Doğu-Batı Enstitüsü Başkan Yardımcısı Greg Austin, AB'nin Türkiye ve içinde yaşayan Türkleri görmezden gelemeyeceğini söyledi.
Doğu-Batı Enstitüsü (EWI), Avrupa Türkiye Koordinasyon Kurulları, Türk Dünyası Vakfı (TÜDEV) ve Türk Kadınlar Derneği (AIMEE) işbirliği ile hazırlanan '50. Yılına Doğru Avrupa'daki Türklerin Durumu ve Türkiye Avrupa Birliği İlişkilerindeki Etkileri' konulu toplantı Brüksel'de gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Doğu-Batı Enstitüsü Başkan Yardımcısı Greg Austin, "Avrupa kamuoyunda Türkiye hakkında pek çok negatif görüşler oluştu. Bunun 3 temel nedeni var. Birincisi, Türklerin Avrupa'ya göç nedeninin ekonomik olması, ikinci nedeni medyanın etkisi, üçüncü neden ise Avrupalı politikacıların iç politika hesapları. Bunu değiştirmek için pozitifi imajı yükseltmemiz gerekli" dedi.
Avrupa'da yaşayan Türklerin sorunlarının ele alındığı konferansta konuşan AK Parti Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz, Avrupalı politikacılara seslenerek, entegrasyonu desteklediklerini, ancak asimilasyona karşı olduklarını söyledi. Yılmaz konuşmasında şunları kaydetti: "Ne Avrupa 50 yıl öncesinin Avrupa'sı ne de Türkler o zamanın Türkleri. Artık Avrupa'da yaşayan Türklerin hak ettikleri saygıyı ve ilgiyi görmesi gerekiyor. Çağımızda uygarlığın ölçütü, kişi başına düşen milli gelir değil, organize olabilme kapasitesidir ve Türkler artık bunu başarmaktadırlar. Geleceğimiz için çocuklarımıza yatırım yapmalıyız ancak entegrasyon ve asimilasyonu da ayırt etmeliyiz. Entegrasyonu destekliyoruz fakat asimilasyona sonuna kadar karşıyız".
Türk asıllı Belçika Milletvekili Hilal Yalçın ise iki kimliğin en iyi şekilde bir araya getirilmesi konusunu dile getirerek, Türk vatandaşlarının yaşadıkları ülkelerde karşılaştıkları en büyük sorunun bu olduğunu ifade etti.
Belçika Eşit Haklar Bakanı Brigette Grouwels de konuşmasında, "Türk işçiler Belçika'nın ekonomik gücü oldu. Yıllar önce buraya geldikleri ve ülkemize değer kattıkları için minnettarız. Ancak günümüz 4. nesilin ihtiyaçları ve beklentileri çok farklı. Bunları karşılayabilmemiz için karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde hareket etmemiz gerekir. Avrupalı Türkler Türkiye'nin Avrupa yolundaki en önemli temsilcileri ve Avrupa toplumu ile ilişkilerindeki canlı köprüsü. Onların entegrasyonu, dil öğrenmeleri ve kendilerini Avrupalı olarak görmeleri bizler için çok önemli" dedi.
Doğu-Batı Enstitüsü Başkan Yardımcısı Greg Austin ise toplantıdan sonra İHA'ya yaptığı açıklamada şöyle konuştu:
"2005'te yaşanan Avrupa Anayasası krizinden sonra Türkiye ve Türkiye'nin üyeliği ile ilgili pek çok negatif söylem oldu. Ne var ki yakından incelerseniz aslında anayasaya hayır oyu verenlerin çok ufak bir bölümü Türkiye hakkında olumsuz görüşe sahipti. Var olan negatif görüşler, maalesef Avrupalı politikacıların zaman zaman iç politika hesapları nedeniyle kullandıkları üslup ve bunu olumsuz bir imaj haline getiren medya nedeniyle oluştu. Amerika ve Avustralya gibi kıtalar göçten olumlu şekilde etkilenirken, bu konsept Avrupa'da oturmadı. Her ne kadar üst düzey politikacılar Türkiye hakkında zaman zaman olumsuz tablolar çizseler de aslında onların bu görüşleri tabanlarında ve alt düzey meslektaşlarınca ve bürokratlarca paylaşılmıyor. Bence Türkiye, AB için son derece önemli. Tam üye olsa da olmasa da bir şey değişmez. Türkiye dünyanın 17. ekonomisi ve müthiş dinamik bir nüfusa sahip. Avrupa Türkiye'yi görmezden gelemez".
Panele katılan AK Parti Antalya ve Uşak milletvekilleri de entegrasyon ve asimilasyon konusunda görüşleri dile getirirlerken, panelin devamında önde gelen bazı Belçikalı Türk işadamları da yaşadıkları sorunları dinleyicilerle paylaştılar.
(SA-ÖK-D)