Boydak: Reklamla Markalaştık ve Büyüdük
Denizli'ye Gelen Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İstikbal Mobilya Genel Müdürü Memduh Boydak, Şirketlerinin Reklamla Markalaşıp Büyüdüğünü, Krizlerde Bile Kaliteden Taviz Vermediklerini Belirterek, 'Denizli'nin Cüssesine Göre Marka ve Tanıtım Eksiği Var' Dedi.
DENİZLİ'ye gelen Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İstikbal Mobilya Genel Müdürü Memduh Boydak, şirketlerinin reklamla markalaşıp büyüdüğünü, krizlerde bile kaliteden taviz vermediklerini belirterek, ''Denizli'nin cüssesine göre marka ve tanıtım eksiği var'' dedi.
Genel Müdür Boydak, doğa sporlarında faaliyet gösteren Denizli Adrenalin Derneği'nin davetlisi olarak kente geldi, Pamukkale Colassea Otel'de düzenlenen yemekte konuşma yaptı. Yemeğe, Denizli Valisi Hasan Canpolat, İl Genel Meclisi Başkanı Halil Pekdemir, Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, Denizli Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yüksel, Genç Tüccarlar ve İşadamları Derneği Başkanı Necdet Özer, Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Raşit Güntaş, Babadağlı Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı İsmail Yılmaz, Adrenalin Derneği Başkanı Bilal Gören ve çok sayıda işadamı katıldı.
Boydak Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İstikbal Mobilya Genel Müdürü Memduh Boydak, 50 yıldır faaliyette bulunan şirketlerinin, 1990 yılından sonra reklam ve markalaşmayı keşfederek, büyümelerini hızlandırdığını söyledi. Boydak, yaptığı konuşmada Boydak Holding'in ve İstikbal Mobilya'nın ticari hayatında nasıl başarıya ulaştığını anlattı. Boydak, iş hayatına küçük yaşta başladığını, işyerlerinin evin altında olduğunu, okuldan geldikten sonra işyerinde çalıştığını söyleyerek, ''Bir aile şirketi olan İstikbal Mobilya, 1958 yılında Hacı Mustafa ve Sami Boydak tarafından küçük bir mobilya atölyesi işe başladı. 1970 yılına kadar bu şekilde devam etti. 1978 yılında küçük atölyeleri birleştirip küçük bir fabrika haline getirildi. Bu sıra şirket mobilya, sandık sepet akla ne geliyorsa yapıyordu. Ağabeylerimiz babalarına 'Biz her şeyi yapıyoruz, ama tam yapamıyoruz. Bizim önce küçülmemiz lazım. Bir sahayı seçip o sahada büyümemiz gerekir' demişler. Babalarımız ise bunun üzerine istişare makamında kalarak oğullarına yetki devri yapıp onların önünü açtılar'' dedi.
Şirketin, ikinci nesil yöneticilerin eliyle mobilya üzerinde uzmanlaştığını söyleyen Boydak, ''Öncelikle çekyatı geliştirdik. Önceleri sadece Türkiye'nin doğusuna ürün satıyorduk. İstanbul ve Ankara'ya hiç ürün satamıyorduk. Ankara'nın mobilyası meşhurdu. Mobilya Ankara'dan Kayseri'ye gelirdi. O zamanlar Kayseri'nin ürünü kalitesiz olur diye bir anlayış vardı. Ankara'ya gönderdiğimiz ürünleri ya gece vakti gönderirdik veya oradaki müşterilerimiz nereden geldiği belli olmasın diye malları gece vakti indirirdi. Bazen de Ankara veya İstanbul plakalı kamyonlarla gönderirdik. 1990'lı yıllarda reklamı ve markalaşmayı keşfettik. Reklam ve markalaşmayla büyümemiz daha da hızlandı. Mobilya ile reklamı o zamana kadar faaliyeti televizyonda hiç yoktu. Biz ürünlerimizi ve işimizi geliştirdik, reklamla beraber işimize büyük bir rüzgar kattık. Şirket olarak iş hayatında 50 yıldır varız. Ancak kamuoyu bizi 15 yıldır biliyor. Batıya açılmamızı bu rüzgar sayesinde yakaladık'' diye konuştu.
Denizli'nin sanayileşmiş cüssesine göre markalaşması konunda eksilerinin olduğunu ifade eden Boydak, şirketlerin markalaşmaya önem vermesi gerektiğini vurguladı. Boydak Holding'in 26 şirketle 7 ayrı dalda faaliyetine devam ettiğini kaydeden Memduh Boydak, açıklamasını şöyle sürdürdü:
''2006 ciromuz 1 milyar 864 milyon dolar. 13 bin çalışanımız var. Hiçbir zaman Türkiye'deki iş gücü ucuzdur diye rehavete kapılmadık. Elimizden geldiğince içinde bulunduğumuz sektörlerde en modern teknolojiyi, en sıfır teknolojiyi kullanıyoruz. Teknolojiyi takip ediyoruz. Bizim gruba kullanılmış makine giremez, böyle bir kural var. Bu hızlı gelişmemize katkı sağladı. Yaşanan krizlerde bile kaliteden taviz vermedik. 2001 krizinde olduğu gibi bu zarar bizi batırır mı diye baktık, batırmayacak derecede zararına bile bile ürün sattık.''
Kadrolarını kendilerinin yetiştirdiklerini de belirten Boydak, ''Profesyonel insan, çalıştığı şirket profesyonel olan değildir. Çalıştığı şirketi profesyonelleştiren insandır. Bizde yönetimde 'sen patronun çocuğusun' diye iş başına, yönetime insan getirmezler. Onlar da böyle bir şeyin olmadığını bilir. Patron çocukları tepeden inme yönetici olduğunda işçi psikolojisini bilmeyen, üretimden anlamayan, pazarlamayı bilmeyen bu yöneticiler Allah korusun dişinizle tırnağınızla kazarak bir yere getirdiğimiz şirketleri bir anda tehlikeye düşürürler. Patronların çocuklarına yeteneğine göre iş veririz. Başkanımız Hacı Boydak'ın oğlu 4 yıl çalışmadan sonra ancak daha yeni şef olabildi'' dedi.
Boydak iş hayatında babalarının kendilerine tavsiyelerde bulunduğunu anlatttı, bunları şöyle sıraladı:
''Paylaşmayı bilin ve önemseyin. Başarı ve başarısızlığı çalışanlarınızla, profesyonellerinizle, sistemin içindeki insanlarla paylaşın. İki insanın bir araya geldiğinde ayıplayacağı bir işi yapmayın. Büyüdükçe tevazuyu elden bırakmayın. Ulaşılamaz insan olmayın. Toplumla iç içe yaşayın. Değerlerinizi unutmayın. Kendinizi insanlardan soyutlamayın. Hayat standardınız geliriniz ne olursa olsun çok uç noktalara olmasın. İşleriniz iyi gittiği zaman dikkatli olun, her an arkasından kötü olabilir. İşleriniz kötü gittiğinde de ümitsiz olmayın, ümidini kaybetmiş insan hepsini kaybetmiştir. Eşleriniz iş hayatında değilse işinize karıştırmayın. Çünkü iş ortamını bilmediği için sizleri yanlış yönlendirebilir.''
Denizli Valisi Hasan Canpolat, Boydak'a plaket takdim etti. Ayrıca, Adrenalin Derneği Başkanı Bilal Gören de, dernek üyelerine başarılı çalışmalarından ötürü plaket verdi.
Ferah IŞIK











