Kıbrıs Rum gazeteleri, Cumhurbaşkanı
Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın dün gerçekleştirdikleri 3'üncü görüşme sonrasında okunan ortak açıklamayla ilgili haberlere genellikle manşetlerinden geniş yer verdi.
Fileleftheros gazetesi, "Ok Yaydan Çıktı - Doğrudan Müzakereler Başlıyor, Lefkoşa Müzakere Zemininde Netleşme Görüyor" başlıklı manşet haberinde, Kıbrıs sorunundaki zorlukların ve önemli meselelerin netleşeceği doğrudan müzakerelerin Eylül ayında başlayacağını, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un yeni Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'in ise Temmuz ayı içerisinde gelmesinin beklendiğini bildirdi.
Gazete, Cumhurbaşkanı Talat'la Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın 25 Temmuz'da yeniden bir araya gelecek olmalarına rağmen, uzun süren dünkü görüşmede doğrudan müzakerelere doğru bir adım atıldığını yazdı.
Rum tarafının, dünkü görüşmede müzakerelerin zemininin belirlendiği görüşünde olduğunu, Kıbrıs Türk tarafının ise egemenlik ve vatandaşlık konularını Annan Planı'nın ilgili maddeleri temelinde yorumladığını kaydeden gazeteye göre bu konular, ilke üzerinde uzlaşmaya varılmasından sonra, uygulanmaları açısından doğrudan müzakerelerde detaylı olarak ele alınacak.
Gazete, dünkü görüşmenin sonuçlarına ilişkin değerlendirmenin Kıbrıs Türk ve Rum tarafları için aynı olmadığına dikkat çekerek, özetle şunları yazdı:
"Kıbrıs Rum tarafı, konumunun önceki ortak açıklamaya göre iyileştiğini düşünüyor ve Talat'ın da taahhüt ettiği üzere, tek egemenlik ve tek vatandaşlık olacak. Yine; ortak açıklamada, icraatlarını zora sokacak ve komitelerin çalışmalarında kaydedilen ilerlemeye ilişkin ifadelerden kaçınıldığı görüşündedir.
Kıbrıs Türk tarafı, doğrudan müzakerelerin başlaması meselesinin kapatıldığını, egemenlik ve vatandaşlık meselelerini ise başka bir yorumun değil, Annan Planı'nın kapsadığını düşünüyor. Dahası, kararlarda var olan ilgili ifadelerin etkisiz hale geldiğini savunuyorlar.
Bu konuların hayata geçirilmesi, doğrudan müzakerelerde derinlemesine ele alınacak. Doğrudan müzakerelerde yeniden karşılıklı olarak tezler ortaya konulacak ve anlaşmazlıklar teyit edilecek. Uzun görüşmeler ve ortak açıklama yapılması konusundaki zorluk, anlaşmazlıklar bulunduğunu teyit etti. Bundan sonra atılacak adımlar; düşük politik güven yaratıcı önlemlerin ilan edilmesidir. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs sorunundaki yeni özel temsilcisi Aleksander Downer'in de Temmuz sonunda Ada'ya gelmesi bekleniyor.
Dünkü görüşmede Kıbrıs Rum tarafı, ilk baştan talep edilen ve Kıbrıs sorununun çözümüyle alakalı olan iki temel meseleyi ortaya koydu, 'tek egemenlik ve vatandaşlık'. Bu konu görüşüldü ve 'uygulanmasının detaylarının doğrudan müzakereler sırasında görüşülmesi'ne göndermede bulunan bir 'ilke anlaşması'na varıldı. Edindiğimiz bilgilere göre Mehmet Ali Talat ve danışmanı Özdil Nami, ortak açıklamanın şekillendirilmesine ilişkin görüşmelerde egemenlik ve vatandaşlık konularının Annan Planı'nda ve daha önce de Gali Fikirler Dizisi'nde tarif edildiği gibi yorumlanmasında ısrar ettiler.
Diplomatik kaynaklar, bir sonraki görüşmede, Eylül ayına tarihlenen, doğrudan müzakerelerin başlama tarihinin de belirleneceğini söylediler. Bunu 21 Mart'ta elde ettiğine inanan Türk tarafı da, bunda ısrar etti." Politis gazetesi, "Downer'ın Huzurunda Doğrudan Müzakere Prömiyeri - Hristofyas ve Talat Eylül'de Müzakereler Konusunda Uzlaştı - 'Nihai Değerlendirme' İçin Yeni Randevu 25 Temmuz" başlıklı manşet haberinde, Talat ile Hristofyas'ın dün, 25 Temmuz'daki görüşmelerinde doğrudan müzakerelerin Eylül ayında başlamasını ilan etme konusunda anlaştıklarını yazdı.
