Danıştay Başkanı
Sumru Çörtoğlu, ''Cumhuriyetimizin özü ve ulusal yaşamımızın temeli olan laiklik ilkesi ve laik eğitim kurallarını dolaylı dahi olsa zaafa uğratacak hiçbir düzenlemenin, iç hukukumuzda bireysel eğitim hakkının sağlanması olarak görülmesine olanak bulunmadığı gibi uluslararası hukuk ve hukukun evrensel ilkeleri karşısında da koruma ve himaye görmesi söz konusu değildir'' dedi.
Danıştay'ın 140. kuruluş yıl dönümü ve ''İdari Yargı Günü'' dolayısıyla Danıştay'da düzenlenen törende konuşan Çörtoğlu, ''Üniter Devlet Yapısı ve Yerel Yönetimler'' başlığı altında yaptığı konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1982 Anayasası'nın 3. maddesinde belirtildiği üzere, ''ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün'' olduğunu kaydetti.
Ulus devlet prensibi üzerine kurulu Türkiye Cumhuriyeti'nin ana kuruluş ögesini oluşturan ''tek devlet, tek ulus, tek bayrak ve tek dil'' olgusunun aynı zamanda üniter devlet yapısının da koruyucusu olduğunu belirten Çörtoğlu, idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğunu, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığını ve illerin yönetiminde yetki genişliği ilkesinin esas alındığını söyledi.
Çörtoğlu, ''Merkezi yönetim yerine yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, merkezi yönetimin görev ve yetkilerinin yerel yönetimlere devredilmesi ve idari yapımızla bağdaşmayan bölgesel yönetimlere yer verilmesi, üniter yapımızın tartışma konusu yapılmasına zemin hazırlayabileceği ihtimali gözlerden uzak tutulmamalıdır'' diye konuştu.
-Anayasa değişikliği çalışmaları-
Çörtoğlu, anayasa değişikliği konusuna da değindiği konuşmasında, ''yürürlükteki bir anayasayı, bu anayasada öngörülen usul ve esaslar içerisinde değiştirme yetkisinin, hem siyasi hem de hukuki bir nitelik taşıdığını'' ifade etti.
Anayasa değişikliğinin, hukuki çerçeve içinde cereyan etmesi, anayasada öngörülen usul ve şekil şartlarına uyulması, Anayasa'nın temel ve değişmez ilkelerine ve bu konudaki yargı kararlarına uygun davranılması ile mümkün olacağını anlatan Çörtoğlu, ''Cumhuriyetimizin özü ve ulusal yaşamımızın temeli olan laiklik ilkesi ve laik eğitim kurallarını dolaylı dahi olsa zaafa uğratacak hiçbir düzenlemenin, iç hukukumuzda bireysel eğitim hakkının sağlanması olarak görülmesine olanak bulunmadığı gibi uluslararası hukuk ve hukukun evrensel ilkeleri karşısında da koruma ve himaye görmesi söz konusu değildir. Cumhuriyetimizin temel ve değişmez ilkeleri ile evrensel değerlere uygun, toplumun tüm kesimlerini kucaklayıp ihtiyaçlarına cevap veren, insan hak ve özgürlüklerini daha ileriye götürüp güvence altına almayı amaç edinen anayasa değişikliği girişimlerini yerinde görüyoruz''dedi.
-Anayasa değişikliği önerileri-
Çörtoğlu, ''bir kısım akademisyen tarafından hazırlanıp kamuoyuna sunulan anayasa değişikliği çalışma metninin resmi bir niteliği bulunmadığı için bu konudaki değerlendirmelerini saklı tuttuklarını'' ifade ederek, anayasa değişikliğine ilişkin şu önerilerde bulundu:
''-Cumhurbaşkanının yargı ile ilgili olan görev ve yetkilerinin gözden geçirilmesi ve yüksek mahkemelerin oluşumuna etkin katılımının sınırlandırılması,
-Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile Yüksek Askeri Şura kararlarının yargı denetimine açılması,
-Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun oluşumu, görev ve yetkilerinin gözden geçirilmesi ve kurul kararlarının yargı denetimine tabi olması,
-Uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında tutulmasına neden olan Anayasa hükmünün kaldırılması,
-Yüce divanın oluşumunun yeniden düzenlenmesi ve bu görevin, ceza ve idari yargıçlardan oluşturulacak bir kurula verilmesi.''
Çörtoğlu, yargı görevinin bir ihtisas işi olduğunu, belli bir eğitim ve tecrübe devresinden geçmeyi gerektirdiğini belirterek, Danıştay içtihatlarının ve yargılama usulü kurallarının bilinmesinin, genel olarak idari yargıda uzun süre çalışmış olmakla mümkün olacağını söyledi.
-''Kadın haklarının teminatı laikliktir'' -
Konuşmasında kadın haklarında da değinen Çörtoğlu, Türk kadının, Cumhuriyetin kurulması ile birlikte bir birey ve vatandaş olarak erkeği ile eşit konuma getirildiğini söyledi.
''Kadın haklarının teminatı laikliktir'' diyen Çörtoğlu, Türk kadınının seçme ve seçilme, kamu hizmetlerinde görev alma gibi hakları Avrupa hatta dünya devletlerindeki kadınların çoğundan önce elde ettiğini anlattı.
Çörtoğlu, kadınların nüfusun yarısını oluşturmasına rağmen siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamın çoğu alanında olması gereken oranda yer almadıklarını ve yeterince temsil edilmedikleri görüşünü dile getirdi.
-Çörtoğlu emekli oluyor-
Çörtoğlu, 1966 yılından bu yana görev yaptığı Danıştay'daki görevinden birkaç gün sonra emekli olacağını da hatırlatarak, ''Mensubu olmaktan büyük bir kıvanç ve onur duyduğum Danıştay'daki görevimin tamamlanmasına az bir süre kala yaptığım, kuruluş yıl dönümü konuşmalarımın bu sonuncusunda, ayrı bir heyecan duyduğumu da belirtmek isterim'' dedi.