Filistinliler, İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin 60. yılını anıyor.
5 Mayıs 1948'de İsrailliler için "Bağımsızlık Günü", Filistinliler için "Al Nakba", yani "Felaket Günü"ne şahitlik eden Ebu Mervan El Khalidi, kendi topraklarına döneceği günü umutla bekliyor.
Evinin anahtarı ve topraklarının tapusunu bu güne kadar saklayan Ebu Mervan El Khalidi, o günleri, "Nakba'yı ve İsrail'in Filistin topraklarını işgalini hatırladığım zaman memleketimle ilgili anılarım canlanıyor. Doğduğum, suyunu içtiğim, yemeklerinden yediğim Keratiya köyünü hatırlıyorum. Orası çocukluğumda Allah'ın yeryüzündeki cennetiydi. 14 yaşımdayken İsrail askerinin düşmanlığı savaşı ve eziyeti ile toprağımdan ayrılmak zorunda kaldım" diyerek duygularını dile getirdi.
Bölgeyi 1948'e kadar yöneten İngilizlerin verdiği tapuları gösteren El Khalidi, "Köyümün işgal edildiği bu kara gecede hatırladığım tek şey annemin ve babamın bana taşıttığı 2 eşya idi. Bunlar bizim evimize ve Filistin'deki topraklarımıza dönüş hakkımızın görgü tanığı olan bu anahtar ve İngiltere güvencesi altındaki bu tapulardı. Bu tapular, İngiltere İmar Bakanlığı'nın arması, bayrağı ve mührünü taşıyor. Bu topraklar Arap toprağıdır. Yerleşimcileri de Araplardır. Bu topraklardan savaş düşmanlık ve güçle çıkarıldık" dedi.
Vatana özlemi ve hasretini bu anahtar ve tapular vasıtasıyla çocuklarına da aktardığını ifade eden El Khalidi, "Halkımızın karşı karşıya kaldığı zulme rağmen, vatanımızdan gurbete gitmemize rağmen biz eski ve bu topraklarda doğan nesil olarak çocuklarımıza tarihi ve vatan aşkımızı aktarıyoruz. Biz dönemesek de çocuklarımızın veya torunlarımızın döneceği umudunu taşıyoruz. Allah'tan tek temennim bir tek gün için olsa bile topraklarıma dönmek ve orada ölüp orada defnedilmek. Bu hayattaki tek umudum. Bu temennim gerçekleşmez ve dönemezsem de evimin anahtarı ve İsrail'in kendi toprağı olduğunu ve döndüğünü iddia ettiği 1200 dönümlük topraklarımın tapularını miras olarak torunlarıma bırakacağım" şeklinde konuştu.
El Khalidi, İsraillilerin Osmanlı sultanı Abdülhamit'ten Filistin topraklarını satın almak istediklerini, sultan Abdülhamit'inde onlara buranın kendisinin değil, Müslümanların toprağı olduğunu söylediğini sözlerine ekledi.
Dedesinin babasına Beersebaa'daki evlerinin anahtarını miras bıraktığını söyleyen Muhammed El Zeyn, Nakba'nın 60. yılında Filistinlilerin kendi topraklarına dönüş hakkını simgeleyen anahtarlar yaparak satıyor.
El Zeyn "Zeytin ağacından yaptığımız bu anahtarlar dönüş hakkımızın bir simgesidir. Dedem Beersebaa'daki evimizin anahtarını babama bırakmış, babamda bana miras bıraktı. İnşallah bende bunu oğluma miras bırakacağım" dedi.
El Zeyn, "Bizde bu anahtarları kimse unutmasın diye dönüş hakkımızı anmak için hazırladık. Biz anahtarımızı taşıyıp hatırladığımız sürece dönüş hakkımızı unutmayacağız. Yaptığımız anahtarlara büyük ilgi var. Bu anahtar topraklarından göç ettirilmiş insanların davasını temsil ediyor. Bu anahtarda İsrail'in 1948 topraklarımızı işgal ettiği Nakba'nın 60. yılını anmak için yapıldı. Biz bu anahtarı yaptık ve insanlarda çocuklarına bu günü hatırlatmak amacıyla bu anahtarı alıyor. Bu anahtar evimize ve 1948 topraklarına dönüş hakkımızı temsil ediyor" şeklinde konuştu.
İsrail'in Filistin topraklarını işgal etmesiyle 700 bin Filistinlinin kendi topraklarını terk etmek zorunda kaldığı belirtiliyor.
1947-1949 yılları arasında şu anki İsrail topraklarında yaşayan Filistinliler, bölgeden göç etti.
İsrailli tarihçilere göre, 1948 Mayıs ayındaki İsrail'in bağımsızlık ilanına kadar, yaklaşık 175 bin Filistinli göç etmişti. Filistinli mülteci aileler yaşamlarını Batı Şeria, Gazze, Suriye ve Lübnan'daki mülteci kamplarında sürdürüyor.
İsrail hükümetinin 1950'li yılların başından itibaren çıkardığı yeni yasalar, İsrail'e göç eden Yahudi topluluğun Filistinlilerin terk ettiği ev ve arazilere yerleşmesine imkan tanıdı.
(EL-NO-NO-D)