MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli, ''Yargı reformu hazırlıklarının, kamuoyunda tartışmaya açılmadan AB'ye sunulması, AKP hükümetinin tam ve mutlak teslimiyet politikasını gözler önüne sermiştir'' dedi.
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Bahçeli, ''Avrupa Birliği'nin, son süreçte bütün çabası, her dayatmasını karşılamaya amade Adalet ve Kalkınma Partisi'ne siyasi paratonerlik yapmak olmuştur'' diyen Bahçeli, ''Avrupa'nın vesayetini son sığınma limanı olarak görmek ve siyasi geleceğini kurtarmak için kapı kapı dolaşarak merhamet ve lütuf dilenciliği yapmak, bir siyasi partinin düşebileceği en utanç verici durumdur'' diye konuştu.
Bahçeli, Türkiye'nin, çok partili siyasi hayatında fırtınalı ve gerilimli dönemler ile demokrasinin askıya alındığı askeri müdahaleler yaşadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
''Ancak, bu dönemlerden hiçbirinde, haksızlığa uğradığını düşünen, mağdur ve mahkum olan siyasi partiler ve siyasetçiler, dış baskı ve müdahalelerden medet ummamış, ülkesinin onurunu ve milletinin haysiyetini böyle bir terazinin bir kefesine koymayı aklından bile geçirmemiştir. Türkiye böylesine yüz kızartıcı bir durumu, AKP'nin kapatma davası vesilesiyle ilk defa yaşamak talihsizliğine düşmüştür. İktidar partisinin Türkiye'nin itibarının ayaklar altına alınması pahasına AB'ye sığınması ve Brüksel'in Türkiye'yi aşağılayan beyanları Türk milletini derinden üzmüş ve rencide etmiştir.
Türkiye'ye iflah olmaz ön yargıların penceresinden at gözlüğüyle bakan AB, Türkiye'yi, kendilerine mutlak anlamda biat eden AKP'den ibaret zannetmek ve yabancı fonlardan beslenerek sahte aydın hüviyetiyle sözde demokrasi havariliği yapan bir avuç lobinin Türk milletinin hissiyatını temsil ettiğini varsaymak gibi bir yanılgıya düşmemelidir. Türkiye'nin içişlerine karışmayı, milli değerlerine dil uzatmayı ve Türk milletini aşağılamayı sadece bir hak olarak değil, bir görev olarak gördüklerini söyleyecek kadar küstahlaşan Brüksel temsilcileri; Türkiye'nin AB'nin sömürgesi ve uydusu olmadığım asla unutmamalı ve potansiyel suçlu olarak göstermeye yeltendikleri Türk milliyetçilerinin, yüksek perdeden dile getirdikleri hezeyanları ve tehditleri ciddiye alacaklarını ve bundan çekineceklerini düşünmek gibi bir hesap hatası yapmamalıdır.''
Hukuki sürecin sonunda parti kapatılırsa, Başbakan ve arkadaşlarının, ''mağdur ve mazlum'' oldukları iddiasıyla Türk milletinin merhamet ve acıma duygularına sığınacağını ileri süren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sayın Başbakanın kapatma davasını geçmişin üzerine sünger çekecek bir imkan olarak gördüğü ve aslında içinden AKP'nin kapatılmasını istediği sonucu da çıkarılabilecektir. Ancak, evdeki hesabın her zaman çarşıya uymadığı tecrübelerle sabittir. 'Herkesin bir hesabı varsa Allah'ın ve bizim de bir hesabımız vardır' diyen Sayın Başbakan'ın hesabının ne olduğu bizi ilgilendirmemektedir. Ancak unutmasın ki Türk milletinin; temiz duygularla verdiği emanete ihanet edenlerle, vurgun ve soygun düzeni kuranlarla, kul ve yetim hakkına el uzatanlarla ve geniş halk kitlelerini açlığa ve yoksulluğa mahkum ederek, bunların sırtından kendi siyasi saltanatını sürenlerle olan hesabı, mutlaka bu dünyada görülecektir. Sayın Başbakanın siyasi manevraları ve oyunları, bu milli hesaplaşmayı engellemeyecek, erteleyemeyecek ve bunun sorumlularını hesap vermekten kurtaramayacaktır.''
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yargı süreci sonunda AK Parti'nin kapatılmaması yönünde bir kararın çıkması halinde bundan memnuniyet duyacaklarını ancak hiç bir siyasetçinin, siyasi partinin vazgeçilmez ve alternatifsiz olmadığını söyledi.