DTP'li Yaman'dan, Görevden Alınan Suriçi Belediye Başkanına Destek
DTP Muş Milletvekili Nuri Yaman, Suriçi Belediyesi'nin "Çok Dilli Belediyecilik" Kararının, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın, "Türkçe'yi, Kürtçe'yi ve Bütün Zenginliklerimizi Yani Türkiye'de Varolan Toprağımızda Varolan Bir Tek Çiçeğimizi Bile Soldurmayacağız" Sözlerinin Hayata Geçirilmesi Olduğunu Söyledi.
DTP Muş Milletvekili Nuri Yaman, "Çok dilli belediyecilik" kararı alması nedeniyle Danıştay 8. Dairesi tarafından başkanlığı düşürülen Diyarbakır Suriçi Belediye Başkanı DTP'li Abdullah Demirtaş'a tam destek verdi.
İçişleri Bakanlığı'nın 2008 yılı bütçesinin Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri sırasında konuşan Yaman, Suriçi Belediyesi'nin yaptığının, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın, "Türkçe'yi, Kürtçe'yi ve bütün zenginliklerimizi yani Türkiye'de varolan toprağımızda varolan bir tek çiçeğimizi bile soldurmayacağız" sözlerinin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi.
Danıştay kararında, "çok dilli belediyecilik kararının" hem Anayasa ve yasa maddeleri, hem de Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı kapsamında bir hakkın kullanımı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş ve "Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde belirlenen ve güvence altına alınan temel ve hak özgürlüklerin kullanımını aşan, bu kuralların amacına ve öngörüsüne aykırı bir niteliğin oluştuğu sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır" denilmişti.
Yaman ise Danıştay kararının aksine, belediyenin bu kararının Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na uygun olduğunu savundu.
Yaman, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "Görevine son verilen Suriçi Belediye Başkanı ile ilgili işlemlerde, hukuk adeta zorlanarak, göreve son verme işlemi, Danıştay tarafından da yerine getirilmiştir. Aslında belediye başkanının yapmak istediği sadece, Belediye Kanunu'nun 13. Maddesi'nde belirtilen 'hemşehri hukukunu' ve Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın metne dahil başlangıç bölümü ile 3/1. Maddesi'ndeki düzenlemeyi hayata geçirmekten ibarettir" dedi.
-"KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI DA SÖYLEDİ"-
Yaman, "Çok dilli belediyecilik" kararı nedeniyle görevden alınmanın "anti demokratik" bir uygulama olduğunu söyledi. Yaman, Kültür ve Turizm Bakanı'na atıfta bulunduğu konuşmasında şunları söyledi:
"Aslında Suriçi Belediyesi tarafından hayata geçirilmek istenen çok dilli belediyecilik anlayışının, iki gün bu kürsüden Bakanlığının bütçesi ile ilgili konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Günay'ın belirttiği, Türkiye'deki kültürlerin ve bunun başında gelen farklı dillerin geliştirilmesi için söylediği ve Meclis kayıtlarına da geçen 'Türkçe'yi Kürtçe'yi ve bütün zenginliklerimizi yani toprağımızda varolan bir tek çiçeğimizi bile soldurmayacağız, bunları bir ahenk içinde ebru güzelliği içinde yerelden ulusala, ulusaldan uluslararasına taşıyacağız'ın bir bakıma Suriçi Belediyesi tarafından uygulanmasının ve hayata geçirilmesinin bir örneği değil de nedir?"
-"KÜRT SORUNU SİYASİ SORUN"-
DTP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, bölgedeki sorunu asayiş sorunu olarak görmekten vazgeçilmesini istedi. Özçelik, sorunun adını "Kürt sorunu" olarak koymak gerektiğini ve bunun da "siyasi" bir sorun olduğunu belirtti
Özçelik, Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmasında şunları söyledi
"Bölge sorununu asayiş sorunu olarak görmekten vazgeçmek lazım. Sorun tarihsel, kültürel, sosyolojik boyutları olan siyasal bir iç sorundur. Başbakan'ın da ifade ettiği gibi sorunun doğru adı, Kürt sorunudur. Sorunun adını doğru koymaktan kaçınırsak, sorunu çözemeyiz. Çözüm demokraside, çözüm birbirimizi anlamada, sevgiyle yaklaşımı bilmededir." (ANKA)
(AYL/GB)









