Başbakan Erdoğan, kapatma davasının ardından AB'den gelen açıklamaları eleştiren muhalefet partilerine sert çıktı. Erdoğan, "Bugün Avrupa'da, Ortadoğu'da ya da dünyanın başka ülkelerinde yaşanan gelişmelere nasıl biz Türkiye ve Türk siyasetçileri olarak kayıtsız kalamıyorsak, dünya ülkelerinin de Türkiye'ye kayıtsız kalmalarını bekleyemeyiz" dedi.
Erdoğan, partisinin meclis grup toplantısında konuştu. Konuşmasına geçen hafta karakol baskınında şehit olan askerlerin ismini sayarak başlayan Erdoğan, şehitlere rahmet diledi. Terör örgütünün içeride ve dışarıda tecrit olduğunu ve yalnızlaştığını belirten Erdoğan, "terör bir hak arama yolu değildir. Terörün mazereti de yoktuk, olmaz, olamaz" dedi.
Erdoğan, Hükümetin ve devletin bataklığı kurutmak için her türlü tedbiri aldığını ifade ederek, "Önümüzdeki günlerde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizin ekonomik ve sosyal kalkınması için atacağımız yeni adımların ayrıntılarını kamuoyumuzla paylaşacağız" diye konuştu.
-"BİNDİKLERİ DALI KESMİŞ OLURLAR"-
Türkiye'nin iyiliği için istikrarın muhafazasının ne kadar önemli olduğuna defalarca işaret ettiklerini belirten Erdoğan, istikrarın sadece ekonomik bir kavram olmadığını, daha çok siyasi bir kavram olduğunu söyledi. Erdoğan, istikrarın önemine değinerek, AKP'nin Türkiye'de siyasi istikrarın ve siyasi istikrarın yanında bunun uzantısı olan ekonomik istikrarın temsilcisi, garantisi olma vasfını sürdürdüğünü söyledi. Türkiye'de menfaatini istikrarsızlıkta gören, çıkarlarını kriz sayesinde koruyan, normal demokratik siyasi süreçlerde varlıklarını sürdüremeyen siyaset içi ve siyaset dışı aktörlerin her zaman varolduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Oysa siyasi aktörlerin esas sorumluluğu, olağan demokratik süreçleri muhafaza etmektir. Aksi takdirde, siyasi alanda yaşanacak daralmadan bütün siyasi aktörler nasibini alır. Siyasetin topyekün güç kaybetmesinden medet uman siyasi aktörler, kendi bindikleri dalı kesmiş olurlar. Siyasetin zayıflaması, siyasi alanın daralması ise bütün siyasi aktörleri zaafa düşürür. Hepsinden önemlisi millet iradesini zayıflatır."
-"DÜNYA TÜRKİYE'YE KAYITSIZ KALAMAZ"-
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin sorunlarını kendi iç dinamikleriyle aşmaya muktedir olduğunu kaydederek, bunun için gerekli siyasi birikim ve demokratik olgunluğa da sahip bulunduğunu belirtti. "Bu süreçten, demokrasimizi ve hukuk sistemimizi daha da güçlendirerek çıkmayı başaracağız" diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak, şunu unutmamalıyız ki Türkiye, dünyanın dışında değildir ve dışında da kalmamalıdır. Bugün Avrupa'da, Ortadoğu'da ya da dünyanın başka ülkelerinde yaşanan gelişmelere nasıl biz Türkiye ve Türk siyasetçileri olarak kayıtsız kalamıyorsak, dünya ülkelerinin de Türkiye'ye kayıtsız kalmalarını bekleyemeyiz.
