesinde büyük bir çaba sarf edilirken, Mersin'in turizm hayallerini yok etmek için de aynı şekilde çaba sarfedilmektedir.
Bir yandan aynı bölgeye nükleer santral yapılırken, hemen yanına balık çiftliği kurulması çalışmaları yapılıyor" dedi.
Bu konuda yürütülen hızlı çalışmalarla ilgili olarak milletvekillerinin de haberlerinin bulunmadığını ileri süren Güler, şöyle konuştu:
"AK Parti Mersin Milletvekili Ömer İnan, MESİAD Genel Kurulu'na katıldığı gün bu olayı öğrenmiş ve üzerinde hassasiyetle duracaklarının sözünü vermiştir. Mersin Valisi Hüseyin Aksoy'un da bu konuda duyarlılığını biliyoruz. Muğla'da turizm önderi olarak yaşananları gören Vali Aksoy, Mersin'deki bu girişime de karşı çıktı. Mersin sahipsiz değildir, Mersin'in sahilleri kimsenin çöplüğü değildir. Herkes ayağını denk alsın. Mersinliler olarak biz geleceğimizi turizmde arayacağız. İstihdamı, işsizliği çözmek için turizm sektörüne ihtiyacımız var. Bu sektörde ithalat yok, hem dış ticaret açığımızı hem de işsizlik açığımızı turizmle kapatabiliriz. Turizme zarar verebilecek her türlü yatırıma biz 'hayır' diyoruz." Toplantıda görüşlerini dile getiren CHP Mersin Milletvekili İsa Gök ise, 2008 turizm sezonunun Mersin'de açılması kararlaştırılırken, Mersin turizmine balta vuracak bu girişimin tam bir komedi olduğunu vurguladı. Mersin'deki işsizlik oranının Türkiye ortalamasının iki katı olduğunu anımsatan Gök, "Biz Mersin'de emek-yoğun sektörlerin önünü açmak zorundayız. Bunun başında da turizm geliyor. Türkiye'nin en bakir bölgeleri Mersin'de bulunuyor ve bundan da gurur duyuyoruz. Hem kültür turizmini hem dini turizmi hem de deniz turizmini canlandırmayı hedeflerken, şimdi balık çiftlikleri ile büyük bir darbe yiyoruz. Bu ülkede nükleer santrali isteyen başka bir il varken, bunun istemeyen bir kent olan Mersin'e yapılmak istenmesine anlam veremiyoruz. Balık çiftlikleri batıdan kovulurken, oradaki sorunun buraya taşınması Mersin'e ciddi bir hakarettir. Bunun altında siyasi ayrım gözetmeksizin, çevreye, doğaya olan sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız" şeklinde konuştu.
MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır da, Mersin'in kıyılarını Ege'den kovulan balık çiftliklerine açma kararının gizlice alındığını ileri sürerek, "Bizim ve AK Parti Mersin milletvekillerinin haberi geçtiğimiz günlerde yapılan MESİAD Genel Kurulu'nda olmuştur. Bu balık çiftlikleri ile ilgili Mersin'in siyasetçisi, Mersin'in aydınları ve sivil toplum örgütleri ortak bir karar ortaya koymalı" dedi.
Bu konuda bir sonuç bildirgesi hazırlanırsa, bunu Mersin milletvekilleri olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar götürebileceklerinin sözünü veren Şandır, şöyle konuştu:
"Mersin'in çıkışı, olması gereken yere taşınması, en erken zamanda en az maliyetle turizm patlaması ile mümkün olacaktır. Turizmde Mersin'in önü 1970'li yıllarda bilinçli olarak kesilmiştir ve güzel olmayan bir sonuç çıkmıştır ortaya. Şimdi yeni bir süreç başlıyor, bunu iyi değerlendirelim. Mersin'in turizme açılması yeniden tartışılmaya başlandı. Balık çiftlikleri projesi, umarım turizm alanında Mersin'in önünü kesen ikinci bir etken olmaz. Kazanlı-Seyhan Projesi'nin hayata geçirilmesiyle Mersin, uluslararası turizm yatırımcılarının gözdesi haline gelecektir. Bir altın madeninin üzerinde oturduğumuzu söyleyebilirim. Burada hiç kimse turizm dışında bir başka şeyi düşünmemeli. Ege turizmini perişan eden yegane unsur balık çiftlikleridir. Biz siyasetçiler olarak, sivil toplum örgütlerinin tepkilerine sözcü olmak için buralardayız ve sonuna kadar bu projenin karşısında olacağız." Toplantıya katılan diğer sivil toplum örgütü temsilcileri de balık çiftliklerinin Mersin turizmine yapacağı etki konusunda görüşlerini bildirdi.
(ÖT-MT-Y) 03.03.2008 16:35 TSİ