CHP Genel Başkanı Deniz Baykalın Basın Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın Odasının Güvenlik Güçleri Tarafından Dinlendiğini ve Dinci Bir Gazeteye Servis Yapıldığını İleri Sürerek, Bu Konuda Başbakan Erdoğan Hakkında Gensoru Önergesi Vereceklerini Açıkladı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın odasının güvenlik güçleri tarafından dinlendiğini ve dinci bir gazeteye servis yapıldığını ileri sürerek, bu konuda Başbakan Erdoğan hakkında gensoru önergesi vereceklerini açıkladı.

Baykal ayrıca, Başbakan'ın çok yakın bir dostunun cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında bir CHP milletvekiline rüşvet teklif ettiğinin mahkeme kararıyla ortaya konduğunu ve bunların çok vahim bir manzara olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Baykal, parti merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. CHP Genel Sekreteri Sav'ın odasının devlet güvenlik güçleri tarafından dinlendiğini ve derhal dinci bir gazeteye servis yapıldığını iddia eden Baykal, bu olayın sıradan bir telefon dinlemenin ötesinde olduğunu söyledi. Bunun bir ortam dinlemesi olduğunu ileri süren Baykal, bu olayın 'devletin çürümesi metamorfozunu' açık biçimde ortaya koyduğunu dile getirdi. Baykal, "Türkiye'de devlet artık bildiğiniz devlet olmaktan çıkmıştır.

Hukuk bildiğimiz hukuk olmaktan çıkmıştır. Bu kadar fütursuz, bu kadar gözü kara, aldırmaz bir şekilde özel yaşama tecavüz edilmesi, sonra bu tecavüzü yandaş bir gazetede iftiharla yer alması rejimin ne hale geldiğini ortaya koymaktadır. Bu olay karşısında bu güne kadar hiçbir resmi tepki yok. İktidardan tık yok. Sanki çok olağan bir olay olmuştur. Bu tablo iyi bir tablo değildir. Dünyanın herhangi bir demokratik ülkesinde bu olay yaşansa başbakanın yerinden ayrılması kaçınılmaz olur. Bu olayın hesabı iktidardan sorulur" diye konuştu.

Baykal, bu dinleyenlerin arkalarında kişilerin meşruiyetinin olmadığını belirterek, "Türkiye'de devletin güvenlik güçleri, istihbaratı, İçişleri Bakanlığı ne hale gelmiş. Bu böyle gitmez. Bu vahim bir manzaradır. Herkes aklını başına almalıdır. Yıldırma, sindirme ile rakiplerimizin, muhalefetin özgürlüklerini haklarını çiğneyerek onları teslim almanız mümkün değildir. Hükümet kimin hükümetidir. Başbakan kimlerin başbakanıdır? Haklarına tecavüz edilenlerin başbakanı değil midir? şeklinde konuştu.

Baykal ayrıca, Başbakan'ın çok yakın bir aile dostunun AK Parti Grup Başkan Vekili'nin odasında CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım'a cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili rüşvet teklif ettiğinin dün alınan mahkeme kararıyla tespit edildiğini açıkladı. Rüşvetin mahkeme ilamıyla açık şekilde ortaya çıktığını belirten Baykal, "Sayın Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi için yapılan girişimler, başbakanın bilgisi dışında mı yapılmıştır? Başbakan '30 yıl önce rüşvet verdim' diyordu. Bırak 30 yılı daha dün vermişsin" dedi. Bu olayla AK Parti iktidarında rüşvet teklif edildiğinin açıkça ortaya çıktığını ileri süren Baykal, "Bu olay Türkiye'deki iktidarın, hukukun, demokrasinin çürümesinin yepyeni bir noktası. Bunu toplum olarak içimize sindirmemizi kimse beklememelidir. Başbakan bu olayı kınıyor mu, kınamıyor mu?" dedi.

(MÜG-DS-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı