Dışişleri Bakanı Babacan, Londra'da

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Filistin'e Yardım İçin Toplanan İrtibat Komitesine Katılmak Üzere Londra'ya Geldi. Filistin'e Yardım İçin Düzenlenen Toplantılar Öncesinde Türk Basın Mensupları ile Biraraya Gelen Babacan, Toplantının İçeriğine ve Türkiye'nin Gündemine İlişkin Açıklamalarda Bulundu.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Filistin'e yardım için toplanan irtibat komitesine katılmak üzere Londra'ya geldi. Filistin'e yardım için düzenlenen toplantılar öncesinde Türk basın mensupları ile biraraya gelen Babacan, toplantının içeriğine ve Türkiye'nin gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Filistin sorununun uzun süredir dünyanın gündeminde olduğuna dikkat çeken Ali Babacan, Türkiye'nin en başından beri Filistin sorunu ile yakından ilgilendiğini söyledi. Bu toplantılar konusunda katılımın iyi olması için de Türkiye'nin çok emek harcadığını ifade eden Babacan, İsrail, Filistin ve Ortadoğu meselesinde bir yandan görüşmeler devam ederken, Filistin halkının sorunlarının da sürdüğünü vurguladı. Filistin halkının her türlü zorluk içinde yaşam mücadelesinin devam ettiğini de sözlerine ekleyen Babacan, bugünkü Filistin toplantılarının ilk olarak, 1993 yılında Norveç'in öncülüğünde başlatıldığını söyledi. Toplantıların, Filistin'in ekonomik ve diğer konulardaki sorunlarına yardımcı olabilmek amacıyla başlatılan bir girişim olduğunu da söyleyen Babacan, Türkiye'nin 15 yıldan sonra ilk kez bu toplantılara davet edildiğini ifade etti.

Filistin için, Batı Şeria'nın kuzeyine bir Barış Kampı yapılmasının planlandığını ifade eden, Babacan, bu kampta sağlık konusunda personel yetiştirmek üzere bir yüksekokul olacağını, bir hastane yapılacağını, ilk ve orta eğitim verecek bir öğretim kurumunun olacağını ve çeşitli yaşam alanlarının olacağını söyledi. Ali Babacan, Bilkent Üniversite'sinin yürüteceği bu projenin, İsrail ve Filistin halklarının bir arada yaşayabilmesini sağlaması açısından da önemli olduğunu belirtti.

"HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ HEP BERABER KORUMALIYIZ" Ali Babacan, Türkiye'de özellikle İstanbul'da 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeni ile yaşanan sorunlara ilişkin yöneltilen bir soru üzerine, Türkiye'de güçlendirmeye çalışılan temel değerler olduğunu, bunların başında da demokrasinin daha iyi işlemesi, birinci sınıf bir demokrasi haline gelmesi, temel insan hakları konusunda ilerlemeler sağlanması, insanların özgürlüklerini doyasıya yaşayabilmeleri ve hukukun üstünlüğünün geldiğini söyledi. Özgürlüklerin, insanların sorumsuzca hareket etmesini sağlayan bir şey olmadığını kaydeden Babacan, "Hukukun üstünlüğünü de hep beraber korumamız gerek. Eğer Türkiye'de kanunlar varsa, yetkili kuruluşların düzenleme yetkisi varsa, bunlara toplu olarak uymak zorundayız. Özgürlükler bunlara uymama hakkı vermez. Bu ikisi arasında bir denge vardır" dedi.

"KRALİÇENİN GEZİSİ DÜNYA ÇAPINDA YANKI BULACAK" Babacan, İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in önümüzdeki haftalarda gerçekleştireceği 2. Türkiye ziyaretinin, sadece Türkiye ve İngiltere de değil tüm Avrupa'da yankı bulacak bir ziyaret olacağını söyledi.

Ali Babacan, Suudi Arabistan'da idam cezasına çarptırılan Türk berberin son durumunun sorulması üzerine ise, kararın şu an temyiz sürecinde olduğunu söyledi. Babacan, konuyla ilgili henüz nihai bir karar verilmediğini, Türkiye'nin farklı seviyelerde bu konuyla ilgili girişimlerde bulunduğunu ifade etti.

Dışişleri Bakanı Babacan, Kandil'e yapılan son operasyon ve Irak'taki son temaslar ile ilgili olarak ise, "Kuzey Irak'a yaptığımız askeri operasyonlar artık sürecin belli bir unsuru. Gerektiği zaman gerektiği sıklıkla hava, bazen kara operasyonları yapılmakta. Terörle mücadele pek çok enstrüman varsa bunların en önemlisi askeri enstrüman. Bunlar kullanılmaktadır, gerektiğinde de kullanılacaktır" dedi.

Babacan, "Kuzey Irak yönetiminin terör örgütü PKK ile arasına mesafe koyabilirse, ki şimdiye kadar PKK'ya destek verdiğine ilişkin bir görüş var, bu yeni dönemde böyle olması gerektiği konusunda farklı görüşlere sahiplerse bu kuşkusuz bizim Kuzey Irak'la ilgili politikalarımızı etkileyecektir" dedi.

KIBRISIN SU SORUNU İNSANİ SORUN Babacan, Kıbrıs Rum Kesimi'nin Türkiye'den su alabilecekleri yönündeki açıklamaları üzerine de bu konunun sadece Rum Kesimi olarak düşünülmemesi gerektiğini ve konunun insani bir boyutunun olduğunu söyledi. Babacan, bu konunun çözümü ile ilgili olarak kısa ve orta vadede kalıcı çözüm bulunmasına dair çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti. Konunun hukuki boyutlarının da incelendiğini sözlerine ekleyen Babacan, su konusunun başka hiçbir konuya benzemeyeceğini, adada olan bir sıkıntının giderilmesi için Türkiye'nin azami oranda çalışmada bulunacağını söyledi.

(HU-EA-EA-BA-D)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı