Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü Mesajı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Atatürk'ü Anlamanın Cumhuriyet'e ve Onun Laik, Demokratik ve Sosyal Bir Hukuk Devleti Olan Yapısına Sahip Çıkmak Demek Olduğunu Söyledi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Atatürk'ü anlamanın Cumhuriyet'e ve onun laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan yapısına sahip çıkmak demek olduğunu söyledi.

Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü nedeniyle yayınladığı yazılı mesajında, mesajında, "Türk ulusunun eşsiz lideri ve bütün dünyanın takdir ettiği büyük devlet adamı Ulu Önder Atatürk'ün maddi varlığının aramızdan ayrılarak ebediyete dahil oluşunun 69. yıldönümünde O'nsuzluğun burukluğunu en derinden hissediyoruz. Büyük Önderimizin aramızdan ayrılışının üzerinden yıllar geçtikçe engin düşüncelerinin değeri çok daha iyi anlaşılmaktadır. Bu anlayışla karşılayacağımız her 10

Kasım'da, O'nun düºüncelerinin, ilke ve devrimlerinin ölümsüzlü?ünü görmenin coºkusunu yaºayacak, bir kez daha bütün benli?imizle O'na yöneleceğiz. 10 Kasımların matem günü olmadığını unutmayacağız. Bu günleri Atatürkçü Düşünce Sisteminin neresinde olduğumuzu ve O'nun devrimcilik ilkesinin ışığında, manevi mirası olan bilim ve aklın ne kadar takipçisi olduğumuzu sorguladığımız bir süreç olarak göreceğiz. Donmuş, katılaşmış her türlü düşünceye ve bu düşüncelere giden yollara bilimi ve aklı

rehber tayin etmek suretiyle set çeken Ulu Önder, ilke ve devrimleri ile mesajlarını çağlar ötesine taşımıştır. Bugün, o mesajları anlamak ve gereklerini yerine getirmek her şeyden önce bir vatandaşlık borcudur" dedi.

Atatürk'ü anlamanın, Cumhuriyet'e ve onun laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan yapısına sahip çıkmak demek olduğunun altını çizen Büyükanıt, mesajında şunları kaydetti:

"Bugün, Atatürk'ü anlamak, ulusun birliğini, ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruyarak geleceğe güvenle bakmak, bu uğurda her türlü fedakârlığa hazır olmak demektir. Bugün, Atatürk'ü anlamak; kişisel çıkar ve ihtirasların etkisinden uzak bir şekilde Türk yurdu ve ulusu için çalışmak demektir. Bugün, Atatürk'ü anlamak; mutluluğu, yalnız kendi ülkesinde değil, tüm insanlığın barış içerisinde yaşamasında arayacak kadar insan sevgisiyle dolu, üstün bir insanlık anlayışına sahip olmaktır. Bugün, Atatürk'ü

anlamak; Atatürkçü Düşünce Sistemine bağlı olmak ve bu bağlılığı nutuklarda, söylemlerde ifade etmek değil, bunları davranışlara, uygulamalara yansıtmak demektir.

Kurucusu olduğu Cumhuriyet, bugün birtakım tehditlerle karşı karşıya kalmışsa bilmeliyiz ki ilke ve devrimleriyle aydınlattığı yoldan sapmalar başlamıştır. Yeni ve sağlam ilkeleri ile Türk ulusuna çizdiği çağdaş uygarlık yolunda ilerlemek yerine çağın gerisine gidişe özlem duyarak bu yoldan ayrılmayı tercih edenler sonsuz karanlıklarda kaybolmaya mahkumdurlar. Üniter yapımız ve rejimin temel değerleri, bugün birtakım tehdit ve söylemlerle karşı karşıya kalmışsa bilmeliyiz ki, yüce ulusumuzun tek vücut

halinde kenetlenmesini sağlayan Atatürk Milliyetçiliğinden uzaklaşmalar başlamıştır. Cumhuriyetin ulus devlet yapısından da uzaklaşma anlamına gelen bu çabaların nelere yol açacağını görmek için Cumhuriyetin kuruluş sürecinde çekilen sıkıntıları hatırlamak yeterli olacaktır. Ulusal sevinç ve kederde, ulusa karşı sorumluluklarda, karşılıklı sevgi ve saygı anlayışı içinde, yüreklerimiz aynı kutsal amaçlar için çarptıkça ulusal bütünlüğümüzü ve temel değerlerimizi bozmak isteyen hiçbir güç emellerine

ulaşamayacaktır. Bu saldırılar karşısında bugün ve yarın, yüce Türk ulusunun çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkma hedefini gerçekleştirebilmesi ancak Atatürkçü Düşünce Sistemini yaşamak ve yaşatmakla mümkün olacaktır. Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetleri, sorumluluğunun bilincinde, mükemmeli yapmanın arayışı içerisinde Cumhuriyetin yılmaz bekçisi olmaya devam edecektir.

Yüce Atatürk, devrimlerinin esin kaynağı olarak değerlendirdiğin Büyük Şair Tevfik Fikret'in de ifade ettiği gibi Sen, ilke ve devrimlerinle "ruhumuzu, benliğimizi, idrakimizi besleyecek; bize miskinlik verecek ne varsa" bizi ondan uzaklaºt?r?p sonsuza kadar "diri kalmamızın kaynağı" olmaya devam edeceksin.

Zaman ve mekanın dar kalıplarını aşıp çağlar ötesine uzanan evrensel düşüncelerin, insanlığa ışık ve hayat kaynağı olmaya devam eden bir güneş gibi yolumuzu aydınlattıkça ne senden vazgeçeriz, ne eserinden".

(ÖK-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı