Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi (2-son) "Kimini Yüceltirken, Kiminin Ötekileştirilmesine Müsaade Etmeyeceğiz"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Adaleti, Kalkınmanın Temeli Saydıklarını Söyleyerek "Hiç Kimsenin Bu Ülkenin İnsanları Arasına Nifak Tohumları Ekmesine İzin Vermeyeceğiz.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında demokrasi ve adaletin kalkınmanın temeli saydıklarını söyleyerek "Hiç kimsenin bu ülkenin insanları arasına nifak tohumları ekmesine izin vermeyeceğiz. Hiç kimsenin bu ülkenin vatandaşları arasında bir ayrım yapmasına, kimini yüceltirken kimini ötekileştirmesine müsaade etmeyeceğiz. Birbirimizin hakkına, hukukuna, yaşam biçimine sonuna kadar saygı göstereceğiz. Birbirimizin kaygılarını, endişelerini anlayacağız ki, milletimizin hiç bir ferdi kendini dışlanmış ya da baskı altında hissetmesin" dedi.
-"DEVLETİN BÜTÜN VATANDAŞLARA AYNI MESAFEDE DURMASINA ÖZEN GÖSTERİYORUZ"-
"Yetmiş milyon insanın her birinin hakkını, hukukunu en az kendi hak ve hukukumuz kadar koruyarak aziz bileceğiz" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Devletin bütün vatandaşlarına aynı mesafede durmasına azami dikkat ve hassasiyeti göstereceğiz. Bu ülkeye daima demokrasinin en yüksek standartlarını layık göreceğiz, bunu asla tartışmayacağız. Özgürlüklerin en geniş manada yaşandığı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak her günü bir öncekinden daha ileride tamamlamak için çalışmak zorundayız. Zira kaybedecek vaktimiz yok, yapacak çok işimiz var."
-"SAVAŞLARI SÖNDÜRMENİN YOLU MEDENİYETLER İTTİFAKINDAN GEÇİYOR"
Başbakan Erdoğan, toplumsal barışın Türkiye için ne kadar önemliyse, toplumlararası barışın da dünya için o kadar önemli olduğuna işaret ederek göreve geldiklerinden bu yana Türkiye'yi dünya barışının en güçlü savunucularından biri haline getirmek için çaba gösterdiklerini söyledi. 2005 yılında dönemin BM Genel Sekreteri Sayın Kofi Annan'ın himayesinde, İspanya Başbakanı Sayın Zapatero ile birlikte Medeniyetler İttifakı projesini başlattıklarını anımsatan Erdoğan, bu projenin dünyada önemli yankı bulduğunu vurguladı. Erdoğan, Ocak ayı içinde İspanya'da Medeniyetler İttifakı 1. Forumu'nu gerçekleştirdiklerini anımsatarak, "Bugün dünyanın pek çok yerinde yükselen savaş ateşlerini söndürmenin, acıları dindirmenin yolu inanıyorum ki medeniyetleri buluşturan böyle barışçı adımların sıklaşmasından geçiyor" dedi.
İspanya ziyareti hakkında da bilgi veren Erdoğan, "AB üyeliğimize başından beri açık destek veren İspanya'yla yakın dayanışmamız, inanıyorum ki, karşılıklı çıkarlarımız kadar küresel barış ve refaha da önemli katkılar sağlamaktadır" diye konuştu.
-YUNANİSTAN'LA MÜZAKERE KANALLARI AÇIK TUTULMALI-
Başbakan Erdoğan, hükümet olarak göreve geldikleri günden bu yana Yunanistan'la olan ilişkilere büyük önem verdiklerini ve bu çerçevede 49 yıl aradan sonra ilk defa bir Yunanistan Başbakanı'nın Türkiye'yi ziyaret etmesinin ikili ilişkilerin gelişmesine zemin hazırladığını söyledi. Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'le yaptıkları temasları anlatan Erdoğan, "Ege ihtilafları, Kıbrıs meselesi, azınlık sorunları, birlikte üzerinde çalışmamız gereken sorunların başında yer alıyor. Ancak biliyoruz ki, bu sorunların çözümü, zorlukların tekrar tekrar vurgulanmasından değil, diyalog ve müzakere kanallarının açık tutulmasından geçmektedir. Görüşmelerimizde Yunanistan'daki kardeşlerimiz Batı Trakya Türklerinin sorunlarından Türkiye'deki Rum Ortodoks vatandaşlarımıza kadar her meseleyi yapıcı bir yaklaşımla değerlendirdik" dedi.
