CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal, devletin 'etnik kör' olduğunu ve devlet karşısında herkesin eşik olduğunu belirterek, "Devlette dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun yurttaş vardır. Devletin kimseyi asimile etmeye hakkı yoktur" dedi. Baykal ayrıca, AB'ye eşit koşullarda tam üyeliğin çok önemli bir hedef olduğunu ifade ederek, "AB'de 'nikah olmasa da seni kuma olarak alacağım' zihniyeti hakim" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Diyarbakır'da örgütlü 17 sivil toplum kuruluşunun yöneticileriyle dün bir görüşme yapmıştı. CHP Genel Merkezi'nde yapılan toplantıya CHP Genel Sekreter Yardımcısı Algan Hacaloğlu ile CHP MYK üyesi Mesut Değer'de katılmıştı. CHP'den yapılan açıklamada, dün saat 17.45'te başlayan ve 2 saatten fazla süren basına kapalı toplantının bazı gazetelerde eksik veya hatalı değerlendirmelerle yer aldığı belirtilerek, Baykal'ın toplantıda söyledikleri aktarıldı. Açıklamaya göre Baykal, dünkü toplantıda terörle mücadele konusundaki duyarlılıkları nedeniyle son dönemlerde zaman zaman yanlış anlaşıldıklarını belirtti. CHP olarak 1989'da Kürt Raporu ile DGM soruşturmasını göze alarak devleti kimsenin etnik kökenine karışmamaya çağırmış bir parti olduklarını belirten Baykal, "Ancak, devletin görevi kimseyi etnik kökenler temelinde duyarlılıkları, etnisite farklılıklarını güçlendirmeye yönelik teşvik etmek de değildir. Kişisel kültürel haklar, kamusal alanın değil özel alanın olgusudur. Türkiye Cumhuriyeti'nin tek bir ırkı vardır. O da, insan ırkıdır. Kimsenin etnik kimliği devlete karşı tehdit unsuru değildir. Hepimizin amacı, kendi kimliklerimizle, inançlarımızla tam bir eşitlik anlayışı içinde bir ve beraber yaşamaktır" dedi.
Devletin 'etnik kör' olduğunu ve devlete göre sadece 'yurttaş' olduğunu söyleyen Baykal, "Devlet karşısında herkes eşittir. Devlette dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun yurttaş vardır. Devletin kimseyi asimile etmeye hakkı yoktur" diye konuştu.
Etnik kökeni ne olursa olsun herkesin Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit vatandaşı olduğunu ifade eden Baykal, "Kimsenin kimliği diğerinin altında değildir. Farklılıklar birbirimizi karşı karşıya getirmemelidir. Kimse kendi kimliğini diğerine empoze etmemelidir. Kimsenin ırkı ve kökeni diğerinden üstün değildir. Sülalemiz, aşiret ve kabilemiz olabilir, etnik kökenimiz olabilir. Ama bu bizi karşı karşıya getirmeye sebep olmamalıdır" şeklinde konuştu.
Artvin'in büyük bölümünün Gürcü kökenli yurttaşlardan oluştuğunu, sınırın öteki tarafında da Gürcistan diye bir devlet olduğunu hatırlatan Baykal, "Orada bir sıkıntı olduğunda dayanışma duyguları devreye girer, ama kimsenin aklına ayrılma düşüncesi gelmez. Gürcüsü, Azerisi, Çerkezi kardeşçe yaşarlar" dedi.
Herhangi bir çağdaş demokraside hak ve özgürlükler hangi ölçüde ise Türkiye'de de çıtanın o düzeye yükseltilmesi gerektiğini vurgulayan Baykal, "Bu, sosyal demokrat bir parti olarak temel duyarlılığımızdır. Eksikliklerin giderilmesi için her türlü desteğe varız. Zorla, şiddetle, terörle bir yere varılmaz, artık buna son vermenin zamanı geldi. Bir an önce birbirimize karşı kini, nefreti, olumsuz duyguları bir tarafa bırakarak el ele, kardeşçe yaşamanın yollarını aramalıyız. Kardeşçe yaşamanın yollarını bulmalıyız" diye konuştu.
BÖLGEYE EKONOMİK VE SOSYAL DESTEK Bölgede öncelikli diğer sorun alanının da 'ekonomik ve sosyal' gelişmede yetersizlikler olduğunu belirten Baykal, GAP'ın hem Türkiye bakımından hem bölgenin barışı ve huzuru bakımından olağanüstü önemli bir proje olduğunu, ancak AK Parti iktidarının işbaşına geldiği günden bu yana en çok ihmal edilen proje olduğunu kaydetti. Bu bölgenin ekonomik alandaki geri kalmışlığı konusunda devletin sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini ifade eden Baykal, "Devlet sonuna kadar devlet kaynağı ile bölgeye gitmelidir.
Ekonomik sorunların aşılması için devlete öncelikli görev verelim. Sosyal devleti bölgede ayağa kaldıralım" dedi.
Bölgede sınır ticaretinin geliştirilmesi, bölgeye yönelik özel teşvik olanakları sağlayarak sektör, il hatta ilçe bazında teşvik verilerek bölgede yatırımlar yapılması, istihdam olanaklarının canlandırılması gerektiğine işaret eden Baykal, hayvancılığın ayağa kaldırılması için doğru yerde, doğru kesimlere yoğun devlet desteği sağlanması gerektiğini kaydetti. AB'ye eşit koşullarda tam üyeliğin çok önemli bir hedef olduğunu, ancak tek başına halay çekilemeyeceğini belirten Baykal, "AB'de 'nikah olmasa da seni kuma olarak alacağım' zihniyeti hakim. Biz AB'ye değil, iktidarın bu konuda izlemekte olduğu 'teslimiyetçi tavra, haksızlığı hazmetme tavrına' karşı çıkıyoruz. AB Türkiye'ye eşit koşullu tam üyelik için süre versin, bizde yol haritasını belirleyelim, devlet olarak o haritanın arkasında duralım" şeklinde konuştu.
(MÜG-CC-CC-Y)