CHP'li Özyürek: Kuran'la Şov Yapmadık

CHP'li Özyürek: Kuran'la Şov Yapmadık
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP'li Özyürek, Çarşaflı Katılımlarla İlgili Olarak Haksız Eleştiriler Olduğunu İfade Ederken Partisinin Tavrını Savundu CHP'nin Hiçbir Zaman Kuran'la Şov Yapmadığını Anlatan Özyürek AKP'yi Eleştirdi.

CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, çarşaflı katılımlarla ilgili olarak CHP'ye bazı haksız eleştiriler olduğunu ifade ederken partisinin tavrını savundu. CHP'nin hiçbir zaman Kuran'la şov yapmadığını anlatan Özyürek, AKP'yi eleştirdi. Özyürek, "Katılım törenlerinde CHP yönetimi dini, Allah'ı mı kullanmıştır? Peygamberi mi kullanmıştır? Ne yaptık? Kuran elde tören mi düzenledik? Dini kullanmamız söz konusu değil. Bizim yaptığımız, partinin daha da genişlemesi, muhafazakar kesimlere açılması ve o muhafazakar kesimlerin bütünüyle AKP'ye mahkum edilmesinin önlenmesi gibi amaçlar etrafında hareket etmektir.

CHP İstanbul Milletvekili Özyürek, son dönemde muhafazakar kesimden CHP'ye katılımlarla ilgili olarak ANKA'ya değerlendirmelerde bulundu. Bu katılımlar yüzünden CHP'nin haksız yere eleştirildiğini ifade eden Özyürek, "CHP Atatürk ilkelerini, laik demokratik cumhuriyeti savunan bir parti olarak Türk siyasi hayatında yer almış bir partidir. CHP'nin laik demokratik cumhuriyet değerlerine ilişkin tutumu herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak kadar açıktır" dedi. Katılımların CHP'nin temel politikasındaki bir değişiklik olarak sunulmasının yanıltıcı oluğunu ifade eden Özyürek, katılımları CHP olarak gayet doğal karşıladıklarını söyledi ve toplumun muhafazakar kesimlerinin AKP'den uzaklaştığını savundu. Özyürek şunları söyledi:

"Gerek İstanbul'da, gerek Anadolu'da seçim çalışmalarımızda, parti mitinglerinde çeşitli köy, kahve toplantılarında her zaman başı örtülü, türbanlı, çarşaflı kadınlar olmuştur. Dolayısıyla bu katılımları yerel seçim manevrası veya ideolojik değişim şeklinde adlandırmak gerçeği yansıtmamaktadır. Kılık kıyafeti nedeniyle gündeme getirilen bu insanlarımız, toplumun muhafazakar kesimlerinden gelmekle beraber, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkma konusunda her CHP'li gibi son derece duyarlı olmuşlardır. Bu insanların Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarının samimiyetini sorgulamak son derece rencide edici, tek tipleştirme taraftarı zihinlerin siyaset algısını ortaya koyan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım muhafazakar kesimleri kendi oy deposu, arka bahçesi gibi gören ve Türkiye'yi tam ortadan bölünmüş bir tarafta laik çağdaş giyimli insanların, bir tarafta muhafazakar türbanlı çarşaflı tesettürlü insanların oluşturduğu bir Türkiye imajına hapsetmek isteyen sağ siyasetin yaklaşımıdır.

-"ELİMİZDE KURAN TÖREN YAPMADIK"-

Bugüne kadar AKP zihniyeti topluma nasıl seslendi? Dendi ki, türban takmazsanız Müslüman değilsiniz. Sayın Baykal da diyor ki, "türbana göre insanın inancı değişmez.' Türban takanlar Müslüman, takmayanlar Müslüman değil. Bu tip ayrımları yapmayalım. Türbanın da, çarşafın da bir siyasal simge olarak kullanılmasına karşıyız. Bize katılan insanlar çarşaflarını bir rol olarak sunmuyorlar. "Bizim giyimimiz, kuşamımız böyle, bu şekilde gelip size destek olmak istiyoruz' diyorlar.

Katılım törenlerinde CHP yönetimi dini, Allah'ı mı kullanmıştır? Peygamberi mi kullanmıştır? Ne yaptık? Kuran elde tören mi düzenledik? Dini kullanmamız söz konusu değil. Bizim yaptığımız, partinin daha da genişlemesi, muhafazakar kesimlere açılması ve o muhafazakar kesimlerin bütünüyle AKP'ye mahkum edilmesinin önlenmesi gibi amaçlar etrafında hareket etmektir.

-"LAİKLİK İLE TOPLUMU KAYNAŞTIRMALIYIZ"-

Laiklik ilkesi etrafında Türkiye'yi kaynaştırmak zorundayız. Bunun yolu da bizim siyasette, hukukta, eğitimde laik olmamızdan geçer. Bilimin gerekleri neyse onu yapacağız. Ama herkes kendi kişisel yaşantısında özgürdür. İsteyen örtünür, isteyen daha farklı giyinebilir. Bunları ayırt etmek lazım ve biz bu konuda geçmişte de bu düşüncedeydik. Bugünde bu düşüncedeyiz. Bu düşüncelerimizde herhangi bir farklılık yok.

Türkiye'nin gelişmesinden yana, laiklik ilkesinden yana, dinin siyasete alet edilmesine karşı olan herkese bizim saygımız var. Bütün mesele bu kavgaların etrafında, laiklik tartışmasının temelindeki konu dinin siyasete alet edilip edilmemesidir. Dini inanç Allah'la kul arasında kalması gereken kutsal bir inançtır. Ama AKP'nin bütün amacı dini sosyal hayatın, hukukun, siyasetin, eğitimin vazgeçilmez unsuru haline getirmektir. Ve bu anlamda giderek Türkiye'yi bir Suudi Arabistan haline dönüştürmektir.

-"TABANDA KIRILMA OLMAZ"-

Bugüne kadar CHP'ye oy verenlerin bu katılımlardan dolayı kırılacaklarını söylemek yanlış bir tespittir. Bizim bu politikamızı, buradaki tavrımızı, samimiyetimizi CHP'ye gönül vermiş insanlar anlarlar. Zaten özellikle Anadolu'da bu ayrım çok yoktur. İnsanlar farklı farklı giyim kuşamda da olsa da, bir arada yaşarlar. Bu karşılıklı yaşam, bu etkileşim içinde partilere katılımlar olur. Kendi siyasi deneyimimden örnek vereyim. Geçmişte, 1989'da İstanbul'da İl Başkanıydım. Bütün varoşları CHP kazanmıştı. O zaman böyle bir ayrım yoktu. O zamanda çarşaflı insanlar vardı, o zaman da türbanlı insanlar vardı ve CHP'ye oy vermişlerdi. CHP'ye oy verdikleri için CHP'nin ne tavrı değişti, ne politikası değişti. O zaman da CHP laik bir partiydi. O nedenle bizim tavrımızda bir değişiklik yok, bizim politikamızda bir değişiklik yok. Bu değişikliğin olmadığını en iyi bizim tabanımız anlar. CHP'ye gönül vermiş insanlar toplumun en eğitimli kesimini oluşturan insanlardır, her şeyi incelerler, bilirler. Neyin nereye gittiğini en az deneyimli siyasetçiler kadar bilirler." (ANKA)

(ÇAĞ/ZG)

Kaynak: ANKA