Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç: "Sosyal Barışın Vazgeçilmezi Laiklik"(2)

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, "Türk Toplumu Demokrasiyi Tüm Siyasal Eylemleriyle Birlikte Yaşamakta, Sosyal Barışın Vazgeçilmezinin Laiklik Olduğunu Görmekte, Her Şeyden Önemlisi Tüm Bireysel, Toplumsal ve Siyasal Taleplerin Bir Özgürlük Sorunu Olduğuna Yönelik Kültürün Geliştiğine Tanıklık Etmektedir" Dedi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, "Türk toplumu demokrasiyi tüm siyasal eylemleriyle birlikte yaşamakta, sosyal barışın vazgeçilmezinin laiklik olduğunu görmekte, her şeyden önemlisi tüm bireysel, toplumsal ve siyasal taleplerin bir özgürlük sorunu olduğuna yönelik kültürün geliştiğine tanıklık etmektedir" dedi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin 46'ıncı kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuştu. Anayasa tarihinin başlangıcı olan Sened-i İttifak'tan bu yana iki asır geçmesine karşın yeni anayasa arayışlarının devam ettiğine dikkat çeken Kılıç, "Bunun temel nedeni, olağanüstü dönemlerde yapılan anayasaların önceki dönemlere tepkide aşırıya gedilmesi, siyasetin ve toplumun normalleşmesiyle birlikte, yeni anayasa değişikliklerine ihtiyaç duyulmasıdır" dedi.

Kılıç, demokratik, laik, çoğulcu, katılımcı insan onuru ve hukukun üstünlüğüne oturan, katı ideolojik dogmalardan arınmış, değişime açık, toplumun değerleriyle bütünleşmiş ve uzlaştırıcı bir anayasa özleminin tüm toplum kesimlerince dile getirildiğini belirterek şöyle dedi:

-SOSYAL BARIŞIN VAZGEÇİLMEZİ LAİKLİK-

"Türk toplumu demokrasiyi tüm siyasal eylemleriyle birlikte yaşamakta, sosyal barışın vazgeçilmezinin laiklik olduğunu görmekte, her şeyden önemlisi tüm bireysel, toplumsal ve siyasal taleplerin bir özgürlük sorunu olduğuna yönelik kültürün geliştiğine tanıklık etmektedir. Bu hızlı dönüşüm içinde geleneksel, ideolojik ve metafizik bağlarından kopan toplumda bireylerin kimlik arayışlarının ortaya çıkması kaçınılmazdır. Dönüşüm hızla siyasal yapıyı da etkilemekte ve onu zorlamaktadır."

-YENİ ANAYASANIN HAZIRLANMALI-

Kılıç yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili de şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bürokratik yapıyı özgürlükçü demokratik işleyişe engel olmaktan çıkarıp, ulusun demokratik iradesinin gerçekleşmesi yolunda kullanan, insan onuru ve özgürlükleri dışında hiçbir kutsal değer tanımayan, temel hakları çağdaş bir istisna ile sınırlayan, devletin bütün işlem ve eylemlerini tarafsız ve bağımsız yargı denetimine tabi kılan, ancak bununla yetinmeyip yargı organları üzerinde demokratik bir denetim kuran, siyasi ve bürokratik karar mekanizmalarında kadın-erkek eşitliğini sağlayan, diğer yandan değişen ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelere paralel olarak hızlı karar alınmasını ve icrasını olanaklı kılan bir anayasanın hazırlanması gerekir. Kuşkusuz bu anayasanın tüm görüşlerin ve kesitlerin müzakereci bir ortamda hazırlanıp kabul edilmesi Anayasanın toplumsal barışı sağlama iddiasını güçlendirecektir."

-"HUKUK SİYASET İLİŞKİSİ BİR YILDIR YOĞUNLAŞTI"-

Son bir yıldır Türkiye'de hukuk ve siyaset ilişkisinin yoğunlaştığı ve hassas bir boyut kazandığına işaret eden Kılıç, Anayasa Mahkemesi'ne intikal eden bazı davaların doğası gereği siyasi nitelikli oldukları için yoğun tartışmaları da beraberinde getirdiğini söyledi. Kılıç, yargı kararlarının eleştirilmesinin doğal olduğunu ancak eleştirinin kararların bağlayıcılığını ortadan kaldırmayacağını vurgulayarak, "Kurumlar ve kişiler şu ya da bu sebeple mahkeme kararını beğenmeyebilirler. Ancak, anayasal yetki kullanılarak verilen kararların yerine getirilmemesi veya savsaklanması hukuk devletinde düşünülemez" dedi.

-"KUVVETLER AYRILIĞI TAM ANLAŞILAMIYOR"-

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, devlet organları arasındaki ilişkiler konusunda bilgi kirliliği ve kavram karışıklığı olduğunu ve bunun da anayasal bir ilke olan kuvvetler ayrılığının tam olarak anlaşılamamasından kaynaklandığı tespitinde bulundu. Konuşmasında kuvvetler ayrılığının önemine değinen Kılıç, "Yasama, yürütme ve yargı organlarının hareket alanlarını genişletme çabaları güçler arası çatışmanın en belirgin sebebidir. Söz konusu güçler kaynağını Anayasa'dan almadığı bir yetkiyi üstünlük kurmak için kullandığı sürece bu çatışma devam edecektir" diye konuştu.

-YARGIÇLARA UYARI-

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargılama yetkisini kabul edilmesine ve uluslararası sözleşmelerin uygulama önceliğinin ilkesinin kabul edilmesine karşın yargıçların uygulamada isteksiz olduklarını söyleyen Kılıç yargıçlara şu uyarılarda bulundu:

"Hukukun üstünlüğü yargıcın üstünlüğü anlamına gelmez. Anayasanın ve yasaların bağlayıcılığı vatandaşlardan önce devlet organları ve yargı mercileri için geçerlidir. Anayasa'nın bağlayıcılığını düzenlendiği 11. maddede bağlayıcılık sıralamasında, yargı organlarının bireylerden önce sayılması anlamsız değildir." (ANKA/SÜRECEK)

(İG/ZG)

Kaynak: ANKA