ABD Dışişleri Bakanı
Condoleezza Rice,
AK Parti'ye yönelik kapatma davasını yakından izlediklerini ve bu sorunun Türkler'in karar vereceği bir konu olduğunu belirterek, ''Biz bunun, Türkiye'nin laik ve demokratik düzeni, laik ve demokratik ilkeleri içinde çözüleceğine inanıyoruz ve umuyoruz'' dedi.
Rice, Amerikan-Türk Konseyi'nin 27. yıllık konferansına, öğle yemeği konuşmacısı olarak katıldı.
Condoleezza Rice, AK Parti'nin kapatılması yönündeki davaya işaret eden bir gazetecinin sorusuna, ''Bu, elbette Türkler'in karar vereceği bir sorun. Biz bunun, Türkiye'nin laik ve demokratik düzeni, laik ve demokratik ilkeleri içinde çözüleceğine inanıyoruz. Bu biçimde olması, seçmenlerin sesinin duyulması herkesin çıkarınadır. Türkiye'nin demokratik kurumları var. Bu çerçevede çözülmelidir'' yanıtını verdi.
Atatürk'ün ''yurtta sulh cihanda sulh'' sözüne dikkati çeken Rice, Türkiye ile ABD arasındaki karşılıklı işbirliğinin ''olgunlaştığını'' kaydetti.
ABD ve Türkiye'nin zaman zaman farklı görüşlere sahip olabileceğini belirten Rice, ''Ancak arkadaşlar arasında böyle şeyler olur. Ancak hoşgörü, saygı çerçevesinde bizi birleştiren, paylaştığımız değerler var'' dedi.
ABD'nin büyük ilkeler üzerinde kurulduğunu, ancak kurucu liderlerin, siyahlar ve kadınları düşünerek hareket etmediğini hatırlatan Rice, bunların aşılmasının ''cesaret gerektirdiğini'' kaydetti.
Rice, bu cesaretli girişimler sayesinde bugün ABD'nin, tüm kesimlerin temsil edildiği bir demokrasi durumuna geldiğini dile getirdi. Türkiye'nin de demokrasi olarak ilerlemesinin önemli olduğunu belirten Rice, ''Bu yol kolay değil. Hatta zor. Türkiye, Atatürk'ün demokrasi ve laiklik ilkeleri üzerinde sürekli ilerliyor. Türkiye'nin demokrasisini dönüşümden geçirmesi, ekonomisini modernize etmesi ve AB'ye katılması bizim için önemli'' diye konuştu.
İngiliz devlet adamı Winston Churchill'in, ''demokrasi en kötü yönetim biçimidir, ama tabii ki daha önce denenmiş tüm diğer yönetim biçimleri dışında'' sözünü hatırlatan Rice, ''Hala hem biz hem de Türkiye, demokrasinin en iyi yönetim olduğunu biliyoruz ve insan hakları, temel özgürlüklerin, herkese sağlanmasını güvence altına almak durumundayız. Bu çerçevede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı, parlamentonun TCK'nın 301. maddesinde değişiklik yapacağını açıklamasından dolayı kutluyoruz. Bunu cesaretlendiriyoruz. Birisinin inançlarını ifade etmesi, devlete hakaret değildir, vatandaşlığın en yüksek biçimidir'' dedi.
''Türkiye'yi, bütün dinsel ve etnik grupların sivil haklarını tanıma ve koruma yönünde cesaretlendiriyoruz'' diyen Rice, bunlardan birinin de Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması olduğunu söyledi.
Rice, ABD ve Türkiye'nin, özgürlük ve demokrasiyi Büyük Ortadoğu'da desteklemeyi sürdüreceğini sözlerine ekledi.