-ATATÜRK'ÜN VECİZ İFADESİ: "AYNI APARTMANDA YAŞAYAN KOMŞULAR GİBİYİZ"
Herşeyden önce aynı dünyada yaşıyoruz, Atatürk'ün veciz ifadesiyle 'Aynı apartmanda yaşayan komşular' gibiyiz. Özellikle çağdaş dünyanın parçası ülkeler ve milletler olarak geliştirdiğimiz tarihi, insani, siyasi ve ekonomik ilişkiler, paylaştığımız demokratik değerler ve hedefler sebebiyle birbirimizden etkilenmeyeceğimizi düşünmek gerçekçi değildir. Öyle olsa aynı uluslararası kurum ve değerler etrafında buluşmamız en başından mümkün olamazdı. Niçin NATO'da birlikteyiz? Niçin şu anda AB sürecinde beraberiz? Niçin BM'nin içerisindeyiz? Nasıl olacak da siz kendinizi bunların dışında tutacaksınız? Niçin beyefendi siz, Sosyalist Enternasyonalin içindesiniz? Neden oralara girdiniz? Bu gerçeği reddetmek, bütün modernleşme ve çağdaşlaşma tarihimizi inkar etmek demektir. Önemli olan, dünyadan gelen değerlendirmeler işimize gelmediği, hoşumuza gitmediği zaman bunlar ilk kez oluyormuş gibi tepkiler vermek yerine, kendimizi ve Türkiye'yi doğru anlatmaya çalışmaktır."
-"KRİZ SİYASETLERİ DEŞİFRE OLDUĞU İÇİN RAHATSIZ OLUYORLAR"-
Türkiye'nin başka bir dünyaya taşınmasının mümkün olmadığını belirten Erdoğan, "Dünyayı yok saymak yerine onu anlamak ve bizi anlamasını sağlamak durumundayız. Herkes bize ters istikamete gittiğimizi söylüyorsa, 'Bu işte bir yanlışlık var' diye düşünmek icap etmez mi? Ama bazı siyasilerimiz, onun yerine, kendileri dışında dünyadaki herkesi ters istikamette gitmekle suçlamayı tercih ediyor'' dedi. Bazı siyasetçilerin Batı kurumlarından gelen değerlendirmelerden "dünyadan uzak, dünyaya kapalı, kendi içine dönük bir Türkiye vasatında rahatça yürüttükleri kriz siyasetinin deşifre olmasından" dolayı rahatsız olduklarını savunan Erdoğan, şöyle dedi:
"Siz, hem AB'ye katılım müzakereleri yürütecek, uyum çalışmaları yapacaksınız, hem de gelen değerlendirmeleri, "Siz kendi işinize bakın' diyerek karşılayacaksınız. Böyle bir çarpıklık olur mu?" diye konuştu.
-DEMODE MUHALEFET ANLAYIŞI-
Başbakan Erdoğan, muhalefetin siyaset tarzının Avrupa ve çağdaş dünyada kendisine yer bulamayacağını belirterek, "Siz bu siyatet tarzıyla AB'ye de üye olamazsınız. Ve çağdışı olarak yola devam edersiniz durumunuz budur. Türkiye eğer AB'ye üye olacaksa önce bu demode olmuş muhalefet anlayışını gözden geçirmelidir" dedi.
Muhalefet partilerinin Türkiye'den Ankara'nın Kızılay ve Çankaya, İstanbul'un Kadıköy ve Beyoğlu, İzmir'in ise Konak semtini anladıklarını söyleyen Erdoğan, "Ama Kadifekale'yi görmezler. Kadifekale'ye baktığın zaman bir ilkelliği görürsün. Ama AK Parti kentsel tasarımla orayı da abad ediyor, ihya ediyor" dedi.
-"YARIN YİNE YAZSIN MEDYA"-
Bu yapılanların görülmediğini söyleyen Erdoğan, Gözleri var ama görmüyorlar. Kulağı var ama duymuyorlar. Yarın yine yazsın medya. Televizyonlar da yine söylesin. Bunlar çünkü hakikati söyleyemezler. Gerçekleri konuşamazlar. Niçin, işlerine gelmez de onun için" diye konuştu.
