CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal, Ergenekon iddianamesinin, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın tezini sahiplenen bir iddianame olduğunu ileri sürdü.
Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Ergenekon soruşturması ve açıklanan iddianameyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
''Bu, farklı bir terör örgütü'' denildiğini ifade eden Baykal, ''Belki bir baş teröristi değil de birden fazla baş teröristleri vardır. Belki eş başkanlık sistemi bu terör örgütünde de vardır'' diye konuştu.
Hangi şekilde olursa olsun, terör örgütünün bir an önce ortaya çıkarılmasından mutluluk duyacaklarını belirten Baykal, bu terör örgütünün baş teröristini ya da baş teröristlerini bir adaya koymakta yarar olduğunu söyledi. Baykal, ''Bence Yassıada çok anlamlı olur. Ama bu dava bir süre devam eder, bu sürede Öcalan tahliye olursa, İmralı'da düşünülebilir'' diye konuştu.
Ergenekon iddianamesinin, binlerce sayfalık uzun bir iddianame olduğunu belirten Baykal, ''İddianamelerin uzunluluğu, iddiaların haklılığının kanıtı olamaz'' dedi. Baykal, önemli olanın; iddianamenin bütünsel, bağlantıları sağlam, iddiaları sağlam dayanaklara dayalı bir şekilde ortaya çıkabilmesi olduğunu anlattı.
''Bu iddianame, Başbakan'ın tezini sahiplenen bir iddianamedir. Temel gerçek budur'' diyen Baykal, ortaya atılan iddiaların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de yaşanan olaylarla ilgili uzun süreden beri ortaya attığı bir temel tez olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın daha önce Danıştaya yönelik saldırıyla ''Ergenekon'' arasında bağlantı bulunduğu yönünde açıklamalar yaptığını kaydeden Baykal, iddianameyle ilgili olarak dün yapılan açıklamada da ''Danıştay cinayeti, Ergenekon çetesinin faaliyetidir'' denildiğini belirtti.
Mahkemenin, Danıştay davası sanıklarıyla Ergenekon soruşturması arasında ''Suç vasfını, sanıkların hukuki durumunu ya da sübutu etkileyecek biçimde bir bağlantı tespit edilemediği, bu nedenle hazırlık soruşturmasının sonucunun beklenilmesine gerek duyulmadığı'' yönünde karar verdiğine dikkati çekti.
Baykal, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi:
''Olayın ciddiye alınması gereken yönleri var. Hukuk, Danıştay cinayetinin bugün Ergenekon kapsamında gözaltına alınan insanların sorumluluğu altında işlendiğini kanıtlar ise bu fevkalade önemlidir. Eğer böyle bir şey varsa bilelim. Danıştay cinayetini paşalar mı, İlhan Selçuk mu, Mustafa Balbay mı, Sinan Aygün mü işletti? Kim işletti bunu bilelim. Eğer onlar işlettiyse yepyeni bir durum var. Ama onlar işletmedi, Danıştay cinayeti Ankara'daki mahkemenin aldığı karar doğrultusunda, ilgili dairenin aldığı türban kararına tepki göstermek için dini motiflerle, bireysel davranan birisi tarafından işlendi ve bu dava o hale dönüştürülmek isteniyorsa; Başbakan'ın tespitleri, o tespitleri takip edecek hukukçuları da bularak Türkiye'nin önüne bu dava tersyüz edilerek, astarı yüzüne geçirilerek sunuluyor ise bu vahim bir olaydır. Bu olayın altında iktidar da kalır yapanlar da kalır.''