-BÜTÇE HEDEFLERİ-
Konuşmasında ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Başbakan Erdoğan, göreve geldikleri 2002 yılından bu yana bütçe hedeflerinde beklentilerin ötesinde isabet kaydettiklerini söyledi.
Erdoğan, 2007 başında bütçe açığı 16.8 milyar YTL olarak öngörülmesine karşın, 13.9 milyar YTL bütçe açığı gerçekleştiğine işaret ederek, "Böylece hükümet olarak uyguladığımız beşinci bütçede de hedefin altında bir bütçe açığı gerçekleşmesi sağlanmış oluyor" dedi.
2007 yılı başında bütçe açığının GSMH'ye oranının yüzde 2.7 olması öngörülmüş iken, bu oranın da yüzde 2.1 seviyesinde kaldığına işaret eden Erdoğan, 2002 yılında bu oranın yüzde 14.6 olduğunu da hatırlattı.
-MAASTRICHT KRİTERLERİ-
Türkiye'nin 2005 yılından bu yana bütçe açıklarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya oranı bakımından Maastricht kriterlerine uyumlu hale gelmiş örnek bir ülke olduğunu kaydeden Erdoğan, "Yine hükümetimizin mali disipline verdiği büyük önemin olumlu sonuçlarından biri olarak faiz giderlerinin Gayrı Safi Milli Hasıla'ya oranında da hızlı bir düşüş trendi yaşanmaktadır" dedi.
2002 yılında yüzde 18.8 seviyesinde olan bu oranın, 2007 yılı sonu itibariyle, evet yüzde 7.5 seviyesine kadar düştüğünü belirten Erdoğan şöyle dedi:
"2002 yılında vergi gelirlerimizin yüzde 85.9'u, sevgili vatandaşlarım lütfen buraya dikkat edelim yüzde 85.9'u faiz ödemelerine giderken, faiz giderlerindeki düşüş ve vergi tahsilatındaki artış sayesinde 2007 yılında bu oranı yüzde 31.9 seviyesine kadar çekmiş bulunuyoruz. Bu fark önemli bir farktır, Türkiye artık vergi gelirlerini neredeyse bütünüyle faiz ödemelerine kaptıran bir ülke olmaktan çıkmıştır."
-İHRACATTAKİ ARTIŞ-
Erdoğan, ekonominin doğru istikamette kararlı bir biçimde ilerlediğine işaret eden bir başka önemli göstergenin de ihracattaki artış söyleyerek, 2007 başında yıllık ihracatın 100 milyar dolar olarak öngörmüşken, yıl sonunda bu miktarın 106 milyar dolara ulaştığı açıkladı.
Enflasyonun son 2 yıl içinde olduğu gibi, 2007 yılında da tek haneli oranlarda kaldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, ülke genelinde yaşanan kuraklık nedeniyle enflasyon hedefinde bir miktar sapmanın olduğunu belirtti. Erdoğan konuşmasını şöyle bitirdi:
"Türkiye ekonomisi, son 5 yılda gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlar sayesinde, geçmişin hiç bir dönemiyle kıyaslanamayacak ölçüde güçlü bir yapıya kavuşmuştur. Finansal sektörde, mali sektörde, sosyal güvenlik sisteminde ve daha bir çok alanda gerçekleştirdiğimiz reformlar, ekonomimizdeki kara delikleri kapatmış, belirsizlikleri yok etmiş ve kırılganlığı önemli ölçüde azaltmıştır. Hükümet olarak dünyada yaşanan gelişmeleri an be an takip ediyor, gerektiği zaman tedbirlerimizi büyük bir kararlılıkla alıyoruz. Bundan önceki yıllarda olduğu gibi 2008 yılında da Türkiye'nin ekonomik kalkınması hız kaybetmeden devam edecektir, bundan asla şüpheniz olmasın. 2008 yılı, inanıyorum ki Türkiye için gelecekte mutlulukla hatırlanacak bir dönüm noktası olacaktır. Bu umutla sözlerime son veriyor, sizlere mutlu, sağlıklı, hayırlı yarınlar diliyorum. Kalın sağlıcakla." (ANKA/SON)
(İG/ZG)













