UNESCO Uluslararası Tiyatro Enstitüsü'nün Dans Komitesi tarafından 1982'de başlatılan ve Modern Bale'nin kurucusu Jean-Georges Noverre'nin doğum günü olması nedeniyle her yıl 29 Nisan'da tüm dünyada kutlanan "Dünya Dans Günü"nü yarın Türkiye de kutlayacak.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Başkoreografı ve Türkiye'de ilk Modern Dans Topluluğu'nun kurucusu Beyhan Murphy, "Dans 21. yüzyılın sanatı olacak. Çünkü çok sistematik bir şekilde geçmişten bu yana ivme kazandı ve hala o ivmeyi kaybetmiş değil. Her açıdan dünyada genel bir ilerleme var " dedi. Murphy ANKA'ya yaptığı açıklamada, Türkiye için de dans konusunda devamlı ileri giden, gelişen bir durum olduğunu belirterek, "Dansçılar daha dans ediyorlar, koreografiler daha derinlemesine. Her ne kadar 70 milyon insanla kıyaslarsak bir avuç insan dansla uğraşsa da Türkiye'de de bu yönde bir ilerleme var. Mühim olan etkisidir. Üniversitelerde dans departmanları arttı, dışarıda büyük zorluklarla özellikle modern alanda çalışan dansçılar arttı. Bütün bunlar çok güzel bir gidişatın göstergesi" diye konuştu.
Dansın söze, kulağa bağlı değil, görsel bir sanat olduğunu vurgulayan Murphy, bu özelliğinden dolayı dansın insan beyninde çok hızlı ve derinlemesine bir etki yaratığını söyledi. Murphy, "İnsan insanı izliyor. Bu çok önemli bir şeyi bu nedenle dansın insan bilincinde çok derinlemesine bir etkisi olduğunu düşünüyorum" dedi.
Kurumsal olarak 1992 yılında Türkiye'ye modern dansın girdiğini hatırlatan Murphy, o yıllardan bu yana modern dansa bakışın geliştiğini söyledi. Bunun da Türkiye'ye gelen toplulukların artmasıyla seyircinin kıyaslama marjinin yükselmesine bağlı olduğunu ifade eden Murphy, "Seyirci artık klasik bale modern dansın arasındaki biraz daha farkına vardı" diye konuştu.
-"BÜTÜN DANS CAMİASI BİRLEŞMELİ"
Dans sanatının yaşaması için Türkiye'de bütün camianın birleşmesi gerektiğini ifade eden Murphy, şunları söyledi:
"Türkiye'de bu işi yapan çok az insansak klasikçi, modernci diye ayırmamak gerekir. En azından belli bir süre camianın kuvvetle kenetlenerek bu sanatın yaşaması için elinden geleni yapması gerek. Ondan sonra ayrılalım, gruplar çıksın, yeni ekoller doğsun. Batıda da bu böyle oldu, taban her zaman sağlam kaldı. Bizim de öyle olmamız gerekir."
-TÜRKİYE'DE BİR İLK: "ULUSLARARASI DANS YARIŞMASI"
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen ise, bu yıl Türk Balesi'nin 60. yılını kutladığı hatırlatarak, "Dünya Dans Günü"nün bu nedenle de kendileri için büyük anlam ifade ettiğini söyledi. Türkiye'de 2008 yılının dans açısından çok verimli bir yıl olacağına dikkat çeken Gökmen, Devlet Opera ve Balesi'nin özelikle Eylül-Ekim Aylarında bir dizi etkinlik gerçekleştireceğini kaydetti. Gökmen, bu kapsamda 40 yaş üstü Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından oluşan birim tiyatrosunun, Eylül ayında ilk oyunlarının galasını gerçekleştirileceğini kaydetti. Buna göre, birim tiyatrosu, Turgut Özakman'ın "Töre" adlı oyununu, dans tiyatrosu türünde sahneleyecek.
Türkiye'de ilk defa uluslararası bir dans yarışmasının düzenlenmeye başlanacağı müjdesini de veren Gökmen, "1. Uluslararası Dans Yarışması"nın 8-13 Eylül tarihleri arasında İstanbul'da düzenleneceğini belirtti.
Yarışmanın söz konusu tarihten itibaren her iki yılda bir yapılacağını ifade eden Gökmen, yarışmanın jürisinde ise henüz isimleri netleşmese de dünyaca ünlü dans virtüözlerinin yer alacağını belirtti.
-"DÜNYA DANS GÜNÜ"-
"Dünya Dans Günü" ilk kez, UNESCO Uluslararası Tiyatro Enstitüsü'nün Dans Komitesi tarafından 1982'de başlatıldı. "Dünya Dans Günü"nün tarihi 29 Nisan olarak ise, Modern Bale'nin kurucusu Jean-Georges Noverre'nin doğum günü olması nedeniyle seçildi. Öte yandan, UNESCO her yıl, dans dünyasının iyi tanınan isimlerinden bir "Dünya Dans Günü Bildirisi" alıyor ve bu mesajı bütün dünyaya yayıyor. 1995'ten bu yana tüm sınırları, din, dil, ırk farklılıklarını ortadan kaldıran dansın "birleştirici" özelliğini vurgulamak amacıyla yayınlanan uluslararası bildirinin yanı sıra, her ülke kendi "Dünya Dans Günü Ulusal Bildirisi"ni de aynı gün yayınlıyor. (ANKA)
(GO/ZG)