Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, engellilerin eğitimsizliğinin gelir azlığı ve yaşama katılma sorununu doğurduğunu söyledi.
Bağımsız Eğitimciler Sendikası, her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan "Özürlüler Haftası" dolayısıyla Ankara Subayevleri semtindeki 75. Yıl Zihinsel Engelliler Okulu'nda bir etkinlik düzenledi. Okul öğrencisi 26 yaşındaki Burak Başer, kendisi gibi engelli arkadaşları için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yaptığı besteyi gitar eşliğinde seslendirdi. Şarkıda Başbakan'dan şehit haberleri duymak istemediğini, kendisine iş bulmasını ve evlendirmesini isteyen zihinsel engelli öğrenci Burak, onlarca zihinsel engelli öğrenci ve velisinin katıldığı toplantıya renk kattı.
Toplantıda velilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşadıkları sorunları ve taleplerini dinleyen BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, bugüne kadar eylem ve ücret sendikacılığını aşarak farklı toplumsal sorunlara da değindiklerini, sosyal sorumluluk projelerine önem verdiklerini kaydederek, eğitim sendikasının öğrenci ve veliler gibi diğer eğitim bileşenlerinin sorun ve taleplerine de kayıtsız kalmaması gerektiğini ifade etti. Sendika olarak Türkiye'nin en kanayan yarası, en ihmal edilen konusu olan zihinsel engellilerin eğitimi hususunda ulusal bir kampanya başlatmaya karar verdiklerini belirten Avcı, "Bugün itibariyle 'İstersek Çiçek Açar' ve 'Engelleri Kaldıralım' adı altında ulusal bir kampanya başlatmış bulunuyoruz. Sendika olarak '5 yılda 5 adet zihinsel engelliler eğitim okulu' açmak amacıyla çok önemli bir sosyal sorumluluk projesi başlatmış bulunuyoruz. Ülkemizde pek çok sorun gibi zihinsel engellilerin sorunu da ötelenmekte, bastırılmakta, görmezden gelinmekte ancak böyle günler ve haftalarla gündeme getirilmekte, sonrasında ise unutulmaktadır. Engelliler her alanda engellenmektedir. Engellilerin engellendiği en önemli alan eğitim alanıdır" dedi.
Türkiye'deki tüm engellilerin ancak yüzde 0,39'unun resmi eğitim kurumlarında eğitim alabildiğini, pek çok ailenin engelli çocuğunu sakladığını ve ortaya çıkartmadığını belirten Avcı, "Eğitimin yetersizliği istihdam sorununu, istihdam sorunu gelir azlığını, gelir azlığı ise sosyal ve kültürel yaşama katılma sorununu doğurmaktadır. İşte bu nedenlerden dolayıdır ki engelliler her konuda engellenmektedir. Biz kaynaştırma eğitimine gereken önemi veremiyoruz. Açtığımız özürlü okulları şehirden ve sosyal hayattan izole edilmiş durumda. Yahut 50 kişilik bir sınıfta gerekli alt yapıyı ve hoşgörüyü yaratmadan zihinsel engelli bir çocuğa kaynaştırma eğitimi vermeye çalışıyoruz. Anne-babalar okullarımızda çocuklarının zihinsel engelli bir çocukla aynı sırada oturmasını istemiyor. Öğrenciler ve öğretmenler hatta tüm okul çalışanları bu konuda eğitilip bilinçlendirilmedirler" diye konuştu.
Özürlü bireylerin sosyal hayata ve üretim mekanizmalarına katılımının da desteklenmesi gerektiğin altını çizen Avcı, en azından bundan sonraki mimari yapıların özürlü kişiler düşünülerek yapılması gerektiğini kaydederek, "Şehirlerdeki kültürel yapılar, sinema, tiyatro gibi eğlence yerleri; parklar, bahçeler, kamu ve özel kuruluş binaları engellilerin kendi başlarına gezip görebilecekleri yerler haline getirilmelidir. Sosyal güvencesi olmayan ailelerin engelli çocuklarının eğitim, bakım, ihtiyaç ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanması için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu devreye sokulmalıdır" dedi.
(BK-CC-CC-Y)