Çiçek Yargıdaki Bildiri Kavgasına Tepki Gösterdi (1)
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kapatılan Belediyelerle İlgili Anayasa Mahkemesi ve Danıştay Arasındaki Kavgayı "Anayasal Kuruluşların Adeta Günlük Gazete Çıkarır Gibi, Her Gün Yeni Bildirilerle 'Falanca Anayasal Kuruluş Bugün Nerede, Öğleden Sonra Ne Diyor, O Bana Ne Dedi, Bu Bana Ne Dedi' Tarzındaki Bildiri Yarışına Girmiş Olmasının Ortaya Koyduğu Tablodan Hepimizin Rahatsız...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, kapatılan belediyelerle ilgili Anayasa Mahkemesi ve Danıştay arasındaki kavgayı "Anayasal kuruluşların adeta günlük gazete çıkarır gibi, her gün yeni bildirilerle 'falanca anayasal kuruluş bugün nerede, öğleden sonra ne diyor, o bana ne dedi, bu bana ne dedi' tarzındaki bildiri yarışına girmiş olmasının ortaya koyduğu tablodan hepimizin rahatsız olması gerekir" sözleriyle değerlendirdi. Bütçe görüşmelerinin son gününde muhalefet partilerine ağır eleştirilerde bulunan Çiçek, muhalefet partilerinin demokrasilerin vazgeçilmezi olduğunu ifade ederek, "Çözümü olmayan, gelecek tasavvuru olmayan bir muhalefet demokrasi için bir yüktür. Bu özellikleri taşıyan, işlevsiz, çözümsüz, alternatif oluşturmayan bir muhalefet, demokrasi dışı, demokrasi karşıtı, modern-postmodern arayışların baş müsebbibidir" diye konuştu.
2009 mali yılı bütçesi Meclis Genel Kurulu'nda yapılan oylama ile kabul edilirken, hükümet adına eleştirilere Devlet bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek yanıt verdi. Bütçelerin siyasi bir metin olduğunu, bütçe görüşmelerinin siyasi değerlendirmeler olduğunu dile getiren Çiçek, "Bütçe müzakereleri hem muhalefet hem iktidar için önemlidir. Ancak bütçe görüşmeleri iktidardan çok muhalefet için önemlidir. Muhalefet bütçe müzakerelerinde görücüye çıkar. Esas itibarıyla merak edilen; Hükümetin yaptıkları, ne diyeceği değil. Bu müzakerelerin esas objesi, bu müzakerelerde asıl merak edilen muhalefetin ne yaptığı, ne yapacağı, yaşanan sorunlar karşısında nasıl bir tutum takındığı ve nasıl çözüm ürettiğidir" diye konuştu.
-"MUHALEFET SORUNUN DEĞİL ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLURSA FELAKET OLUR"-
Konuşmasında bazı kitaplarda yer alan muhalefet tanımları hakkında bilgi veren Çiçek, demokrasiyi kalıcı kılanın muhalefetin pozitif katkıları olduğunu söyledi. Çiçek, "Muhalefet demokrasilerde vazgeçilmezdir. Bütün bu nedenlerden dolayı, çağdaş demokrasilerde muhalefet sorunun değil, çözümün bir parçasıdır" dedi. Sorunun bir parçası olan bir "muhalefetin" ülkenin de demokrasinin de başına gelebilecek en büyük felaket olduğunu ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çözümü olmayan, gelecek tasavvuru olmayan bir muhalefet demokrasi için bir yüktür. Bu özellikleri taşıyan, işlevsiz, çözümsüz, alternatif oluşturmayan bir muhalefet, demokrasi dışı, demokrasi karşıtı, modern-postmodern arayışların baş müsebbibidir. Sadece yanlışı göstermeye odaklanmış, bütün çabası ve gayreti bundan ibaret muhalefet anlayışı ülke ve demokrasi açısından büyük talihsizlik olmuştur. Böyle bir muhalefetin var olduğu bir ülkede muhalefet görevini, muhalefet kurumunun kendisi değil, Anayasa ve hukuk kuralları gereği görevi siyaset olmayan bürokrasi ve kurumlar üstlenmiş olur. Demokrasi, partiler arası bir yarışın sonunda, hür ve serbest bir seçimle iktidarın belirlenmesi yöntemiyse o zaman iktidar muhalefetle yarışmaz, seçime girmez, kayıtdışı muhalefetle yarışır. Onun için Türkiye, bir kısım eksikliklerin, hataların bedelini çok ağır ödemiştir. Nitekim, postmodern ve antidemokratik arayışların olduğu dönemde, adına kitaplar da yazıldı 'Bizim Çete' diye... Kitabın ismi 'Bizim Çete'. Dolayısıyla alternatif muhalefet oluşamadığı için bu tür, kendilerinin ifade ettiği tarzla 'Bizim Çeteler' demokrasilerde alternatif olmaya çalışmıştır. Bu da Türkiye'ye ağır bedeller ödetmiştir."
