Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı
Kemal Derviş, Türkiye'nin güzel bir büyüme ivmesi yakalandığını, fakat bu büyüme performansının bir ölçüde kapasite kullanımı ve krizden çıkışla ilgili olduğunu belirterek, "Yüzde 22'lerde tıkanan bir yatırım oranı ile bu performansı devam ettirmek mümkün değil ve bu dünyadaki finansal krizle hiç ilgili değil" dedi.
Derviş, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin uzun vadeli büyümesine bakıldığı zaman başarılı bir ülke olduğunu, ancak uzun vadede en başarılı ülkeler gibi başarılı olamadığını, o hızla büyüyemediğini söyledi.
Derviş, Mustafa Koç ve Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın konuşmalarında 2007'de bu büyümenin yüzde 3,5'e düştüğünün görüldüğünü ifade ettiklerini aktararak, bugünkü öngörülerin 2008 için yüzde 4 civarında olduğunu, dolayısıyla 2002-2006'daki çok hızlı büyüme sürecinin ardından 2007-2008'de yavaşlama görüldüğüne işaret etti.
Derviş, bu yavaşlamanın ne kadarının küresel etkenlere ne kadarının da içsel dinamiklere bağlı olduğunun tartışılmasının önemli olduğunu vurguladı.
Kendi perspektifine göre Türkiye'nin 2010-2015 döneminde yüzde 7 büyümeyi mutlaka yakalaması gerektiğini belirten Derviş, bu sayede istihdam artışının yüzde 2,5'i yakalamasının mümkün olacağını, bunu bugün gerçekleşen yüzde 20-22 yatırım oranı ile yapmanın mümkün olmadığını, bunun gerçekleştirilebilmesi için Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 26-28'ini, hatta biraz daha fazlasını yatırıma ayırabilmesi gerektiğini söyledi.
Cari işlemler açığını 2-4 makasında tutmakta yarar gördüğünü, bu açığın en az yarısını doğrudan yabancı sermaye ile finanse etmek gerektiğini belirten Derviş şöyle devam etti:
"Çok güzel bir büyüme ivmesini yakaladık fakat bu büyüme performansı bir ölçüde kapasite kullanımı ve krizden çıkışla ilgiliydi. Üstüne yeni sermaye, yeni makineler eklendi, teknoloji daha iyi kullanıldı. Fakat yüzde 22'lerde tıkanan bir yatırım oranı ile bu performansı devam ettirmek mümkün değil ve bu dünyadaki finansal krizle hiç ilgili değil. Yani (Dünyada finansal kriz var ama biz o yüzden yüzde 4 büyüyeceğiz) bence böyle bir mantığı yürütmek doğru değil."
Avrupa ve ABD'de piyasalarındaki talep azalmasının geçici negatif etkileyen bir oluşum olacağını, büyümenin yüzde 4'ün de altına düşebileceğini dile getiren Derviş, Türkiye'nin esas sorunun bu yatırım ve iç tasarruf oranı olduğunu, uzun vadeli büyümeyle dış dünyadaki finansal konuların pek de ilgili olmadığını söyledi.