DTP Grup Başkanı
Ahmet Türk, yaşanan gerilimin perde arkasında devlet içi güçlerin iktidar savaşının yattığını ifade ederek,
AK Parti'nin, bu çatışmanın mağduru değil tarafı olduğunu bildirdi.
AK Parti'nin tutumunu Urfa fıkrası ile eleştiren Türk, "
AK Parti iktidarı, isot tarlasına girildiği için telaş içinde ve demokrasi havariliğini yapıyor" dedi.
DTP'nin haftalık olağan TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan DTP Grup Başkanı Türk, Kürtlerin özgürlük isteğinin bugün, hiçbir zaman olmadığı kadar zirvede olduğunu söyledi. Hiçbir paketin bu gerçeği değiştiremeyeceğini ifade eden Türk, ithal bastırma yöntemlerinin hepsinin suyunun çıktığını, askeri yöntemlerin havlu attığını, çözümün Meclis çatısı altında aranması gerektiğini söyledi.
Anayasa Mahkemesi'nin, AK Parti hakkında açılan kapatma davasını kabul etmesi ile yaşanan gerilimin tamamen günyüzüne çıktığını belirten Türk, bu gerilimin perde arkasında devlet içi güçlerin iktidar savaşının yattığını ileri sürdü. Türkiye'de 3 devlet bulunduğunu öne süren Türk, birincisinin AB rotasında ilerlemek isteyen kesimlerden oluştuğunu, ikincisinin değişime karşı duran kanat olduğunu, üçüncüsünün ise bugün adeta görev başında olan, gücünü çetelerden alan, çetelerle ülkeyi yönetmek isteyen derin devlet olduğunu söyledi. Bu üç kesim arasında iktidarı elde tutma savaşı yaşandığını öne süren Türk, 85 yıllık Cumhuriyet sisteminin tıkanma noktasına geldiğini, bu sistemi ayakta tutan Anayasa'nın dikiş tutmaz halde olduğunu söyledi. Statükocuların, statükolarını, hanedanlıklarını sağlamak için ceberrut gibi toplumun üzerine çöktüğünü, toplumu yıldırmak için demokrasi isteyenleri katlettiklerini ileri süren Türk, bu statükocu güçlerin özlemindeki ülke gerçeğinin bu olduğunu ifade etti.
Sistemi tıkayan konuların başında Kürt sorununun geldiğini belirten Türk, Türkiye'yi bu krizle karşı karşıya getiren, çetelerin rejimini oluşturan nedenin Kürt sorunu olduğunu öne sürdü. Kürtler zerre kadar hak elde etmesin diye demokrasiden feragat edildiğini, özgürlüklerin önüne demir perdeler örüldüğünü dile getiren Türk, toplumun 'ülke bölünüyor' safsatalarıyla yıllardan beri uyutulduğunu iddia etti. Türk, "Kürt sorunu çözülürse onların iktidarı da yıkılacaktı. AK Parti hakkındaki kapatma davası da bu güç odaklarının çatışmasının bir ürünüdür" diye konuştu. AK Parti'nin, bu çatışmanın mağduru değil bizzat tarafı olduğunu iddia eden Türk, işin bu kez çok ciddi olduğunu ifade etti. İşlerin bu noktaya gelmesinin sorumluluğunun Başbakanda olduğunu savunan Türk, Başbakan'ın, halkın kendisine verdiği yetkiyi doğru kullanmadığını öne sürdü. Türk şunları söyledi:
"Gittiniz bu güç odaklarıyla uzlaştınız. Halkın verdiği yetkiyi ucuza pazarladınız. İktidar hesabınız statüko duvarından geri döndü. Ucuza pazarladığınız demokrasiye bugün en fazla ihtiyaç duyar hale geldiniz. Statükoya göz kırpmalarınız, bu güçleri daha da azdırdı." Hiçbir reform için geç kalmış sayılmayacağını ifade eden Türk, sığınılacak tek yerin demokrasi olduğunu belirtti. Bir demokrasi seferberliği başlatılması ve demokrasi karşıtlarına karşı birlikte mücadele edilmesi çağrısında bulunan Türk, "Türkiye'de bugün demokrasi için bir kurtuluş savaşı başlatmamız gerekiyor. Demokrasinin gücünü yansıtacak düzenlemeleri getirin, biz sonuna kadar yanınızdayız" dedi.
Siyasetin, cami, kışla, statüko arasında sıkışan bir olgu olmaktan çıkarılması gerektiğini dile getiren Türk, parti kapatmaların tümden devreden çıkarılması gerektiğini savundu. Türk, "Öyle bir düzenleme yapalım ki partileri statüko değil halk kapatsın. Partilerin değil statükonun kan damarları tıkansın. Bu ülkeyi partilerin değil statükonun mezarlığı haline dönüştürelim. Bunları toplumsal sözleşme niteliğinde yeni ve sivil bir Anayasa ile başarabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
(ZÇ-NÇ-ÖK-Y)