-TOPTAN'I DA UYARDI: "KİLİM ALTINDAN DAVUL ÇALINMAZ"-
Hükümetin yanlışlarını söylemeye dayalı bir muhalefet anlayışının kolay ve kestirme bir yaklaşım olduğunu söyleyen Çiçek, 12 gündür devam eden bütçe görüşmelerinde muhalefet partilerinin sözcülerinin hep eleştirdiğini ancak çözüm önerisi getirilmediğini savundu. Çiçek konuşması sırasında Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in itiraz etmesi üzerine birleşimi yöneten Meclis Başkanı Köksal Toptan'ı, "Sayın Başkan, bir atasözümüz var, kilim altından davul çalınmaz. Ya kilimi kaldırın ya davulu durdurun" sözüyle uyardı. Toptan ise Genç'i, "Herkesi dinledik, Sayın Bakan nasıl konuşacağını size mi soracak. Oturun yerinize ya da sıkıldıysanız çıkın dolaşın biraz ondan sonra gelin" diyerek uyardı. Çiçek ise sorunun yanı sıra çözüm önerisinin de dile getirilmesinin demokrasiye güveni artıracağını belirterek, "Eğer çözümsüz, sadece sorunu konuşmayla görevli hisseden bir muhalefet söz konusu olduğunda, işte maalesef bunların bir alternatif oluşturması söz konusu olmadığı için kayıtdışı muhalefet devreye girer" dedi.
-BİLDİRİ SAVAŞINA TEPKİ-
Çiçek konuşmasında kapatılan belediyelerle ilgili Anayasa Mahkemesi ve Danıştay arasındaki kavgayı da üstü kapalı değerlendirdi. Sorunların konuşulma yerinin Meclis olduğunu ifade eden Çiçek, "Herkes görevini Anayasanın, yasanın ve hukukun verdiği görev, yetki ve sorumluluk çerçevesinde yapmalıdır. Kimse bunun dışına çıkmamalıdır. Anayasal kuruluşların adeta günlük gazete çıkarır gibi, her gün yeni bildirilerle 'falanca anayasal kuruluş bugün nerede, öğleden sonra ne diyor, o bana ne dedi, bu bana ne dedi' tarzındaki bildiri yarışına girmiş olmasının ortaya koyduğu tablodan hepimizin rahatsız olması gerekir. Bir şeyler denilecek bunun denileceği yer burasıdır, burada her şeyi konuşuruz" dedi.
-"MÜFLİS TÜCCAR DEĞİLİZ"-
Çiçek, herkesin belli aralıklarla vicdan muhasebesi yapması gerektiği yönündeki sözlerinin MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır tarafından Meclis kürsüsünde dile getirilmesinden ümitlendiğini belirterek, "Biz geçmişte şu yanlıları yaptık, bizim hatamıza siz düşmeyin denilse iyi olurdu. Biz iktidarı devralmazdan evvel ülke çok sıkıntı yaşadı. Müflis tüccar eski defter karıştırır biz Allaha şükür müflis tüccar değiliz. Eserlerimiz var. 2002 de Türkiye ne noktadaydı bugün ne noktada. Değerlendirmeler yapılırken tabi ki bir noktadan baz alıp değerlendirme yapacağız. Kimseyi aşağılamıyoruz. Eski dönemi eleştirmeye başlayınca bir enkaz edebiyatıdır deniliyor, biz enkaz edebiyatı yapmadık" diye konuştu. (ANKA) (SÜRECEK)
(EG/ZG)












