Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) Yüksek İstişare Kurulu ile Yönetim Kurulu, Türkiye ekonomisinin, günlük gerginliklerden etkilenmeyecek kadar geliştiğini bildirdi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın, "Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği" iddiasıyla AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmasının ardından MESİAD Yüksek İstişare Kurulu ile Yönetim Kurulu adına yazılı bir açıklama yapıldı. Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Güler ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan'ın imzasıyla yapılan açıklamada, 21. yüzyılda dünya ile entegrasyona çalışan ülkemizde halen parti kapatma davalarının açılabilmesinin demokrasinin eksikliklerinden kaynaklandığı belirtildi. Yargıçların mevcut anayasa ve yasalara göre hareket ettiği ve işlem yürüttüğünün hatırlatıldığı açıklamada, "Gerekli yasal değişiklikleri yapmak yerine, mevcut yasaları işleten yargıçları suçlamak, hukuk devleti açısından da tehlikelidir. Hükümet yetkilileri ve diğer siyasilerin gerginlik yaratan söylemlerden hızla kaçınarak, ortamı yumuşatıcı söylemler geliştirmelidirler. Günübirlik ve ihtiyaçları kadar anayasa ve yasa değiştirme isteği en büyük handikaptır. Yıllardır tartışılan ve hükümet tarafından da değiştirilmesi gündeme getirilen anayasa değişikliğinin gündemden düşürülmesi, AB sürecini tamamlayacak yasal değişikliklerin unutulması, ne yazık ki bu tür sürprizlerin sık sık yaşanmasına neden olacaktır" denildi.
Bu tür olumsuzlukların kalıcı olarak gündemden düşmesi ve yeniden demokrasi dışı olumsuzlukların yaşanmaması için AB sürecinin tamamlanması, parti kapatmak yerine suç işleyen parti yönetici ve temsilcilerinin bireysel yargılanmalarının önünün açılması için dokunulmazlıkların yeniden tanımlanmasını da kapsayan yeni anayasanın süratle tamamlanması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye ekonomisi günlük gerginliklerden etkilenmeyecek kadar gelişmiş olup, ekonomideki payı yüzde 70'leri bulan Türk özel sektörü, bütün karamsarlıklara rağmen yoluna devam etmektedir. Devletten beslenme alışkanlığından kurtulan ve küresel rekabette başarılı sınavlar veren Türk girişimcisi bu tartışmalardan başarıyla çıkacaktır. Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini olgunlukla tamamlamış, güçlü hükümetini yeni kurmuş olan ülkemizde, bütün gayretlere rağmen mali kriz yaşanmayacağı düşüncesindeyiz.
Hükümet tarafından süreç iyi yönetildiği takdirde, dünyada gelişen mali krizden ülkemizin güçlü çıkması mümkündür. Karamsarlığa gerek yoktur. Dünyanın en yüksek faizini veren ülkemizden sıcak paranın yüksek oranda kaçacağını da beklemiyoruz. İş dünyası olarak gerekli yasal düzenlenmelerin süratle tamamlanarak demokrasi dışı gelişmelerin sonlandırılması ve siyasilerimizin gerginlik yaratacak söylemlerden hızla uzaklaşmalarını diliyoruz".
(ÖT-MT-ÖZ-Y)