Doğrudan müzakerelerin başlamasının, Genel Sekreter'in yeni Kıbrıs Danışmanı, Avustralya Dışişleri eski Bakanı Aleksander Downer'in huzurunda açıklanacağını belirten gazete, dünkü görüşmenin hiç de kolay olmadığını, 4 saatten uzun süren görüşmeden taraflardan her birinin istediğinden bir parçayı alması sonucunun çıktığını yazdı.
Gazeteye göre Rum tarafı, tek egemenlik ve vatandaşlık ifadelerini, Kıbrıs Türk tarafı ise doğrudan müzakerelerin başlaması ifadesini elde etti.
Gazete, şunları yazdı:
"Dünkü görüşme, oldukça düşük beklentilerle başladı çünkü Mehmet Ali Talat saatlerce Kıbrıs sorununa çözüm zemini olarak tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti olan iki bölgeli iki toplumlu federasyonun yeniden teyit edileceği yazılı açıklamayı kabul edemeyeceğinde ısrar etti. Sürekli olarak Kıbrıs Türk tarafının bu şartları Annan Planı'nda kabul ettiğini ve yinelenmelerinin gereği olmadığını söyledi.
Dimitris Hristofyas ise, çözüm zemini olarak yukarıdaki teyidi yazılı olarak almaması halinde doğrudan müzakerelere gidemeyeceğinde ısrar etmekten vazgeçmedi. İki lider, yarım saat boyunca danışmanları olmaksızın, baş başa görüştü." Simerini de, "Öze İlişkin Konularda Yorum Çok - Sonbaharda Doğrudan Müzakerelere Doğru" başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın dünkü uzun görüşmelerinin ardından yapılan ortak açıklamanın, farklı yorumları gündeme getirebilecek belirsizlikler içerdiğini yazdı.
Gazeteye göre ortak açıklamanın, iki tarafın bu kritik randevu öncesinde ortaya koydukları ilkeleri diplomatik üslupla bir dereceye kadar kapsamasına çalışıldı.
BUGÜN ULUSAL KONSEY YARIN BASIN TOPLANTISI Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, görüşmenin sonucundan memnun olduğunu, görüşmenin bütün detaylarını bugün toplayacağı Rum Ulusal Konseyi'nde anlatacağını söyledi.
Gazete, Hristofyas'ın, iktidarda 120 gününü doldurması nedeniyle yarın düzenleyeceği basın toplantısı sırasında son gelişmelerle ilgili bütün sorulara aleni olarak yanıt vereceğini de yazdı.
Öte yandan Haravgi, "Önemli Adım - Tek Egemenlik ve Vatandaşlık İlkesinde De Anlaştılar - Başkan Hristofyas ve AKEL'den Memnuniyet" başlığıyla manşete çıkardığ bilgilere göre Mehmet Ali Talat ı haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ve AKEL'in dünkü Talat-Hristofyas 3'üncü yüz-yüze görüşmesinin sonuçlarından memnuniyet belirttiklerini bildirdi.
Hristofyas ve AKEL'in dünkü sonuçları, "ortak müzakere zemininin belirlenmesine yönelik bir adım daha" olarak değerlendirdiklerini belirten gazete, AKEL Basın Sözcüsü Andros Kiprianu'nun "Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesini kapsamlı ve doğru şekilde tamamladığı" görüşünü belirttiği ortak açıklamayı kutladığını yazdı, özetle şöyle devam etti:
"İki liderin, 23 Mayıs'ta netleştirdikleri tek uluslararası temsiliyeti olan yeniden birleşmiş, federal Kıbrıs'ta tek egemenlik ve vatandaşlık konusunda ilke anlaşmasına varmaları, siyasi unsurlar tarafından önemli ve özlü adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu, doğrudan müzakerelerin başlaması için sağlam temel olduğunun düşünülmesine yeterli değildir.
Bunun, teknik komite ve çalışma gruplarında kaydedilen ilerlemenin kesin olarak netleştirileceği 25 Temmuz'da olması bekleniyor. BM kaynaklarına göre görüşmeler çetindi ve zaman-zaman ses tonlarının yükselmesi de gerekti.
Diğer bilgiler de tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusunda en azından ilke anlaşmasına Başkan Hristofyas ve Talat'ın 40 dakika süren baş başa görüşmelerinde varıldığını söylüyor.
İki meselenin uygulanmasının detaylarını görüşme konusundaki anlaşmaları da bazıları tarafından; yeniden birleşme ortak hedefinde iki tarafının işini kolaylaştırma çabası, bazıları tarafından da bu dikenli konuları doğrudan müzakerelerden önce tam olarak netleştirememelerine bağlanıyor." (MG-NO-NO-D)