-"DÜRÜST OL SEN DE İKTİDAR OLURSUN"-
Türkiye'nin eski siyasi alışkanlıklar için uygun bir zemin olmaktan uzaklaştığını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama bakıyorsun muhalefetin lideri ne diyor; "Biz 30 yıl önce neysek, şimdi de oyuz' Eh, güzel...O zaman sen aynı yerde patinaj yapmaya devam et. Aynı yerde patinajına devam et. Ve bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da benim milletim sana hiçbir zaman iktidar yolunu açmayacaktır. Ee, ne yapacaksın? Kendi partinde bile iktidar olamazsın. Nasıl olacaksın, işte yüzde 20 baraj koyacaksın öyle olacaksın. Türkiye'de de yüzde 10 barajını eleştireceksin. Mesele gönüllerde iktidar olabilmektir. Eğer insanınızın gönlüne girebiliyorsanız, orada iktidarı oluşturabiliyorsanız, benim milletim vefakardır, cefakardır seni de gelir iktidara taşır. Çalış, dürüst ol, muhabbet sahibi ol, bak bu millet seni de iktidar yapar. O zaman senin de olur."
-AKLA ZİYAN İTİRAZLAR-
Başbakan Erdoğan, son günlerde AB'ye yapılan itirazların, Türkiye'nin haysiyetini korumaya ve laikliği korumaya yönelik bir itiraz olmadığını belirterek, AB'nin laiklik karşıtı olduğunu söylemenin "akla ziyan bir hezeyan" olduğunu ifade etti. Erdoğan, muhalefetin eleştirilerini, "kendini yenileyememiş bir parti siyasetinin düştüğü çelişkileri örtbas etmek" olarak yorumladı.
-"KEŞKE 5-6 ÇOCUĞUM OLSAYDI"-
Özürlüler haftası nedeniyle hükümet olarak özürlüler hakkında yaptıklarını da anlatan Erdoğan, annelerin de geçmiş anneler gününü kutladı. Muhafazakar ve demokrat kimliklerinde aile hedefli bir anlayışla yola devam ettiklerini belirten Erdoğan, ailenin yok edilmesine karşı olduklarını ve bunun için üç çocuk istediğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin geleceğini düşünerek 3 çocuk istediğini ifade ederek, bunun bilimsel yönü olduğunu vurguladı. Dünya ülkelerinden örnek veren ve vatandaşlardan 3 çocuk talebini yineleyen Erdoğan şöyle konuştu:
"Ben halimden memnunum. Ben öyle çok hamdolsun çocuklarımla hemhal oldukça Dört tane var keşke beş olsaydı altı olsaydı ama dörtte kaldık. Bütün bunları da samimi dileğim olarak söylüyorum, bilimsel olarak söylüyorum. İşin bilimsel temeli var. Ama diğerleri bilimsel konuşmuyorlar tam aksine bilim dışı konuşuyorlar."
-GALATASARAYLILARA: "SEYRANTEPE'Yİ UNUTMAYIN"-
Erdoğan, konuşmasının sonunda Süper Lig'e yükselen Kocaelispor ve Antalyaspor'u tebrik etti. Fenerbahçeli olmasıyla tanınan Erdoğan'a Galatasaraylı milletvekilleri, Süper Lig'de şampiyon olan Galatasaray'ı da tebrik etmelerini istemesi üzerine Erdoğan, "Geçen hafta o kutlamayı yaptık. Basın sordu, biz kendilerine söyledik ve kendilerini kutladık. Başkanı aradık, kaptanı aradık hepsine bu tebriklerimizi sunduk. Bu noktada biz vefakarız, merak etmeyin, Galatasaraylılar bu arada Seyrantepe'yi unutmasınlar tabi" dedi.
Erdoğan, Çin'de meydana gelen depremden dolayı üzüntülerini bildirdi. (ANKA)
(İG/ZG)