|
Birleşmiş Milletler (BM) 62. Dönem Genel Kurul Başkanı Srgjan Kerim, uluslararası konularda aktif rol oynayan Türkiye'nin güvenlik konseyi üyeliğine aday olmasının en doğal hakkı olduğunu belirterek, Kıbrıs'ta sağlanacak çözümün bölgenin AB'ye entegrasyonu için de önemli olduğunu söyledi.
Srgjan Kerim, üst düzey temaslarda bulunmak üzere geldiği Ankara'da İHA'ya özel açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin BM güvenlik konseyi geçici üyeliğine seçilmek için yürüttüğü kampanyanın hatırlatılması üzerine Kerim, "Başta Ortadoğu ve Balkanlar olmak üzere Türkiye uluslararası konulardaki yapıcı tutumuyla dünyanın barış ve istikrarına katkıda bulunuyor. Bu nedenle güvenlik konseyi geçici üyeliği için adaylığını koyması son derece meşru bir hakkı" dedi. Avusturya ve İzlanda'nın da aday olduklarını hatırlatan Kerim, yarışmanın galibinin ekim ayında netleşeceğini ve o tarihe kadar kendisinin konumu nedeniyle tahminde bulunamayacağını söyledi. Öte yandan BM New York merkezinden üst düzey kaynaklar, gidişatın Türkiye lehine olduğunu ve yüzde 85 ihtimalle güvenlik konseyine gireceğini söyledi.
"KIBRIS'IN BÜTÜNLÜĞÜ BÖLGEDEKİ İSTİKRAR VE TÜRKİYE'NİN AB HEDEFLERİ İÇİN ÖNEMLİ" KKTC Dışişleri Bakanı Turgay Avcı'nın da bugün Ankara'da olduğu hatırlatılarak, Kıbrıs sorunu konusunda görüşü sorulduğunda Kerim, "BM bu problemin nasıl çözüleceğine ilişkin bir inisiyatif geliştirdi. BM çerçevesi ve parametrelerinin çözüm için oldukça iyi olduğuna inanıyorum. Böylece Türkiye-Kıbrıs arasındaki ilişkiler de normalleşecek. Kıbrıslılar ve Yunanlılar AB üyesi, Türkiye ise aday. Bu sorunun ortadan kalması aslında bölgedeki ülkelerin AB'ye entegrasyonu açısından da önemli. Bu çerçevede şu anki ivme ve görüşmeler olumlu" dedi. Avcı ile ikili bir temasının olmadığını, ancak Kıbrıs meselesini Babacan'la ele alacağını kaydeden Kerim, "Dün Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül ile yaptığımız görüşmelerden Türkiye'nin çözüm sürecinde önayak olmak istediğini gördüm. Kıbrıs'ın toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı bölgenin istikrarı ve Türkiye'nin AB üyeliği hedefleri açısından önemli" şeklinde konuştu.
'İki taraf masada anlaşamazsa bu kez kuzey tarafındaki izolasyonlar kalkabilir mi?' sorusu üzerine, "Sorunu çözmek için politik istek var. Problemler son 30 yılı aştı. Şimdi geçmiş ya da geleceği tartışma değil; iki toplumun çözüm bulmasına müsaade etmek zamanı. Kıbrıslı Rumlar ve Türkler eskiden de bir arada yaşıyordu. Yeni bir durum olmayacak" diyen Kerim, çözümle birlikte Rumların AB üyeliğinden kazandıkları olanaklardan Türklerin de faydalanacağını kaydetti.
"TÜRKİYE KÜRESEL ISINMA İLE MÜCADELEDE DOĞRU YOLDA" Başbakan Erdoğan ile dünkü toplantısında küresel ısınma ve iklim değişikliği konularının da gündeme geldiğini kaydeden Kerim, Konya havzası ve Doğu Anadolu'daki arazilere yönelik geliştirilen projelerini de memnuniyet verici bulduğunu söyledi. Kerim, "Böylece Türkiye'nin tarım ürünleri arzı artacak. Bu sadece Türkiye değil diğer ülkeler için de önemli. Çünkü gıda pazarında arz, artan taleple başa çıkamıyor. Yeni çiftlikler, yeni tarımsal ürünler ve modern teknolojinin daha fazla kullanılması tavsiye ediliyor. Türkiye doğru yolda. BM'nin burada 13 tane ajansı var ve bu projelerin bir parçası olabilir." "MYANMAR YÖNETİMİ ULUSLARARASI YARDIMA İZİN VERMİYOR" Myanmar'daki afetzedelere uluslararası yardımın yeterince ulaşıp ulaşmadığının sorulması üzerine Srgjan Kerim, şunları söyledi:
"Myanmar'daki olay küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sınır tanımadığının açık bir kanıtı. Uluslararası toplum orada aktif şekilde yardım etmek istiyor. Ancak yerel yönetimle sorun yaşıyoruz. Klişelerle duruma bakıp, birilerinin bu felaketi ülkelerinin bağımsızlığın riske etmekte kullanacağını sanıyorlar. Bu tamamen yanlış. Uluslararası toplum orada tehlike altında bulunan 1 milyon kişiye yardım için var. Kaç bin kişinin öldüğünü bile tam olarak bilmiyoruz. Myanmar yönetiminin daha esnek olması ve yardım kuruluşlarının çalışmasına olanak tanıması gerekiyor. Türkiye ve birçok ülke yardım etmek istiyor. Umarım, durum sadece hayat kurtarmak, gıda ve barınak sağlamakla ilgili olduğunu ve ülkelerinin bağımsızlığın tehdit etmediğini anlarlar." "KATAR FİNANSAL GELİŞİM KONFERASI'NDA TÜRKİYE KATALİZÖR OLACAK" Türkiye'den tüm beklentileri karşılanmış olarak ayrılacağını kaydeden Kerim, "Temaslarım boyunca Türkiye'nin dış politikada yapıcı ve aktif rol oynamaya hazır olduğunu gördüm. Bu tam da ihtiyacımız olan şey. Ortadoğu ve Balkanlar gibi kırılgan zemine sahip istikrarsızlık kaynağı bölgelere komşu olan Türkiye'nin uluslararası konulardaki yaklaşımı önemli. Terörle mücadele önde gelen aktif ülkelerden biri. Çevresel konular ve iklim değişikliği konusunda çıkardığı yasalar var. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında köprü olabilir. Sene sonunda Katar'da yapılacak Finansal Gelişim Konferansı'nda Türkiye katalizör olabilir. Bağışçı ülkeler ile bu bağışlardan yararlanacaklar arasında konsensüs sağlayabilir" dedi.
Türk asıllı Makedonyalı bir aileye mensup olan ve çocukluğu İstanbul'da geçen Kerim, bugünkü temaslarının ardından yarın sabah Ankara'dan ayrılacak. BM 62. Dönem Genel Kurul Başkanı Srgjan Kerim'in bundan sonraki durağı Mısır ve İsrail olacak.
(DS-NÇ-Y)
(İhlas Haber Ajansı) 09.05.2008 15:46 [1345377]
|